YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5760
KARAR NO : 2023/6795
KARAR TARİHİ : 26.12.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle (duruşma istemi değerden ret); kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 289 ada 1 parsel … taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; … ili … ilçesi … Köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 289 ada 1 parsel … (Eski … Köyü … Mah. … Mevkiinde … Dere, Batısı Yol, … Yol) 4.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın 1320 tarihli … Tapusunda … oğlu … adına kayıtlı iken miras yolu ile vekil edeninin annesi…’a intikal ettiğini, annesi tarafından 15.03.1986 tarihli gayrimenkul satış ve zilyetliğin devri senedi ile vekil edenine satıldığını, 30.01.2007 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın Hazine adına orman niteliğiyle tespit ve tescilinin hatalı olduğunu, taşınmazın orman niteliği bulunmadığını, taşınmazın vergilerini 1985 yılından itibaren vekil edeni tarafından ödendiğini, taşınmazın Hazine adına tescil edilmiş olmasının müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacı tarafça K. Sani:1320, sıra no:23 nolu tapu kaydına dayanarak dava açılmışsa da tapu kaydının sınırlarının belirsiz olduğu, uygulama imkanının bulunmadığı ve dava konusu taşınmaza uyup uymadığının tespit edilemediği, mahallinde yapılan keşif sırasında teknik bilirkişilerce düzenlenen rapora göre de dava konusu taşınmazın ‘Orman Sayılan Yer’ olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkilinin miras bırakanları tarafından kullanıldığını ve halen müvekkili tarafından kullanıldığını, taşınmaz üzerinde zeytin ağaçları bulunduğunu, zeytinin orman meyvesi olmadığını, bir ormanda zeytin ağaçlarının olması ne kadar makul ise, bir zeytinliğin orman sayılmasının da o kadar makul olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkiline satış ya da hibe yoluyla geçtiğinin mahalli bilirkişi … tarafından da teyit edildiğini, aynı mahalli bilirkişinin taşınmaz üzerindeki zeytinlerin müvekkili tarafından toplandığını da beyan ettiğini, mahalli bilirkişi …’ın ise taşınmaz üzerinde müvekkilinin aneannesi …’in ekim dikim yaptığını duyduğunu, yani kendisinin doğmadan dahi taşınmazın müvekkilinin mirasbırakanlarına ait olduğunu teyit ettiğini, aynı bilirkişinin muhtarlık yaptığı dönemde bahsi geçen taşınmazın müvekkile satıldığını ve satış senedini kendisinin muhtar olarak tasdik ettiğini de beyan ettiğini, taşınmazın orman vasfında olmadığının açık olduğunu, vekil edeninin kadastro çalışmalarından haberdar olmadığını ancak taşınmazı üzerinde tasarruf yapmak istediğinde orman vasfında ve Hazine adına kayıtlı olduğunu öğrendiğini ileri sürerek, hükmün kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğunu ispatlayamadığı, fen ve orman bilirkişisi tarafından düzenlenen rapora göre çekişmeli taşınmazın 1946 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı, 2/B uygulamasına yönelik çalışmalarda ve fenni hataların düzeltilmesine yönelik çalışmalarda da taşınmazın bu niteliğini koruduğu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, bölge Adliye Mahkemesi Dairesi kararının usule ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1946 yılında kesinleşen orman tahdidi sınırları içinde kaldığını ancak müvekkilinin miras bırakanları tarafından kendisine bırakılan arazi için 1985 yılından beri düzenli olarak vergilerin ödendiğini, bu durumda orman vasfı taşıyan bir gayrimenkul için müvekkilden yıllarca vergi alınmış olmasının abesle iştigal olduğunu açıklayarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, davacı lehine tapu iptali ve tescil koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kadastro Kanunu (3402 … Kanun), 3116 … Orman Kanunu, 6831 … Orman Kanunu (6831 … Kanun)
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.