YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5915
KARAR NO : 2023/44
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/1 E., 2021/2 K.
KARAR : … ve arkadaşlarının davasının reddine, … ve Arkadaşları ile …’ın davasının kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; … ve arkadaşlarının davasının reddine, … ve Arkadaşları ile …’ın davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı … ve arkadaşları vekili tarafından duruşma istemli, davalı Hazine vekili tarafından ise duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.11.2023 Salı gününde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Duruşma için tayin edilen günde temyiz eden …, Hazine vekili … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 09.01.2023 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; … köyü 130 ada 10 parsel sayılı 24009,59 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ev ve tarla; 186 ada 27 ve 200 ada 42 parsel sayılı sırasıyla 1591,77 m² ve 626,16 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, bahçe; 173 ada 2 ve 18, 178 ada 3, 186 ada 21, 197 ada 12 ve 124 parsel sayılı sırasıyla 4237.90 m2, 2696,32 m², 3602,97 m², 3076,67 m², 3484,65 m², 2117,55 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tarla niteliğiyle asliye hukuk mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
2. Davacı …, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada … ilçesi, … Köyü, … Mevkisinde tapunun cilt no: 66, sayfa no: 6, sıra no.1 ‘de kayıtlı 1838 m2 miktarındaki taşınmazın müvekkili …’a ait olduğunu, bu taşınmazın yüz ölçümünün gerçekte 44000 m2 olduğu halde tapuya 1838 m2 olarak tescil edildiğini, bahsi geçen taşınmazın tapu kaydındaki diğer hususların baki kalmak üzere yüz ölçümünün mahallinde keşif ve ölçüm yapılarak 44.000 m2 olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
3. Birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada; … ve arkadaşlarına karşı dava konusu taşınmazlara ilişkin taraflar murisi … ve davalılar arasında yapılan tapulu ve tapusuz taşınmaz satışlarının davacılardan mal kaçırmak maksadıyla yapıldığını, muvazaalı olarak muris ile davalılar arasında yapılan taşınmaz satışlarının iptali ile dava konusu taşınmazların miras oranında bölüşülmesini istemiştir.
4. Birleşen dosya davacıları davacı … . ve arkadaşları, Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davada; … ve arkadaşlarına karşı dava konusu taşınmazlara davalılarca haksız olarak el atıldığına dayanarak müdahalelerinin menine karar verilmesini istemiştir.
5.Davalar birleştirilmiş ve taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesi üzerine verilen görevsizlik kararı devamında kadastro mahkemesinde yargılamaya devam olunmuştur.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
2. Birleşen davada davalılar … ve arkadaşları davanın reddini savunmuştur.
3.Birleşen davada davalılar … ve arkadaşları davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2013
tarih ve 2007/116 E., 2013/1 K. sayılı kararı ile… ve arkadaşları, … ve Arkadaşları ile …’ın davasının kısmen kabul kısmen reddine; 173 ada 2 ve 173 ada 18 parselin … mirasçıları adına miras hisseleri oranında, 178 ada 3 parselin … adına, 186 ada 21, 186 ada 27 ve 200 ada 42 parseli … adına, 197 ada 12 parseli … adına, 197 ada 124 parselin 400 metrekaresinin …, 1.717,55 metrekaresinin … adına, 130 ada 10 parselin 1.838 metrekaresinin … adına bakiyesinin metrekaresinin mirasçıları adına miras hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde … ve arkadaşları, … ve Arkadaşları ile … vekilileri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.12.2013 tarihli, 2013/6189 Esas, 2013/11694 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 30/2. maddesi gereğince hâkimin re’sen lüzum gördüğü delilleri toplayarak taşınmaz malın kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlü olduğu, çekişmeli taşınmazlardan bir kısmı ormana sınır olması nedeniyle husumetin Hazine yaygınlaştırılması, senetsiz taşınmazlar yönünden usulünce zilyetlik araştırması yapılması, dayanak tapu kayıtlarının usulünce uygulanması, tapulu taşınmazlar yönünden miras bırakanın bazı mirasçılarına yaptığı satış ve ölünce kadar bakma akitlerinin muvazaalı olup olmadığı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi geregi bakım ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilip getirmediği araştırılıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen 2002/57 Esas sayılı dosyada 130 ada 10 parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın kabulüne, asli müdahiller …, … oğlu … ve … oğlu …’ın davalarının reddine; … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 130 ada 10 parselin kadastro tutanağında yazılı diğer hususlar aynı kalmak kaydı ile yüzölçümü 24050 m2 olarak düzeltilerek … adına tapuya kayıt ve tesciline, birleşen 2002/75 Esas sayılı dosyada davacılar … oğlu … ve … oğlu … yönünden davalarının reddine, birleşen 2002/98 Esas sayılı dosyada davacılar …, …, …, … ve …’ın davasının kabulü ile; Dava konusu … ili, … ilçesi, … köyü 130 ada 10 parsel, 186 ada 21 parsel, 186 ada 27 parsel, 197 ada 124 parsel, 178 ada 3 parsel, 197 ada 12 parsel, 200 ada 42 parsel, 173 ada 2 parsel ile 173 ada 18 parsele yönelik vaki müdahalenin men’ine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı Müdahil/birleşen dosya davacıları …, …, … ve … ile birleşen davalı Hazine temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/2395 Esas, 2019/6298 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun’un 30/2 inci maddesi uyarınca gerçek hak sahipleri resen araştırılarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 inci maddesine uygun şekilde hüküm kurularak taşınmazlar hakkında sicil oluşturulması gerekirken taşınmazlar hakkında sicil oluşturmayacak şekilde davanın reddine karar verilmesiyle yetinilmesinin hatalı olduğuna değinilerek hüküm bozulmuştur.
D.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlardan … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 130 ada 10 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacı/davalı …’ın davasının kabulüne, Davacı/davalılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın davasının reddine, … İli, … İlçesi, … köyü, … mevkiinde kain 130 ada 10 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle, ” 24.000,50 metrekare ” olarak düzeltilerek” …. TC kimlik nolu, … kızı … ” adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 197 ada 124 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacı/davalılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın, …, … ve …’ın davasının reddine, … İli, … İlçesi, … köyü, … mevkiinde kain 197 ada 124 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle “400,00 metrekarelik” kısmının bu parselden ifraz edilerek ve de aynı ada – parsel numarası altında “… TC Kimlik nolu … kızı … ” adına tapuya kayıt ve tesciline, 197 ada 124 parsel sayılı taşınmazın ifraz sonrası geriye kalan ” 1717,55 metrekarelik ” kısmının ise, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle ve de aynı adanın son parsel numarası altında, ” …. TC kimlik nolu, … oğlu … … ” adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … köyü, Kışla mevkiinde kain 197 ada 12 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacı/davalılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın davasının reddine, Davacı/davalılar …, …, …, …, … ve … ‘ın davasının kabulüne, … İli, … İlçesi, … köyü, … mevkiinde kain 197 ada 12 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle, “3484.65 metrekare ” olarak düzeltilerek” “… TC kimlik nolu, … kızı …” adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 186 ada 21 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacı/davalılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın, …, … ve …”ın davasının reddine, Davacı/davalılar …, …, …, …, … ve …’ın davasının kabulüne, … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 186 ada 21 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle, “3076.67 metrekare ” olarak düzeltilerek” ” … TC kimlik nolu, … kızı … ” adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 186 ada 27 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacı/davalılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın davasının reddine, Davacı/davalılar …, …, …, …, … ve … ‘ın davasının kabulüne, … İli, … İlçesi, … köyü, … mevkiinde kain 186 ada 27 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle, “1591.77 metrekare ” olarak düzeltilerek” ” … TC kimlik nolu, … kızı … ” adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 178 ada 3 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacı/davalılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın, …, … ve …’ın davasının reddine, Davacı/davalılar …, …, …, …, … ve … ‘ın davasının kabulüne,) … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 186 ada 21 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle, “3602.97 metrekare ” olarak düzeltilerek” ” …. TC kimlik nolu, … kızı … ” adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … köyü, …. mevkiinde kain 173 ada 2 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacı/davalılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın davasının reddine, Davacı/davalılar …, …, …, …, … ve … ‘ın davasınnı kabulüne, … İli, … İlçesi, … köyü, … mevkiinde kain 173 ada 2 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle, “4237.90 metrekare ” olarak düzeltilerek” ” … TC kimlik nolu, … oğlu …” adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 173 ada 18 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacı/davalılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın davasının reddine, Davacı/davalılar …, …, …, …, … ve … ‘ın davasının kabulüne, … İli, … İlçesi, … köyü, … mevkiinde kain 173 ada 18 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle, “2696.32 metrekare ” olarak düzeltilerek” “… TC kimlik nolu, … kızı …” adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … köyü, … mevkiinde kain 200 ada 42 parsel sayılı taşınmaz açısından; Davacılar … ve … adlarına vasileri 1956 doğumlu … ile 1973 doğumlu …’ın davasının reddine, … İli, … İlçesi, … köyü, … mevkiinde kain 200 ada 42 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro tespitinin iptali ile, kadastro tutanağında yazılı diğer tüm hususlar aynı kalmak suretiyle, “626.16 metrekare ” olarak düzeltilerek” ” … TC kimlik nolu, … kızı … ” adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
.V. TEMYİZ
.A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı … ve arkadaşları ile Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2…. ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; eksik incelemeyle karar verildiğini, yapılan devirlerin muvaazalı olduğunu bozma gereklerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların özel mülkiyete konu olup olamayacağına, davadaki gerçek kişi tarafların ortak murisinin sağlığında yaptığı tapulu-tapusuz taşınmazları hibe, ölünceye kadar bakma akdi ve satış suretiyle devrine değer verilip verilemeyeceği ve bu işlemler bakımından muvaaza bulunup bulunmadığı ile müdahalenin meni istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 Sayılı Kanun) 762 inci ve 763 üncü maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 Sayılı Kanun) 611 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Hazine vekilinin temyiz itirazları bakımından; dosya içeriği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları değerlendirildiğinde çekişmeli taşınmazların devletin hüküm tasarrufu altında bulunan yerlerden olmayıp özel mülkiyete konu taşınmazlardan oldukları anlaşıldığına göre davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Çekişmeli 173 ada 2 parsel, 173 ada 18 parsel, 186 ada 27 parsel,197 ada 12 parsel, 200 ada 42 parsel ile 197 ada 124 parselin 1.717 metrekarelik kısmına yönelik temyiz itirazları bakımından;
Bilindiği üzere tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar Türk Medeni Kanunu’nun 762. maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanun’un 763. maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir. Mirasbırakan tarafından tapusuz taşınmazların zilyetliğinin devri suretiyle gerçekleştirirken geçerli işlemlere karşı 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının uygulama yerinin bulunmadığı açıktır.
Ancak dosya kapsamında yapılan keşiflerde dinlenilen mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarının beyanlarından belirtilen çekişmeli taşınmazların zilyetliğinin hibe alanlara devredilmediği anlaşılmaktadır. Açıklandığı üzere tapusuz taşınmazlarda mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceğinden ve somut olayda zilyetlik devredilmediğinden bu taşınmazların kök muris … mirasçıları adına miras payları oranınında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
3. Çekişmeli 130 ada 10 parsel ve 178 ada 3 parsele yönelen temyiz itirazları bakımından;
01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında sonuç olarak; “Bir kimsenin; mirasçısını miras hakkından yoksun etmek amacıyla, gerçekte bağışlamak istediği tapu sicilinde kayıtlı taşınmaz malı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklamış olduğunun gerçekleşmiş bulunması halinde, saklı pay sahibi olsun ya da olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçıların, görünürdeki satış sözleşmesinin Borçlar Kanunu’nun 18. maddesine dayanarak muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin de şekil koşulundan yoksun bulunduğunu ileri sürerek dava açabileceklerine ve bu dava hakkının geçerli sözleşmeler için söz konusu olan Medeni Kanunun 507 ve 603. maddelerinin sağladığı haklara etkili olmayacağına” hükmedilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki kişisel ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Somut olayda gerçek kişi tarafların kök murisi … ‘un yaptırılan sosyal ekonomik durum araştırması ve dosya kapsamına göre mirasbırakanın varlıklı olduğu ve mal satmaya ihtiyacının bulunmadığı, temlikin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olarak gerçekleştirilmiş olduğu anlaşıldığından mahkemece muvaazalı işleme konu taşınmazların kök muris … mirasçıları adına miras payları oranınında tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Kabule göre 178 ada 3 parsel bakımından karar gerekçesinde …’ı yapılan satış işleminde muvaaza bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddinin gerektiğinden bahsedilmişse de hüküm fıkrasında … adına tesciline karar verilmiş olması da hatalı olmuştur.
4.186 ada 21 parsel ile 197 ada 124 parselin 400 metrekarelik bölümü bakımından;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) m. 611 inci maddesine göre ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesi, taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir. (818 s. Borçlar Kanununun (BK) m. 511). Başka bir anlatımla ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşme ile bakım alacaklısı, sözleşme konusu malın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme; bakım borçlusu da bakım alacaklısına yasanın öngördüğü anlamda ölünceye kadar bakıp gözetme yükümlülüğü altına girer. (TBK m. 614 (BK) m. 514)).
Hemen belirtmek gerekir ki, bakıp gözetme koşulu ile yapılan temliki işlemin geçerliliği için sözleşmenin düzenlendiği tarihte bakım alacaklısının özel bakım gereksinimi içerisinde bulunması zorunlu değildir. Bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.
Somut olayda 186 ada 21 parsel ile 197 ada 124 parselin 400 metrekarelik bölümüne isabet eden tapuların kök muris … ‘ tarafından 25.04.1997 tarihli ölünceye kadar bakma akdiyle kızı …’a devredildiği, tüm dosya kapsamı, ve mahalli bilirkişi beyanları ve hastane kayıtları değerlendirildiğinde …’ın bakım edimini yerine getirdiği anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince bu taşınmazlar bakımından yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Hazine vekili’nin temyiz itirazlarının (V. C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,
2. 173 ada 2 parsel, 173 ada 18 parsel, 186 ada 27 parsel,197 ada 12 parsel, 200 ada 42 parsel ile 197 ada 124 parsellere ilişkin … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. 130 ada 10 parsel ve 178 ada 3 parsellere ilişkin … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.3) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
4. 186 ada 21 parsele ilişkin … ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.4) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddiyle İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.