Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5802 E. 2023/214 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5802
KARAR NO : 2023/214
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/533 E., 2021/40 K.
KARAR : İstinaf Talebinin kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı … ve arkadaşları vekili, asli müdahiller … ve … vekili, davalı asli müdahil … vekili, davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı … ve arkadaşları vekili, asli müdahiller … ve … vekili, davalı asli müdahil … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı … vekilinin reddedilen parseller için vekalet ücreti talebine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … ve arkadaşları vekili tarafından duruma istemli asli müdahiller … ve … vekili, davalı asli müdahil … vekili, davalı … vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.11.2022 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili, davalı asli müdahil … vekili, davalı … vekili geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 23.01.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Kadastro sırasında, … İli … İlçesi … mahallesi çalışma alanında bulunan 1020 parsel sayılı 2.308,00 metrekare, 1021 parsel 1.306,00 metrekare 1022 parsel 3.994,00 metrekare, 1023 parsel 1.978,00 metre kare 1024 parsel 101,00 metre kare yüz ölçümleriyle davalı olduklarından malik haneleri açık olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı … ve arkadaşları vekili, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada; 11, 42, 1 parsel sayılı taşınmazlar ile çevrili yaklaşık 18.548 metre kare yüzölçümlü tescil harici taşınmaza ilişkin olarak ırsen intikal eklemeli zilyetlik ve kazandırıcı zaman aşımına dayanarak davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Davacı … ve arkadaşları vekili, Kadastro Mahkemesinde açtıkları ve temyize konu dosya ile birleşen davada … ili, … İlçesi, … Mahallesi 1020, 1021, 1022, 1023, 1024 parsellere ilişkin ırsen intikal eklemeli zilyetlik ve kazandırıcı zaman aşımına dayanarak taşınmazın davacılar adına bir bütün halinde miras payları oranında tespit ve tesciline, ayrıca, taşınmazın zilyet ve kullanıcısının davacılar olduğunun belirlenmesine ve tapunun beyanlar hanesine yazılmasını istemiştir.

4.Asli Müdahil … vekili; 1020 ve 1021 parsellerin kısmen orman sınırları içerisinde kaldığına dayanarak mahallesi 1020 ve 1021 parsel sayılı taşınmazların orman sınırları içerisinde kalan kısımlarının tespit edilerek bu kısımlar hakkında düzenlenen tespit tutanaklarının iptali ile orman vasfı ile hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

5.Asli Müdahil …;1024 parsele ilişkin ırsen intikal eklemeli zilyetlik ve kazandırıcı zaman aşımına dayanarak çekişmeli parselin adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

6.Asli Müdahil …; 1023 parsele ilişkin ırsen intikal eklemeli zilyetlik ve kazandırıcı zaman aşımına dayanarak çekişmeli parselin adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.

3.Davalı-Asli Müdahil … vekili, … ve arkadaşlarının davasının reddini savunmuştur.
4.Davalı … Belediyesi, davanın öncelikle husumetten aksi takdirde esastan reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli 2013/301 Esas, 2018/259 Karar sayılı Kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine dair kararının davacı … ve arkadaşları vekili, asli müdahiller … ve … vekili, davalı asli müdahil … vekili, davalı … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1021 parselin tamamı ile 1020 parselin E kısmı bakımından Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerinde belirtilen koşulların davacı … … mirasçıları yönünden oluşmadığı; 1022, 1023, 1024 parsel sayılı taşınmazlar bakımından ise Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerinde belirtilen koşulların davacı … … mirasçıları yönünden oluştuğu; 1020 parselin F ile gösterilen kısmının kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı; davacı … ve arkadaşlarının paftasında yol olarak bırakılan alana yönelik dava konusu ettiği alan hakkında kadastro tutanağının düzenlenmediği, asli müdahiller … ve …’in davalarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle asli müdahiller … ve …’in davalarının reddine, Asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacılar …, …, …, …, …, …, …’un davalarının kısmen kabul kısmen reddine, davacıların paftasında yol olarak bırakılan ve 21/05/2018 tarihli Harita bilirkişisi H. C. ve Orman Mühendisi B. A.’nın raporuna ekli krokide YOL ile gösterilen 1062,58 m²’lik kısım yönünden tescile yönelik davasında mahkemenin görevsizliğine, dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesinde bulunan 1022, 1023 ve 1024 parsellerin tarla vasfıyla 1908 doğumlu … …’ın mirasçıları adına ve payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 1020 parsel sayılı taşınmazın bilirkişiler H.C. ile B. A.’nın müşterek tanzim ettikleri 04/02/2020 havale tarihli rapor ve eki krokide F harfi ile gösterilen 157.00 m² yüzölçümlü bölümün en son parsel sayısında orman niteliği ile hazine adına tespit ve tesciline, aynı rapor ve krokide E harfi ile gösterilen 2151.00 m² yüzölçümlü bölümün 1020 parsel sayısında tarla niteliği ile hazine adına tespit ve tesciline, 1021 parsel sayılı taşınmazın 1306,00 m2 yüz ölçümü ile tarla niteliği ile hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … ve arkadaşları vekili, asli müdahiller … ve … vekili, davalı asli müdahil … vekili, davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili, zilyetlik koşullarının oluşmadığını, … Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının dava tarihi olan 2003 tarihi değilde, 2013 yılının esas alınarak imar ihyanın geriye dönük olarak tamamlanmış olarak kabul edildiğini, reddedilen parseller için kendilerine vekalet ücreti verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararının kaldırılmasını ve davanın reddi yönünde karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı … ve arkadaşları vekili yol olarak gösterilen 1062,58 m²’lik kısmı bakımından lehlerine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığını, 1020 ve 1021 parseller yönünden tespitin 2013 yılında yapıldığını, 20 yıllık sürenin 2013 yılından geriye doğru hesaplanması gerektiğini, mahkemenin gerekçe yaptığı taşlık ve çalılık kısmı yok denecek kadar az olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

3.Asli müdahiller … ve … vekili tanık beyanlarının hükme esas alınacak nitelikte olmadığını, 1023 parselin zilyedinin … olduğunu, 1970’li yıllarda üzerine ev yaptıklarını, 1024 parselin zilyedinini … olduğunu, 60 yılı aşkın kullandığını ve 30-40 yıldır depo olarak kullandığını, evler ve ağaçları olduğunu, hükme esas alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, eksik inceleme ve araştırmayla sadece davacı beyanlarına itibar edilerek karar verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

4.Asli Müdahil-Davalı … vekili müdahil oldukları parseller yönünden davalarının kabulüne karar verildiğini, idareleri yönünden lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını, devlet ormanlarının özel mülke konu olamayacağını, mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı … ve arkadaşları vekili, asli müdahiller … ve … vekili, davalı asli müdahil … vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı … vekilinin reddedilen parseller için vekalet ücreti talebine yönelik istinaf başvurusunun kabulüyle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak asli müdahiller … ve …’in davalarının reddine, Asli müdahil Orman İdaresinin davasının kısmen kabul kısmen reddine, davacılar …, …, …, …, …, …, …’un davalarının kısmen kabul kısmen reddine, davacıların paftasında yol olarak bırakılan ve 21.05.2018 tarihli Harita bilirkişisi H. C. ve Orman Mühendisi B. A.’nın raporuna ekli krokide yol ile gösterilen 1062,58 m²’lik kısım yönünden tescile yönelik davasında mahkemenin görevsizliğine, dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesinde bulunan 1022, 1023 ve 1024 parsellerin tarla vasfıyla 1908 doğumlu … …’ın mirasçıları adına ve payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, 1020 parsel sayılı taşınmazın bilirkişiler H.C. ile B. A.’nın müşterek tanzim ettikleri 04.02.2020 havale tarihli rapor ve eki krokide F harfi ile gösterilen 157.00 m² yüzölçümlü bölümün en son parsel sayısında orman niteliği ile hazine adına tespit ve tesciline, aynı rapor ve krokide E harfi ile gösterilen 2151.00 m² yüzölçümlü bölümün 1020 parsel sayısında tarla niteliği ile hazine adına tespit ve tesciline, 1021 parsel sayılı taşınmazın 1306,00 m2 yüz ölçümü ile tarla niteliği ile hazine adına tespit ve tesciline, 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 31 inci maddesi uyarınca 1.000 tl vekalet ücretinin davacılardan alınarak yargılama sırasında kendini vekille temsil ettiren davalı …’ye verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … ve arkadaşları vekili, asli müdahiller … ve … vekili, davalı asli müdahil … vekili, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili, zilyetlik koşullarının oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davacı … ve arkadaşları vekili yol olarak gösterilen 1062,58 m²’lik kısmı bakımından lehlerine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığını, 1020 ve 1021 parseller yönünden tespitin 2013 yılında yapıldığını, 20 yıllık sürenin 2013 yılından geriye doğru hesaplanması gerektiğini, kaldı ki 2003 esas alınsa bile tanık beyanlarında da belirtildiği üzere imar ihya koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Asli müdahiller … ve … vekili, 1023 parselin zilyedinin … olduğunu, 1970’li yıllarda üzerine ev yaptıklarını, 1024 parselin zilyedinini … olduğunu, 60 yılı aşkın kullandığını ve 30-40 yıldır depo olarak kullandığını, evler ve ağaçları olduğunu, elektrik ve su aboneliklerinin bulunduğunu, hükme esas alınan tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, eksik inceleme ve araştırmayla sadece davacı beyanlarına itibar edilerek karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

4.Asli Müdahil-Davalı … vekili dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 1020 ve 1021 parsellerin orman tahdidi içinde kalıp kalmadığı, 1020,1021,1022,1023,1024 parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı, değilse zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı ve kimin lehine oluştuğu noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 veya 371 inci maddeleri, Anayasa’nın “Ormanların korunması ve geliştirilmesi” kenar başlıklı 169 uncu maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 üncü ve 17 inci maddesi, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun ) 1 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2…. ili … ilçesi … mahallesi 1020 ve 1021 parsellere yönelen temyiz itirazları bakımından; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil-davalı … vekili ve davacı … ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

3…. İli … İlçesi … Mahallesi 1022,1023 ve 1024 parsellere yönelen temyiz itirazları bakımından;

a) Asli müdahiller … ve … vekilinin temyiz itirazları bakımından; dosya kapsamına göre … ve …’ın 1023, 1024 taşınmazlar üzerinde iktisaba elverişli zilyetliklerinin bulunmadığı anlaşıldığına göre temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

b)Davalı … vekilinin temyiz itirazları bakımından; her ne kadar yazılı şekilde karar verilmişse de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarındaki değerlendirme ile eklerindeki hava fotoğrafı görünümlerinin uyumlu olmadığı anlaşılmaktadır. Taşınmazların hava fotoğrafında açık alanda kalmasının doğrudan kişi adına tescile karar verilmesi sonucunu doğurmayacağı göz önünde bulundurularak taşınmazlar üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığına ilişkin hava fotoğraflarının usulünce incelendiği ve detaylıca açıklandığı denetime elverişli rapor alınması gerekir. Hal böyle olunca; sağlıklı sonuca varılabilmesi için Mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi, 3 ziraat mühendisi ve fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif icra edilmeli ve yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan; dava konusu taşınmaz bölümünün geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlayıp bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkiler giderilmeye çalışılmalı; hava fotoğraflarının uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından streoskopik yöntemle incelenmesi suretiyle taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, dere yatağı niteliğinde olup olmadığını, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığını, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın eğimini, niteliğini, toprak yapısını, bitki örtüsünü, taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte başlanıp tamamlandığını, üzerindeki ekonomik amaca uygun zilyetliğin hangi tarihten beri ve hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, önceki ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeleyen ve sınırındaki taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; 6100 sayılı Kanun’un 290/2 inci maddesi uyarınca birlikte keşfe götürülecek bir fotoğrafçı aracılığıyla raporlarda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazlar ve çevresini tüm yönleriyle gösterecek şekilde taşınmaz ve çevresinin yakın plan fotoğrafları çektirilip fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazlar kabaca işaretlettirilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve yerel bilirkişi ile tanık sözlerini denetlemeye elverişli rapor ve kroki düzenlettirilmeli, zilyetlikle kazanma şartlarının davacı taraf lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Yol olarak gösterilen kısma ve 1020, 1021 parsellere ilişkin asli müdahil-davalı … vekili ve davacı … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3 1 ve 2) no.lu benlerde yazılı nedenlerle reddiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

2.1023 ve 1024 parsellere ilişkin
a)Asli müdahiller … ve … vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.3.a) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddine,

b)Davalı … vekilinin temyiz itirazının (V.C.3.3.b) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 8.400,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı … verilmesine,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden asli müdahillere iadesine, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden … ve arkadaşlarından alınmasına, 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.