Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4867 E. 2021/9512 K. 27.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4867
KARAR NO : 2021/9512
KARAR TARİHİ : 27.09.2021

MAHKEMESİ : Elazığ Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Elazığ Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 3402 sayılı Yasa’nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, adına kayıtlı bulunan …/… … Köyünde kain eski 1859 parsel sayılı 2.500 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, 110 ada 429 parsel numarasıyla 2.318 metrekare olarak tespit edildiğini ve taşınmazının yüzölçümünün eksiltildiğini ileri sürerek eski hale getirilmesi istemiyle dava açmış ve yargılama esnasında kendisine ait taşınmazın yenileme uygulama kadastrosu sırasında komşu taşınmazlar içerisinde bırakıldığının tespit edilmesi halinde bu kısmın taşınmaza ilave edilmesini talep etmiş ve keşif sonrası sunulan bilirkişi raporuna göre dava, 110 ada 425 parsel maliki olan davalı Kazım Burak’ a yöneltilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Hazine tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı Hazinenin istinaf başvurusunun HMK’ nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, … Kadastro Mahkemesinin 2013/22 Esas, 2016/23 Karar sayılı hükmünün HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek; davanın reddi ile; davaya konu …, Merkez, … köyünde bulunan (eski 1859 parsel) 110 ada 429 parsel sayılı taşınmaz ile aynı köyde bulunan (eski 333 parsel) 110 ada 425 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, iş bu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1. İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2. Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzeltilerek yeniden esas hakkında, 3. Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulması gereken hallerde, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve hükmün tamamen yeniden kurulması gerekir. Bölge Adliye Mahkemeleri, bir yandan hukuki denetim yapan mahkemeler iken, diğer yandan vakıa incelemesi de yapan mahkemelerdir. İlk Derece Mahkemelerince yapılan vakıa incelemesi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yerinde bulunmadığı takdirde, İlk Derece Mahkemesi kararı bütünüyle ortadan kaldırılmalı ve infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde yeniden bir hüküm kurulmalıdır. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesi söz konusu olabileceği gibi, HMK’ nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüde de sebebiyet verilebilecektir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nin 353/(l)-b.l ve aynı Kanun’un 353/(1)-b.2 maddelerine dayanılarak istinaf başvurusunun kabul edilmesi suretiyle, Elazığ Kadastro Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli ve 2013/22 Esas, 2016/23 Karar sayılı ilamının HMK’nin 353/(l)-b.2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilip yeniden hüküm kurulması gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra, yerel mahkeme hükmünün düzeltilmesi cihetine gidilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden hüküm kurulmadan Yerel Mahkeme kararına ekleme yapılması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.