YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6438
KARAR NO : 2021/11786
KARAR TARİHİ : 30.11.2021
MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sonucunda, … İlçesi … Mahallesi 404 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 2010 yılından beri … oğlu …’in kullanımında olduğu şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu taşınmaza komşu 405 ada 1 parselin kullanıcısı olarak davacının tespit edildiğini, yine komşu taşınmaz olan 12 ada 313 parselin ise davacı adına tapulu yer olduğunu ve bu iki taşınmazla birlikte dava konusu taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını belirterek davacı adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. Davalı … vekili ve davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmazın öncesinde davacı …’ın babası …’ın zilyetliğinde bulunduğu, zilyetliğinin 12.03.2015 Tarihli Zilyetlik Devir Sözleşmesi ile … tarafından davalı …’e devredildiği, zilyetliğin … tarafından davalı …’e devredildiğinin keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişilerin ve tanıkların yeminli beyanları ile de doğrulandığı, yine keşifte dinlenen davalı … tanığı ve aynı zamanda davacının babası …’ın yeminli beyanında ”bu yeri …’e …’in kendisine başka yerden 2 dönüm fazla yer verdiğinden hakkı kalmasın diye …’e verdiğini, zilyetliğini devir ettiğini, 2015 tarihli zilyetlik devir sözleşmesinin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu” bildirmiş olması bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazın davalı …’in zilyetliğinde olduğu, davacı …’ın dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliği bulunduğu iddiasını destekler dosya kapsamında mahkemede kanaat oluşturacak bir delil bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili ve davalı … vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı … vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun maktunun altında kalacak şekilde (1.000,00 TL) verilen hükmün hatalı olduğuna işaret edilerek kabulü ile Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/210 Esas, 2018/124 Karar sayılı kararının kaldırılmasına; “davanın reddine, alınması gerekli olan 44,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL’nin mahsubu ile bakiye 15,20 TL’nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemizce verilen karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdiren 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … Hazinesine verilmesine, davalı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemizce verilen karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca takdiren 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine” karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nin 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 30.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.