Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5545 E. 2022/9372 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5545
KARAR NO : 2022/9372
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asli müdahil davacının davasının kabulüne, davacı-karşı davalı …’ın davasının kısmen kabulüne, davalı-karşı davacıların davasının reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-karşı davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine duruşma isteminin değerden reddine karar verilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “taşınmazlar hakkında, tesbit gününden önce genel mahkemeye dava açıldığına ve açılan davanın da görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarıldığı dikkate alındığında malikhanelerinin yanılgıya dayalı olarak doldurulmasının hukuksal bir sonuç doğurmayacağının kuşkusuz olduğu, ne varki taşınmazların tesbit tutanaklarında, yanılgı ile tesbit maliki olarak gösterilmelerinin adı geçen kişilerin davada zorunlu olarak taraf olmalarını gerektirdiği, açıklanan maddi ve hukuki olgular dikkate alındığında hükmü temyiz eden … ve Perihan’ın davanın tarafı olduğunun tartışmasız olduğu, hal böyle olunca Yerel Mahkemece davalı … ve…a yöneltilen davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabet bulunmadığı, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davalı … ve Perihan’dan, davaya karşı diyecekleri, delileri ayrı ayrı sorulup saptanması, gösterecekleri delillerin toplanması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek aktarılan davanın kapsamı ile sınırlı olarak işin esası hakkında sonucuna göre bir karar verilmelisi, kabule göre de haritada (A) harfi ile işaretli kesimin bir bölümü hakkında hüküm yerinde karar verildiği halde, bir bölümü hakkında hüküm yerinde olumlu yada olumsuz karar (sicil) oluşturulmamış olmasının isabetsiz olduğu” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, asli müdahil davacının davasının kabulüne, çekişmeli 114 ada 16 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 906.79 m² yüzölçümündeki taşınmaz kısmının … mirasçıları adına payları oranında kayıt ve tesciline, ifrazdan arta kalan B (32,90 m²), C (276,50 m²), K (6.32 m²) ve D2 (16.93 m²) harfleri ile gösterilen kısımların toplam 332.65 m² yüzölçümüyle aynı ada ve aynı parsel numarası altında asıl davacı-karşı davalı … adına tapuya kayıt ve tesciline, 114 ada 27 parsel sayılı, taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide D (437,25 m²) ve D1 (29,35 m²) harfleri ile gösterilen kısımların toplam 466,60 m² yüzölçümüyle … adına tapuya kayıt ve tesciline, asıl davacı-karşı davalı …’ın davasında asıl davacı-karşı davalı … adına tapuya kayıt ve tescil hükmü kurulan taşınmaz kısmı ile davalı … adına tapuya kayıt ve tescil hükmü kurulan taşınmaz arasındaki ortak sınırın; bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen; 517, 511, 512, 505, 515, A3 koordinat noktaları (517’den A3’e giden hat; 517 ve A3 koordinatları dahil) ortak sınırı çizgisi kabul edilmek suretiyle belirlenmesine, davacı-karşı davalı …’ın elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne; davalı-karşı davacı tarafın, bilirkişi raporuna ekli krokide D2 harfi ile gösterilen taşınmaz kısmına ağaç dikmek, tel örgü yapmak ve duvar inşa etmek suretiyle yapmış olduğu el atmasının önlenmesine, davacı-karşı davalının ka’l talebinin görevsizlik sebebiyle dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı-karşı davacının bilirkişi raporuna ekli krokide “K” ve “B” harfi ile gösterilen kısma yönelik davalarının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı- karşı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre,davalı-karşı davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı-karşı davacılar vekilinin 13.05.2019 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide D2 harfi ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarına gelince; Kural olarak, usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder. Mahkemenin Yargıtayın bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir.
Usuli müktesep hak ilkesi, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve yargı kararlarına karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ilkelerinden biri haline gelmiştir. Bu ilke, özlü bir biçimde 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Umumi Heyeti Kararı ile açıklanmış olup iş bu kararda da belirtildiği gibi, bozmaya uyulmakla bir taraf yararına “usulî müktesep hak” doğar. Artık bozmanın kapsamına girmeyen hususlarda yeni bir karar verilemez.
Somut olayda; davacı-karşı davalı … genel mahkemeye verdiği dava dilekçesi ile hudutlarını belirttiği ve 30.04.2003 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı taşınmaza ağaç dikmek, duvar örmek, tel örgü yapmak suretiyle gerçekleşen elatmanın önlenmesini ve ka’lini talep etmiş olup, kadastro tutanağının düzenlenmesi nedeniyle dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesinden sonra Kadastro Mahkemesince 30.03.2006 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak çekişmeli 114 ada 26 ve 27 parsellerin krokide E harfi ile gösterilen ortak sınırının davalıların yedinde bulunduğu, davacılarca hiçbir zaman kullanılmadığı gerekçesiyle davacı-karşı davalı …’ın davasının reddine, asli müdahillerin davasının kabulü ile çekişmeli 114 ada 27 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, davalı … ve … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, kal’e yönelik talebin görevsizlik nedeniyle reddine, çekişmeli 114 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 30.03.2006 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen N harfli 906,76 metrekare yüzölçümündeki kısmının ifrazı ile asli müdahil … mirasçıları adına payları oranında, M harfli 295,68 metrekare yüzölçümündeki kısmının davacı-karşı davalı … adına tesciline karar verilmiş ve bu karar, davalı … ve …’ nın temyizi üzerine yukarıda açıklandığı üzere Yargıtay tarafından bozulmuştur.
Mahkemece verilen ilk hükmün davacı-karşı davalı … tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğmuş olup, bu kapsamda kalan 13.05.2019 tarihli teknik bilirkişi raporuna ekli krokide D2 harfi ile gösterilen kısma ağaç dikmek, tel örgü yapmak ve duvar inşa etmek suretiyle yapılan el atmasının önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.