Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5222 E. 2023/639 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5222
KARAR NO : 2023/639
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş Kadastro Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan Red

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davacı Hazinenin davalarının kabulüne, diğer davaların ise reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar … ile … vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar … ile … vekili ve davalı … vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm tesisi suretiyle davacı Hazinenin davalarının kabulüne, diğer davaların ise reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar … ve … ile … vekili ve davalı … ile … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacılar … ve … vekili Avukat …’in 15.09.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 138 ada 145 parsel sayılı taşınmazın tarafların kök murisi …’dan mirasçılarına intikal ettiğini ve terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazın kök muris … mirasçıları adına miras payları oranında tescili istemiyle dava açmıştır.

2. Birleşen davada, davacılar … ve … vekili 15.09.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 118 ada 9 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi …’dan mirasçılarına intikal ettiği ve terekesinin taksim edilmediği iddiasıyla, taşınmazların kök muris … mirasçıları adına miras payları oranında tescil edilmesini talep etmiştir.

3. Birleşen davada, davacılar … ve … vekili 15.09.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; … ili Kaş ilçesi Bezirgan Köyü 163 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tarafların kök murisi …’dan mirasçılarına intikal ettiğini ve terekesinin taksim edilmediğini ileri sürrek, taşınmazın kök muris … mirasçıları adına miras payları oranında tescili istemiyle dava açmıştır.

4. Birleşen davada, davacı Hazine vekili 09.09.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 201 ada 6 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.

5. Birleşen davada, davacı Hazine vekilinin 09.09.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 201 ada 5 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ileri sürülerek, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.

6. Birleşen davada, davacılar … ve … vekili 15.09.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Köyü 204 ada 76, 86 ve 132 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi …’dan mirasçılarına intikal ettiğini ve terekesinin taksim edilmediğini ileri sürerek, taşınmazların kök muris … mirasçıları adına miras payları oranında tescili istemiyle dava açmıştır.

7. Birleşen davada, davacı … vekilinin 15.09.2008 havale tarihli dava dilekçesinde; … ili Kaş ilçesi Bezirgan Köyü 201 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi …’dan mirasçılarına intikal ettiği ve terekesinin taksim edilmediği iddiasıyla, taşınmazların kök muris … mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı …; murisleri …’ın sağlığında taşınmazların zilyetliğinin senetle kendisine devredildiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı …; Dava konusu 201 ada 6 parsel sayılı taşınmazın kök muris …’a ait iken vefat ettikten sonra annesine intikal ettiğini, annesininde 2004 yılında taşınmazı kendisine hibe ettiğini, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi savunmasında bulunmuştur.

3. Davalı …; murislerinin ölümünden sonra yapılan taksimle taşınmazların kendisine intikal ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

4. Davalı …; dava konusu taşınmazların öncesinde murisleri …’a ait olduğunu, ölümüyle köyde bulunan taşınmazların muhtarında katılımıyla mirasçılar arasında taksim edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesi savunmasında bulunmuştur.

5. Davalı …; dava konusu taşınmazı 2002 yılında … ve …’den satın aldığını ve bu kişilerin taşınmazın kendilerine babalarından kalan yer olduğunu söylediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 201 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, taşınmazlar üzerinde imar-ihyanın yapılmadığı, davalı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı; çekişmeli 138 ada 145 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın tarafların müşterek murisleri olan …’a ait olduğu, ancak murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında usulüne uygun bir şekilde murisin taşınmazlarının taksim edildiği, yapılan taksimle taşınmazın … ve …’e verildiği, bu kişilerinde 15.06.2001 tarihli satış senedi ile taşınmazı …’a sattıkları; çekişmeli 118 ada 9 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın … oğlu …’a ait olduğu ve 30.07.1971 tarihli senetle taşınmazı … kızı …’e … sattığı ve bu kişinin satın alma tarihinden bu yana taşınmaza zilyet olduğu; çekişmeli 118 ada 17 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın tarafların müşterek murisleri olan …’a ait olduğu, ancak murisin 30.12.1985 tarihli senede göre taşınmazı 30.07.1971 tarihihde … kızı … ‘e sattığı ve bu kişinin satın alma tarihinden bu yana taşınmaza zilyet olduğu;
çekişmeli 163 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın tarafların müşterek murisleri olan …’a ait olduğu, ancak murisin taşınmazı üzerindeki evle birlikte engelli olan kızı …’e sıkıntı yaşamaması için verdiği; çekişmeli 204 ada 132 parsel sayılı taşınmaz yönünden, bu taşınmazın tarafların müşterek murisleri olan …’a ait olduğu, ancak murisin taşınmazı 30.12.1985 tarihli satış senedi ile kızı …’e sattığı ve bu kişinin satın alma tarihinden bu yana taşınmaza zilyet olduğu; çekişmeli 204 ada 86 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın tarafların müşterek murisleri olan …’a ait olduğu, ancak murisin taşınmazı 30.12.1985 tarihli satış senedi ile kızı …’e sattığı ve bu kişinin satın alma tarihinden bu yana taşınmaza zilyet olduğu,
2005 yılında taşınmazı 2 parçaya ifraz ederek 204 ada 86 ve 87 parsellerin oluştuğu, 204 ada 87 nolu parselini satış senedi ile Kazım oğlu …’ya sattığı; çekişmeli 204 ada 76 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın davalı …’in annesine ait olup sağlığında taşınmazı kızı …’ye verdiği; çekişmeli 201 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, taşınmazların önceden bir bütün olarak … kızı …’e ait olduğu, …’nin 1995 yılında taşınmazı ifraz ederek 201 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazları oluşturduğu, 201 ada 2 parsel sayılı taşınmazı uhdesinde tutarak 201 ada 3 parseli oğulları … İkis ve …’e hibe ettiği, …’in de taşınmaz üzerine ev yaptığı, bu kişilerin hibe edilme tarihinden bu yana taşınmaza zilyet oldukları; çekişmeli 201 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden, 201 ada 4 parsel ile dava dışı 201 ada 5 parsel sayılı taşınmazların önceden bir bütün olarak … Kızı …’e ai olduğu, Huriye’nin 2000 yılında taşınmazı ifraz ederek 201 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazları oluşturduğu, 201 ada 4 parsel sayılı taşınmazı uhdesinde tutarak, bu taşınmazdan 500 m2 sini senetle … kızı …’a sattığı; çekişmeli 201 ada 7 parsel sayılı taşınmaz yönünden, taşınmazın kayalık ve taşlık bir yapıda olduğu, herhangi bir tarım yapılmadığı ve taşınmaz üzerinde zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı; çekişmeli 201 ada 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden, taşınmazların önceden bir bütün olarak … kızı …’e ait olduğu, Huriye’ nin 01.08.1993 tarihli satış senedi ile taşınmazları … oğlu …’e sattığı, bu kişininde 07.01.2001 tarihli satış senedi ile kardeşi … oğlu …’e sattığı, alıcı …’ın da taşınmaz üzerine aynı yıl ev yaptıktan sonra 2003 yılında ifraz ederek 201 ada 8 ve 9 parselleri oluşturduğu, 201 ada 9 parseli oğlu …’ e, 201 ada 8 parseli ise kızı …’e hibe ettiği, senet alıcılarının da taşınmazı aldıkları tarihten bu yana zilyet ve tasarruf ettikleri gerekçeleriyle, iş bu dosyanın davacıları tarafında açılan davaların sübut bulmadığından reddine, dava konusu 138 ada 145 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline; birleşen 2008/428 Esas sayılı dosyada davacıların davası subüt bulmadığından reddine, 201 ada 2, 3, 4, 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline; birleşen 2008/430 Esas sayılı dosyada davacıların davası subüt bulmadığından reddine, 204 ada 76, 86 ve 132 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline; birleşen 2008/423 Esas sayılı dosyada davacıların davası subüt bulmadığından reddine, 163 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline; birleşen 2008/429 Esas sayılı dosyada davacıların davası sübut bulmadığından reddine, 118 ada 9 ve 17 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline; birleşen 2008/339 Esas sayılı dosyada davacı Hazinenin davasının kabulüne, 201 ada 5 parsel nolu taşınmazın davalı … adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; birleşen 2008/241 Esas sayılı dosyada davacı Hazinenin davasının kabulüne, 201 ada 6 parsel nolu taşınmazın davalı … adına yapılan kadastro tespitinin iptali ile ham toprak vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin bu kararına karşı, davacılar … ve … vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar … ve … vekili istinaf başvurusu dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mazeret sunmalarına rağmen katılamadıkları bir tarihte keşif yapıldığını, davayı kanıtlama haklarının elinden alınmasının hukuk, yasa ve adil yargılama ilkesine aykırı olduğunu, taşınmazların önemli bir kısmının kök muris … oğlu …’a ait olup terekesinin taksim edilmediğini, mahalli bilirkişi …’nin beyanında geçen “tüm taşınmazı paylaştırdılar” yönünde ifade ile belirtilenin paylaştırma eyleminin, terekenin paylaşımı değil taşınmazdan toplanan ürünlerin, özellikle zeytinlerin paylaşımı olduğunu, davacıyı evlat edinen dayısı … tarafından verilen emlak beyanlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazların bir kısmı kök murisin terekesi dışında müvekkili olan davacı …’in annesine ait olduğunu, delilleri toplanmadan ve tanıkları dinlenmeden karar verildiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 201 ada 5 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından kullanıldığını, davalının parsel üzerinde iş makinesi de çalıştırdığını ve tesviye işlerini tamamladığını, bu durumun bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın ham toprak vasfında nitelendirilemeyeceğini, komşu taşınmazların kadastro tespitlerindeki gibi malikleri adına tescil edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

3. Davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 201 ada 6 parsel sayılı taşınmazın davalı … tarafından kullanıldığını, davalının parsel üzerinde iş makinesi de çalıştırdığını ve tesviye işlerini tamamladığını, bu durumun bilirkişi raporları ile de tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın ham toprak vasfında nitelendirilemeyeceğini, komşu taşınmazların kadastro tespitlerindeki gibi malikleri adına tescil edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesince yapılan keşfe katılamayacağını bildirir mazeret dilekçesi gönderdiği, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin İlk Derece Mahkemesince dikkate alınmadan ve usulünce mazereti reddedilmeden keşif yapıldığı, bu nedenle tarafların Anayasa tarafından güvence altına alınan savunma ve dinlenme haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile istinaf başvurusunun duruşma açılmak suretiyle incelenmesine karar verildikten sonra, bu doğrultuda, dosyadaki eksik hususların giderilmesi ve özellikle davacı tarafın tanıklarının da dinlenilmesi amacıyla mahal mahkemesine talimat yazılarak keşif yapılması sağlanmış ve bu yönde bilirkişi raporunun alınmış olup, istinaf başvurusunun bu şekilde incelenmesi sonucunda, keşif sonucunda dinlenen mahalli bilirkişi, davacı tanıkları ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu 201 ada 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlarda imar ihya şartlarının oluşmadığının, diğer parseller yönünden ise usulüne uygun bir şekilde taksimin yapılmadığının anlaşıldığı, bu haliyle İlk Derece Mahkemesince verilen red kararının doğru olduğu, ancak bahsedilen eksiklerin duruşma açılarak giderildiğinden bahisle, davacılar … ve … vekili Av. … ve davalı … vekili Av. …’ın istemlerinin ayrı ayrı kabulüne, Kaş Kadastro Mahkemesinin 02.09.2016 tarih ve 2008/417 Esas, 2016/88 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar doğrultusunda yeniden hüküm tesis edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin bu kararı, davacılar …, … ile … vekili ve davalı … ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

C. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun HMK’nin 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. İlk Derece Mahkemesi kararının taraflara tebliği üzerine, bu kararın davacılar … ve … vekili, davalı … vekili ve birleşen dosya davalısı … vekili tarafından istinaf edildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesince birleşen dosya davalısı … vekilinin istinaf talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, birleşen dosya davalısı … vekilinin ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf talebinin esastan incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak adı geçen davalı vekilinin istinaf başvurusu hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyizen incelenen … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 25.12.2019 tarih ve 2017/5 Esas, 2019/1057 Karar sayılı kararının BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacılar …, … ile … vekili ve davalı … ile … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.