YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5829
KARAR NO : 2023/74
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi’nce davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı … mirasçıları …, … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … mirasçıları …, … ve … vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmekle; masraf gelmediğinden duruşma talebinin reddine karar verilerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar …, …, … ve …, dava konusu 101 ada 32, 108 ada 2 ve 4, 130 ada 13 ve 30, 141 ada 18, 26, 41 ve 47 parsel sayılı taşınmazların kök muris … (…)’nın babası …’dan …(…)’ya miras olarak kaldığını, kendilerinin kök muris … (…)’nın kızları olduklarını, kadastro çalışmalarında öncesi tapusuz olarak tespit gören dava konusu taşınmazlarda kendilerine hisse verilmediğini, oysa …’de kök murislerinin tapusuz yeri bulunmadığını, dava konusu taşınmazların öncesinin tapulu olduğunu, taşınmazların kök muris …’nın ölümüyle mirasçılarına intikal ettiğini belirterek; dava konusu taşınmazların davalılar adına yapılan kadastro tespitlerinin iptali ile kök muris … mirasçıları adına miras payları oranında tespit ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar, dava konusu taşınmazların kendilerine ait olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuşladır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dava konusu taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki koşulların davalılar yararına oluştuğu, davacıların tespit tarihine kadar kullanımlarının ve müdahalelerinin bulunmadığı, uzun yıllardan beri süregelen müdahale de edilmeyen zilyetliğin harici taksim yapıldığına karine teşkil ettiği, kadastro tespitlerinin doğru olduğu aksine bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından davacıların davalarının reddine, … ili, Savaştepe İlçesi, Kalem Mahallesinde (Köyü) bulunan 101 ada 32 parsel, 108 ada 2 parsel, 108 ada 4 parsel, 130 ada 13 parsel, 130 ada 30 parsel, 141 ada 18 parsel, 141 ada 26 parsel, 141 ada 41 parsel, 141 ada 47 nolu parsellerin tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Davacı … mirasçıları …, … ve … vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
2. İstinaf Sebepleri
Davacı … mirasçıları …, … ve … vekili, dava konusu taşınmazların kök muris …’ya ait olduğunu, herhangi bir taksim ve intikal olmadan davalılar adına tespit edildiğini, mirasçılar arasında kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlikle iktisap kurallarının işlemeyeceğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Gerekçe ve Sonuç
Dava konusu 130 ada 13 ve 30, 141 ada 26 ve 41, 108 ada 2 ve 4, 141 ada 47 parsel sayılı taşınmazların öncesinde ortak murise ait olduğunun ispat edilemediği; 101 ada 32 parsel ve 141 ada 18 parsel sayılı taşınmazların ise zilyetlik belgesi olan vergi kayıtları ile ortak murisle ilgisi tespit edilmekle birlikte, anılan taşınmazların da murisin sağlığında yapmış olduğu tasarruflar ile davalılara geçtiği; dava konusu taşınmazlara yönelik olarak davacıların tespit gününe kadar taşınmazlar üzerinde herhangi bir kullanımlarının olmadığı, davacıların, tespit maliki olan davalıların kullanımlarını önlemeye yönelik müdahalenin önlenmesi ya da zilyetliğin korunmasına ilişkin bir taleplerinin olmadığı, uzun yıllardan beri süregelen ve müdahele de edilmeyen zilyetliğin taraflar arasında harici taksime karine teşkil edeceği, taksim karinesinin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçeleri mahkemece davanın reddi ile dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … mirasçıları …, … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … mirasçıları …, … ve … vekili, dava konusu olayın hukuki nitelendirmesinin hatalı yapıldığını, mirasçılar arasında zamanaşımı zilyetliğinin işlemeyeceğini, mirasın taksimi olgusunu bundan yararlanan davacıların kanıtlaması gerektiğini, fiili kullanımın taksime karine teşkil etmeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Kadastro çalışmaları sırasında, … İli, … İlçesi, .. Köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 101 ada 32 parsel sayılı taşınmaz 3.615,54 metrekare yüz ölçümü ile tarla niteliğinde … ve … adına, 108 ada 2 parsel sayılı taşınmaz 2.459,52 metrekare yüz ölçümü ile bahçe niteliğinde ölü olduğu belirtilmek sureti ile … adına, 108 ada 4 parsel sayılı taşınmaz 1.183,76 metrekare yüz ölçümünde bahçe niteliği ile … adına, 130 ada 13 parsel sayılı taşınmaz 17.963,53 metrekare yüz ölçümünde tarla niteliği ile … ve müşterekleri adına, 130 ada 30 parsel sayılı taşınmaz 7.727,33 metrekare yüz ölçümünde tarla niteliği ile … adına, 141 ada 18 parsel sayılı taşınmaz 16.200,00 metrekare yüz ölçümünde tarla niteliği ile … adına, 141 ada 26 parsel sayılı taşınmaz 6.216,12 metrekare yüz ölçümünde bahçe niteliği ile … ve müşterekleri adına, 141 ada 41 parsel sayılı taşınmaz 14.129,39 metrekare yüz ölçümünde tarla niteliği ile … ve müşterekleri adına, 141 ada 47 parsel ayılı taşınmaz 18.645,80 metrekare yüz ölçümünde tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
Davacılar, dava konusu taşınmazların kök muris … (…)’dan miras yoluyla mirasçılarına intikal ettiğini, taşınmazların taksime tabi tutulmadığını ileri sürerek yapılan kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların kök muris … mirasçıları adına yasal miras payları oranında tespitine karar verilmesini istemiştir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369’uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371’inci maddeleri, 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddeleri
3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371’inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile (IV./C. ) nolu bentte yer verilen kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı … mirasçıları …, … ve … vekili, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 144,00 TL harcın temyiz edenlerden alınmasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.