YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5626
KARAR NO : 2021/12007
KARAR TARİHİ : 06.12.2021
MAHKEMESİ : … Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında … Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı … Yapı İnş. Taah. Tur. San. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili ve davalı … Yapı İnş. Taah. Tur. San. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, … ili … ilçesi … Mahallesi 990 parsel sayılı 9.861,87 m2 bağ niteliğindeki taşınmazın davalı adına tapuda kayıtlı bulunduğunu, bu taşınmazın 8.281,87 m2 bölümünün tescilinin hukuk ve yasalara aykırı olduğunu, eski 207 parsel sayılı taşınmazın 1984 yılında yapılan yanlış sınır ve yüzölçüm hatası sonucu 990 parselin oluştuğunu, 3402 sayılı Kanun’un 41.maddesine göre sınır ve yüzölçüm düzeltilmesi istenildiğini, yapılan işlemin idari yönden kesinleştiğini, ancak kesinleşme işleminin doğru olmadığı anlaşıldığından tapunun iptalinin istendiğini, söz konusu 207 parselin 1964 yılında 8700 m2 olarak tescil edildiğini, 1983 yılında kamulaştırma nedeniyle ifraz gördüğünü ve 990, 991 ve 992 parsellerin oluştuğunu, ilk tesis kadastrosunda tescil harici bırakılan ve parsel numarası verilmeyen bölümün kamulaştırmaya konu ifraz işleminde de hesaba katılmadığını, ancak 41. maddeye göre yapılan sınır düzeltmesi sonucu 990 parsele eklenerek hatalı işlem yapıldığını ve 990 parselin gerçekte 1.580 m2 iken 8.281,87 m2’lik bölümün ilavesi ile yüzölçümü 9861,87 m2’ye yükseltildiğini ileri sürerek, hatalı tescil yapılan 8.281,87 m2 kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Davalı … Yapı İnş. Taah. Tur. San. Ve Tic. A.Ş. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yaplılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne, davaya konu … ilçesi … Köyü 990 parselin Kadastro Kanunu’nun 41. maddesine göre yapılan uygulamayla ilave edilen 8.281,72 m2 bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalı … Yapı İnş A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına, … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 990 parsele yönelik … Kadastro Müdürlüğünün yapmış olduğu 25.05.2015 tarihli 3402 sayılı Kanun’un 41’inci maddesi gereğince yapılan çalışmanın iptaline, fen bilirkişisinin 07.02.2017 tarihli krokili raporunda dava konusu yer olarak gösterdiği 8.281,87 m2’lik yerin tapusunun … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 990 nolu parselden iptali ile tescil harici olarak bırakılmasına, davaya konu 990 nolu parselin yüz ölçümünün 1.580 m2 olarak bırakılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine vekili ile davalı … Yapı İnş. Taah. Tur. San. Ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, fen Bilirkişisinin 07/02/2017 tarihli krokili raporunda davaya konu eski 207 parselin 1983 yılında yapılan kamulaştırma nedeniyle ifraz edilerek 990, 991 ve 992 nolu parsellerin oluştuğu, 991 nolu parselin DSİ tarafından kamulaştırıldığı, 990 nolu parselin yüz ölçümünün 1.580 m2 olarak kaldığı, davaya konu 990 nolu parselin bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 41’inci maddesi gereğince 25/03/2015 tarihinde ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hataların düzeltilmesine ilişkin çalışma yapıldığı ve 990 nolu parselin yüz ölçümünün 9.881.87 m2′ ye çıkarıldığı, 990 nolu parsele ilave edilen yerin 990 nolu parselin güneydoğu kısmında kalan ve raporda dava konusu yer olarak gösterilen tescil harici bırakılan alan olduğu, 3402 sayılı kanunun 41’inci maddesi gereğince yapılan çalışmalarda mülkiyet aktarımı yapılamayacağı, tescil harici bırakılan yerin 990 nolu parsel içerisine alınmasının hukuka aykırı olduğu, davalılar tarafından … Anadolu 5. Asliye Hukuk mahkemesinde açılan 2013/241 Esas, 2015/180 Karar sayılı dosyanın karara çıktığı, tarafların anlaşmaları nedeniyle davanın konusu kalmadığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verildiği, davayı konu … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan 990 parsel sayılı taşınmaza 3402 sayılı kanunun 41. maddesi çalışmaları sonucu eklenen 8.281,72 m2 lik yerin tescil harici olması nedeniyle tapusunun iptal edilerek tescil harici bırakılması gerekirken Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; 07.02.2017 tarihli fen bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda, düzeltme işlemine konu tescil harici alanın eski 207 parsel içeresinde mi yoksa eski 208 parsel sayılı taşınmaz içeresinde mi olduğunun mevcut teknik belgelerden anlaşılamadığı belirtildiği halde, dosya içerisine giren 28.01.2015 tarihli teknik raporda tescil harici alan olarak görülen parselin hesaplamalar çerçevesinde 208 parsel sınırları dahilinde olduğu belirtilmek suretiyle raporlar çelişki oluşturulmuş, ne var ki Mahkemece söz konusu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, üç kişilik fen bilirkişi kurulunun katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılarak, tesis tarihi itibariyle dava konusu 8.281,87 m2’lik kısmın eski 207 ve 208 parsel sayılı taşınmazların kapsamında kalıp kalmadığının net olarak belirlenmesi ve söz konusu alanın eski 207 ve 208 parsel sayılı taşınmazların kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazine vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin 373/2. maddesi uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 06.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.