YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5320
KARAR NO : 2021/10034
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptal Ve Tescil
Taraflar arasında Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın usulden reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Düzce İli Akçakoca İlçesinde 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucunda, Sarıyayla Köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 6 parsel sayılı 784,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, fındıklık niteliği ile … adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK’nin 353/(1)-b.2 ve 355. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, davanın, HMK’nin 114/(1)-d ve 115/2. maddeleri uyarınca pasif taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve işbu karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, çekişmeli taşınmazın orman olduğu iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı Hazine tarafından 15.09.2017 tarihinde, tapu kayıt maliki … aleyhine eldeki davanın açıldığı, dosyaya sunulan veraset ilamından tapu kayıt malikinin 28.11.2011 tarihinde öldüğünün anlaşılması nedeniyle mirasçılarının davaya dahil edildiği ve Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın esastan reddine karar verildiği, hükme karşı davacı Hazine vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK’nin 124 maddesi hükmü; “ (1) Bir davada taraf değişikliği, ancak karşı tarafın açık rızası ile mümkündür. (2) Bu konuda kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır. (3) Ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği talebi, karşı tarafın rızası aranmaksızın hâkim tarafından kabul edilir. (4) Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder” şeklinde düzenlemeler getirilmiş olup, somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince, davalı olarak gösterilen …’in dava tarihinden önce 28.11.2011 tarihinde vefat ettiğinin tespit edilmesi üzerine, ölü kişiye karşı dava açılamayacağı ve HMK’nin 124.maddesindeki düzenlemenin somut olaya uygulanma olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, az yukarıda açıklanan Yasa maddesi uyarınca bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; her ne kadar, gerçek kişinin ölümüyle medeni haklardan yararlanma ehliyeti ve buna bağlı olarak da taraf ehliyetinin sona ereceği Türk Medeni Kanunu’nun 28. maddesinin buyurucu nitelikteki hükmüyle açıklanmış, yine 04.05.1978 tarihli ve 4/5 sayılı İnançları Birleştirme Kararı gereğince de ölü kişi aleyhine dava açılması mümkün olmadığı gibi ıslahla hasım değiştirilemeyeceği ve ölenin mirasçılarının davaya dahil edilerek çekişmenin çözümlenmesine hukuken olanak bulunmayacağı belirtilmiş ise de, 6100 sayılı HMK’nin 124. maddesinde usul ekonomisi gözetilerek, yargılamaların daha hızlı neticelenmesi ve sürüncemede kalmaması hedeflenerek, değişik durumlara göre taraf değiştirilmesine olanak sağlanmıştır. Bu itibarla, eldeki davada, çekişmeli 139 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında, kayıt maliki …’ in ölü olduğuna dair bir şerh bulunmadığına göre, davacı Hazinenin dava dilekçesinde davalı olarak …’ i göstermiş olmasının kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı değerlendirilerek, yargılama sırasında mirasçılarının davaya katılımlarının sağlandığı da gözetilmek suretiyle, işin esasına girilmesi ve tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, ölü kişiye karşı dava açıldığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (13.) Hukuk Dairesine gönderilmesine, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 05.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.