YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4918
KARAR NO : 2021/10438
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili ve davalı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince, davacı Hazine vekili ve davalının istinaf başvurularının esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiş,bu kez davacı Hazine vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup, davacı Hazine vekili tarafından … Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında, … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 105 ada 220 parsel sayılı 1.695,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 07.10.2015 tarihinde davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, … ili … ilçesi … Mahallesi 105 ada 220 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit gördüğünü, ancak bu yerin taşlık ve çalılık niteliğinde olup devletin hüküm ve tasarrafu altında bulunduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, … ili … ilçesi … Mahallesi 105 ada 220 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin raporu doğrultusunda tespitinin iptali ile tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline, erik bahçesinin davalıya ait olduğunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı Hazine vekili ve davalının istinaf başvurusunun esastan ayrı ayrı reddine karar verilmiş olup, kararın davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin ek kararıyla, davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin, HMK’nin 362/1-a maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava , kadastro tespitine itiraz davasıdır.
1. Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53. maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’ nin 2017/269 Esas, 2017/239 Karar sayılı 8.06.2017 tarihli kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
Her ne kadar davacı Hazine vekilinin temyiz başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla reddedilmiş ise de, yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olmadığından ve temyiz incelemesine tabi olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının kaldırılmasına karar verilerek esas yönünden temyiz incelemesi yapılmıştır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Davacı Hazine vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin 8.06.2017 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulüyle temyiz isteminin reddine dair EK KARARIN KALDIRILMASINA; esasa yönelik temyiz itirazlarının ise (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 18.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.