Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5793 E. 2022/7975 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5793
KARAR NO : 2022/7975
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.10.2022 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden … vekili Av. … ile karşı taraftan … vekili Av. … katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sonucu ….., İlçesi ….., Köyü çalışma alanında bulunan 108 ada 173 parsel sayılı 31120.41 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir.
Davacı …, miras yoluyla gelen hak ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır.
Mahkemece, “HMK’nin 297. maddesi uyarınca karar başlığında bulunması zorunlu olan bilgilerin eksik ve hatalı gösterilmesi” isabetsizliğine değinen Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, çekişmeli 108 ada 173 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı …, dava konusu taşınmazın murisine ait Haziran 1322 tarih 9 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla dava açmıştır.
Davalı …, davacı dayanağı tapu kaydının geçerli olmadığını, taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı dayanağı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı, zilyet de olmadığı, davalı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır.
Davacı dayanağı tapu kaydı tedavülleriyle birlikte incelendiğinde dava konusu taşınmazın sınırında ve devamında yer alan bir çok taşınmaza revizyon gördüğü belirtilmektedir. Ancak; Mahkemece, revizyon gördüğü belirtilen taşınmazlara ait kadastro tutanakları dosya içerisine getirtilip denetlenmemiştir. Dayanak tapu kaydı “çay” hududu itibariyle değişir sınırlı olup miktarıyla geçerlidir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, davacı dayanağı tapu kaydı ve tedavüllerinin revizyon gördüğü belirtilen tüm taşınmazlara ait kadastro tutanağı ve güncel tapu kayıtları ile bu taşınmazların tümünü bir arada gösterir krokinin onaylı örneği dosya içerisine getirtilerek tapu kaydının gerçekten bu taşınmazlara revizyon görüp görmediği denetlenmeli, şayet öyle ise yüzölçümleri toplanarak tapu miktarı olan 100 dönüm yerin verilip verilmediğine bakılmalı, tapu miktarınca yerin başka taşınmazlara revizyon gördüğü belirlendiği takdirde davacının dava konusu taşınmazda zilyet de olmadığı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olup, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.