Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/517 E. 2022/9153 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/517
KARAR NO : 2022/9153
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf Yöneticilerinin Görevden Alınması, Hak Yoksunluğuna Hükmedilmesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ile davalılardan …, … ve … vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yeniden kararla davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, bu kez davalılardan … ve … vekilleri tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava dilekçesinde, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan …Vakfı yöneticileri olan davalıların eylemleriyle vakfı zarara uğrattıkarı gerekçesi ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca davalıların görevden alınmaları ve haklarında beş yıl süreyle hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına dair hak yoksunluğuna hükmedilmesi istenmiş, davalılar davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, davalılardan …, …, …, …, … ve …’ın Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca görevden alınmalarına ve 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına, davalılardan …’un vakıftan 11.04.2016 tarihinde ayrıldığından bahisle aadı geçen davalının görevden alınması talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına ancak 5 yıl süre ile aynı ve başka bir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacağına, davalılardan … yargılama sırasında vefat ettiğinden hakkında açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, davalılardan …’ın dava açılmadan önce vefat ettiği anlaşıldığından hakkında açılan davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar …, … ve … ile davacı … tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf istemlerinin reddine, davacı … Müdürlüğünün istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden kararla 67 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan …Vakfı yöneticileri olan davalılardan …, …, …, …, …, …, …’ın 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 10/2. maddesi uyarınca görevden alınmalarına ve aynı kanunun 10/4. maddesi uyarınca 5 yıl süre ile aynı ve başka hiçbir vakfın yönetim ve denetim organında görev alamayacaklarına, davalı … hakkındaki dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı … hakkındaki davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiş davalılardan … ve … vekilleri ayrı ayrı temyize gelmiştir.
Dava, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan vakfın yöneticileri olan davalıların, vakfı zarara uğrattıkları, vakfı amacına uygun yönetmedikleri gerekçesi ile Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi gereği görevden alınmaları ve buna bağlı olarak haklarında hak yoksunluğuna hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 3. maddesinde; yeni vakıf: mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi ile 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre kurulan vakıfları, Vakıf yönetimi: mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili organı, Vakıf yöneticisi: mülhak, cemaat ve esnaf vakıfları ile yeni vakıflarda; vakfiye, 1936 Beyannamesi, vakıf senedi, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu ve bu Kanuna göre vakfı yönetmeye ve temsile yetkili kişi veya yetkili organlarda görev alan kişileri … ifade eder.” 10 maddesinde ise; “Vakıf yöneticileri; vakfın amacına ve yürürlükteki mevzuata uymak zorundadır. Birinci fıkrada belirtilen zorunluluğa uymayanlar ile; a) Vakfın amacı doğrultusunda faaliyette bulunmayan, b) Vakfın mallarını ve gelirlerini amaçlarına uygun olarak kullanmayan, c) Ağır ihmal ve kasıtlı fiilleriyle vakfı zarara uğratan, d) Denetim Makamınca tespit edilen noksanlık ve yanlışlıkları verilen süre içerisinde tamamlamayan, düzeltmeyen veya aykırı işlemlere devam eden, e) Medeni hakları kullanma ehliyetini kaybeden veya görevini sürekli olarak yapmasına engel teşkil edecek hastalığa veya maluliyete yakalanan vakıf yöneticileri, Meclisin vereceği karara dayalı olarak Denetim Makamının başvurusu üzerine vakfın yerleşim yeri Asliye Hukuk Mahkemesince görevlerinden alınabilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın dayanağı olan kanun maddesinde sayılan sebeplerin somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğine yönelik bir araştırma yapılmaksızın idarenin tek taraflı düzenlediği denetim raporu esas alınarak davanın kabulü doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. Keza, İlk Derece Mahkemesince aldırılan 22.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda da yalnız dava ve cevap dilekçeleri ile idarece düzenlenen denetim raporu özetlenmiş olup hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir.
Kabule göre de, davalıların görevden alınmaları talebi yönünden yapılan incelemede; Dava şartları, Mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davalıların yöneticisi oldukları …ve Kültür Vakfı’nın 23.07.2016 tarih ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan vakıflar arasında yer aldığı, incelemeye konu davanın Vakfın kapatılmasından sonra 01.06.2017 tarihinde açıldığı, dava tarihinden önce kapatılan Vakfın yöneticilerinin görevlerinin Vakfın kapatılması ile sona erdiği, yani dava tarihi itibari ile Vakıfta görevli olmadıkları anlaşılmaktadır. Buna göre, Vakıf yöneticilerinin (davalıların) görevden alınması talebinin HMK’nin 114-h maddesi gereğince hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak iş, Vakıflar Kanunu’nun 10. maddesi kapsamında araştırma yapılması, görevden alınma için ileri sürülen sebeplerin varlığının sabit olması durumunda, aynı maddenin 4. bendi kapsamında davalılar hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, aksi halde davanın tamamen reddedilmesidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın HMK’nin 373/2 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 21.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.