YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5898
KARAR NO : 2022/9574
KARAR TARİHİ : 30.11.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece bozma üzerine davacı …’in davasının reddine, birleşen dosya davacısı …’ın davasının reddine, birleşen dosya davacısı Karayolları Genel Müdürlüğünün davasının kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı …, duruşmasız olarak davalı …, … ve … tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.11.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davacı … vekili Av. …, …, … ve … geldi, karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenip karara bağlanması için 30.11.2022 Salı gününe bırakılması uygun görüldüğünden dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İli … İlçesi …Köyü çalışma alanında bulunan 102 ada 62, 63, 64, 65, 86, 87, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazlardan 62, 63, 64 ve 65 parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla … …mirasçıları … ve müşterekleri, … mirasçıları … ve müşterekleri, … oğlu … ve … oğlu … adına, çekişmeli 86, 87, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazlar ise tapu kaydı, harici ifraz, miras yoluyla intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle sırasıyla … oğlu …, … oğlu …, … mirasçıları … ve müşterekleri, … …mirasçıları … ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacı …, tapu kaydına dayanarak tapudaki payı oranında adına tescil istemiyle dava açmıştır.
Yargılama sırasında …, davacı … ile aynı tapu kaydına dayanarak tapu kayıt malikleri adına tescil istemiyle davaya katılmıştır.
Davacı …, çekişmeli 102 ada 86 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tespitten önce kamulaştırıldığı iddiasıyla bu bölümün davacı idare adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davacı …’ın ise, 102 ada 86 sayılı parsel hakkında Asliye Hukuk Mahkemesinde … Belediyesi aleyhine açtığı men’i müdahale davası, taşınmazın kadastro tutanağı kesinleşmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
Mahkemenin önceki tarihli ve dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılması sonunda, davacı …’in davasının reddine, birleşen dosya davacısı …’ın davasının reddine, birleşen dosya davacı …’nün davasının ise kabulüne yönelik hükmün davacı … ve müdahil … vekili ile birleşen dosya davacısı … vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.05.2017 tarihli ve 2016/9290 Esas, 2017/2989 Karar sayılı ilamıyla; “dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan 102 ada 62, 63, 64, 65, 87, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün onanmasına, ancak, mahkemece çekişmeli 102 ada 86 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki tefhim edilen edilen hükmün kısa karardan sonra ek karar ile değiştirilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış olmasının da isabetsiz olduğuna” değinilerek hükmün çekişmeli 102 ada 86 parsel sayılı taşınmaz yönünden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiş, Yargıtay ilamı hakkında davacı … ve … tarafından karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine aynı Dairenin 04.10.2018 tarihli ve 2017/4912 Esas, 2018/5392 Karar sayılı ilamıyla karar düzeltme istemleri reddedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı …’in davasının reddine, birleşen dosya davacısı …’ın davasının reddine, birleşen dosya davacı … Müdürlüğünün davasının kabulüne, çekişmeli 102 ada 86 parselin kadastro tespitinin kısmen iptaline, fen bilirkişisinin 22.06.2020 tarihli raporunda (B) harfi ile gösterilen kısmın ifrazı ile 1.366,646 metrekarelik alanın tarla vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline, 102 ada 86 parselde (B) ile gösterilen kısmın parseli ikiye bölmesi sonucu infazı kabil hüküm açısından, fen bilirkişisinin aynı tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmın ifrazı ile 6.650,799 metrekarelik alanın ve (C) harfi ile gösterilen 2.318,162 metrekarelik alanın ifrazı ile tarla vasfıyla … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … ile davalı …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacı …’in dayandığı tapu kaydının gayri sabit sınırlı olup her yere uyabilir hudutlar ihtiva ettiği ve taşınmazı kapsamadığı, aynı zamanda taşınmaz üzerinde davacı …’in zilyetliğinin de bulunmadığı, taşınmazın tespite esas alınan tapu kaydı kapsamında kaldığı, bu tapu kaydına ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin mesaha tashihine ilişkin 1974/117 Esas ve 1978/437 Karar sayılı ilamının güçlü delil olduğu, taşınmazın bir bölümünün de davacı … tarafından kamulaştırıldığı kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir.
Şöyle ki, davacı …, çekişmeli 102 ada 86 parsel sayılı taşınmaz ile yukarıda belirtilen ve onama ilamıyla kesinleşen 102 ada 62, 63, 64, 65, 87, 88, 89 parsel sayılı taşınmazların 10.06.1977 tarih ve 12 sıra numaralı pay tapu kaydı kapsamında kaldığı, taşınmazların tespitlerine esas alınan 30.01.1979 tarihli ve 26 sıra numaralı tapu kayıdı kapsamında kalmadığı iddiasına dayanarak taşınmazların tamamının tapu kaydındaki payı oranında adına tescil edilmesi istemiyle, davacı … ise çekişmeli taşınmazın bir kısmının kadastro tespitinden önce … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1988/24 Esas ve 1988/134 Karar sayılı ilamıyla kamulaştırıldığı, bu nedenle kamulaştırılan kısmın davacı kurum adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır. Çekişmeli 102 ada 86 parsel sayılı taşınmazın tespit malikinin mirasçıları olan davalılar ise, taşınmazın, tespitine esas alınan ve tespit malikinin de 1/4 pay oranında paydaşı olduğu 30.01.1979 tarihli ve 26 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı savunmasında bulunmuşlardır.
Ne var ki, Mahkemece, aşamalarda tarafların iddia ve savunmalarının araştırılması hususunda keşifler yapılmış ise, davacı …’in dayandığı tapu kaydı çekişmeli 86 parsel sayılı taşınmaz başında yöntemine uygun bir şekilde uygulanmamış olup tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tam olarak netleştirilmediği gibi anılan tapu kaydının geldi kaydı olan 23.11.1968 tarihli ve 80 sıra numaralı tapu kaydı incelendiğinde bu tapu kaydının da geldi kaydı olan Aralık 1948 tarihli ve 11 sıra numaralı tapu kaydının bir kısmının hükmen kamulaştırıldığı ve davacının dayandığı tapu kaydının kamulaştırmadan arta kalan kısım hakkındaki tapu kaydı olduğu anlaşılmakta ise de mahkemece ilgili kamulaştırma dava dosyası getirtilmemiş, krokisi mevcut ise yöntemine uygun bir şekilde kapsadığı alanlar ile kamulaştırmadan arta kalan kısımları da gösterir şekilde çakıştırmalı fen bilirkişi raporu alınmamıştır.
Diğer taraftan, tespite esas alınan tapu kaydı çekişmeli 102 ada 86 parsel sayılı taşınmaz ile bu taşınmaza bitişik olan 102 ada 87, 88 ve 89 parsel sayılı taşınmazlara da revizyon görmüş ise de bu tapu kaydı, eldeki dosyada davacı …’in taraf olmadığı ancak davacı …’nün davalı olarak ve tespit maliki olan davalıların murisi …’ın davacı olarak tarafı olduğu ve temyiz edilmeksizin kesinleşen … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 11.10.1978 tarihli ve 1974/117 Esas, 1978/437 Karar sayılı mesaha tashihine ilişkin dava ile geldi kaydı olan Nisan 1971 tarihli ve 6 sıra numaralı tapu kaydının yüzölçümü 10.422,00 metrekareden 74.400,00 metrekareye çıkartılarak krokiye bağlanmış ancak tapu kaydı mahkemece yöntemine uygun bir şekilde uygulanmamış olup tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığı netleştirilmediği gibi anılan tapu kaydı hakkında da davacı …’in taraf olmadığı ancak tespit maliki …’ında davalı olarak dosyada taraf olduğu … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.05.1988 tarihli ve 1988/24 Esas, 1988/134 Karar sayılı ilamıyla kroki düzenlenmek suretiyle hükmen kamulaştırılarak davacı … adına tapuya tesciline karar verildiği, belirtilen ilamın Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 1603/1989 tarihli ve 1988/18244 Esas, 1989/5126 Karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında belirtilen ilama ekli bulunan 05.12.1985 tarihli teknik bilirkişi raporundaki kroki ile taşınmazın güncel tesis kadastro paftasının ölçeklerinin eşitlenerek ve birbiri üzerine çakıştırılarak davacı … Müdürlüğünün davasına konu ettiği bölümün ilama ekli krokideki konumunu gösterir şekilde rapor alınması gerekirken, davacı … Müdürlüğünün dava dilekçesine ekli olarak sunduğu kroki çakıştırılmış, tapu kaydı kapsamında olup kamulaştırılan alan ve davacının talebindeki yer doğru bir şekilde gösterilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca; doğru sonucu varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, yukarıda belirtilen dava dosyaları dosya içerisine getirtilmeli, bu şekilde dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, 3 kişilik yerel bilirkişi kurulu, tüm tespit bilirkişileri, tarafların gösterecekleri tanıklar ve önceki bilirkişi dışındaki 3 kişilik fen bilirkişi kurulunun hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmak suretiyle, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi göz önüne alınarak, tapu kayıtlarının sınırları ve kapsamı varsa haritası uygulanmak suretiyle, haritasının bulunmaması ya da haritanın uygulanma kabiliyetinin olmaması halinde kayıtların sınırlarına göre tereddüte yer vermeyecek şekilde saptanmalı, bilinmeyen sınırlar yönünden taraflara tanık dinletme olanağı tanınmalı, tapu kayıtlarının değişir sınırlı olması halinde miktarına itibar edilmesi gerektiği düşünülmeli ve kayıtların kapsamı belirlenirken varsa dava dışı revizyon gördüğü taşınmazlar gözönüne alınmalı, tapu kayıt uygulaması yapılırken yukarıda değinilen kamulaştırma dosyalarından da yararlanılmalı, komşu taşınmazların dayanak kayıtlarının dava konusu taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenerek, tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazı kapsayıp kapsamadığı tespit edilmeli; 3 kişilik fen bilirkişi kuruluna, yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği sınırları ve uygulanan tapu kayıtlarının kapsadığı alanı gösterir aynı zamanda kadastro paftası ile yukarıda belirtilen dava dosyalarındaki krokilerin ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine çakıştırılması suretiyle çekişmeli taşınmaz bölümünün kamulaştırma alanında kalıp kalmadığını, taşınmazın tamamının veya bir kısmının anılan tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığını belirleyen, keşfi izlemeye ve denetlemeye imkan veren ayrıntılı harita ve rapor düzenlettirilmelidir. Yapılan uygulama sonucunda tapu kayıtlarının çakıştığı sonucuna varılırsa bu durumda, doğru temele dayanan eski tarihli tapu kaydına değer verilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı …, davalı …, … ve …’ün temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacı …, davalı … ve müştereklerine ayrı ayrı iadesine, 30.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.