YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4885
KARAR NO : 2021/10710
KARAR TARİHİ : 01.11.2021
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Elazığ Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Elazığ Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Elazığ İli Merkez İlçesinde 3402 sayılı Yasa’nın 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, Şahinkaya Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davalı … ve arkadaşları adına kayıtlı olan eski 2074 parsel sayılı 10.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 113 ada 946 parsel numarasıyla 10.012 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, adına kayıtlı eski … parsel sayılı … metrekare yüzölçümündeki taşınmazın, … ada … parsel numarasıyla 4.835 metrekare olarak tespit gördüğünü, ancak gerçek yüz ölçümünün 5.745 metrekara olması gerektiğini ileri sürerek, taşınmazın miktarının 5.745 metrekare olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, davaya konu Elazığ İli Merkez … Köyü eski .. parsel yeni … ada … parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı …’nin istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, Elazığ Kadastro Mahkemesi’nin 2013/15 Esas, 2016/20 Karar sayılı hükmünün, HMK’nin 353/1-b.2 maddesi gereğince davanın reddi ile davaya konu Elazığ, Merkez, Şahinkaya köyünde bulunan (eski 2867 parsel) 113 ada 945 parsel sayılı taşınmaz ile aynı köyde bulunan (eski 2074) 113 ada 946 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş ve iş bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen kabulüne karar verilerek yeniden hüküm kurulması gereken hallerde, İlk Derece Mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve hükmün tamamen yeniden kurulması gerekir. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297 ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilecektir. Keza, ilk derece mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan red, kısmen kabul verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nin 353/(l)-b.l ve aynı Kanun’un 353/(1) – b.2 maddelerine dayanılarak istinaf başvurusunun kabul edilerek Elazığ Kadastro Mahkemesinin 14.12.2016 tarihli ve 2013/15 Esas, 2016/20 Karar sayılı ilamının HMK’nin 353/1-b.2 maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına karar verilip yeniden hüküm kurulması gerekirken, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildikten sonra Yerel Mahkeme kararına ekleme yapılması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 01.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.