Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6089 E. 2021/11221 K. 15.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6089
KARAR NO : 2021/11221
KARAR TARİHİ : 15.11.2021

MAHKEMESİ : Adıyaman Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Adıyaman Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince, kararın kesin olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK’nin 341/2. maddesi gereğince reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İli … İlçesi … Köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 127 ada 4 parsel sayılı taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir.
Davacı … vekili, taşınmaz üzerinde davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerinde belirtilen imar-ihya ve zilyetlik yoluyla iktisap koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, HMK’nin 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla dava değerinin kesinlik sınırı olan 3.110,00 TL’nin altında kaldığı ve bu nedenle istinaf kanun yoluna başvurulamayacağı gerekçesiyle, HMK’nin 352.maddesi gereğince davacı Hazinenin istinaf talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin anılan kararı temyiz etmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 01.03.2018 tarihli ek kararı ile, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin HMK’nin 366/1. maddesinin yollamasıyla HMK’nin 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davacı … vekilince temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı … davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Adıyaman Kadastro Mahkemesinin 24.07.2017 tarihli ve 2016/101 Esas, 2017/26 Kararına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle; 01.03.2018 tarihli ek kararın kaldırılarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373. maddesi uyarınca istinaf incelemesi yapılması amacıyla dosyanın Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine gönderilmesine, 15.11.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.