YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6641
KARAR NO : 2023/2700
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/10 E., 2021/14 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama kadastrosu sırasında, Alaşehir ilçesi … Mahallesi çalışma alanında ve tapuda … ve … adına kayıtlı bulunan, eski 18 ada 6 parsel sayılı 3777 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 2.788,48 metrekare yüzölçümlü olarak; aynı şahıslar adına tapuda kayıtlı bulunan eski 18 ada 33 parsel sayılı 3777 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 3.431,64 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 18 ada 4 parsel sayılı 4237 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 3.566,51 metrekare yüzölçümlü olarak; yine … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 18 ada 5 parsel sayılı 959 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 1.121,94 metrekare yüzölçümlü olarak; … adına tapuda kayıtlı bulunan eski 18 ada 34 parsel sayılı 720 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 871,21 metrekare yüzölçümlü olarak; Jeotermal Enerji Arama ve Üretim AŞ adına tapuda kayıtlı bulunan eski 18 ada 55 parsel sayılı 5480 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 7.014,04 metrekare yüzölçümlü olarak ve yine aynı şirket adına kayıtlı bulunan eski 18 ada 57 parsel sayılı 1.983 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, aynı ada ve parsel numarasıyla 1.986,66 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı … ve arkadaşları dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendilerine ait taşınmazların yüzölçümlerinin eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların sınırlarında değişiklik olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2016 tarih ve 2013/252 Esas, 2016/2 Karar sayılı önceki kararı ile, uygulama kadastrosu sonucu elde edilen yeni sınırların, kadastro çalışmalarında nasıl oluşturuldukları dikkate alınmadan yapıldığı ve ara sınırların tarafların muvafakatı olmadan zemin sınırına göre belirlenmesinin doğru olmadığı, bu nedenle kayıt miktarına göre oluşturulan parsellerin yenilemede belirlenen sınırlarının iptali ile teknik bilirkişilerin rapor ve krokisine göre 13 ada 4 parselin 4202.08, 13 ada 5 parselin 951.10, 13 ada 6 parselin 3745.87, 13 ada 33 parselin 3745.87, 13 ada 34 parselin 714.07, 13 ada 55 parselin ise 5434.83 metrekare olarak düzeltilmesi, diğer sınırların yenileme çalışmaları sırasında belirlenen şekliyle aynen korunması gerektiği açıklanarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.12.2019 tarih ve 2019/2791 Esas, 2019/8091 Karar sayılı ilamıyla; ” taraf teşkili sağlanmaksızın esas hakkında hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek, sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastrosunda gösterilen sınır ve alanlarının, poligon noktası atlama nedeniyle hava fotoğraflarına ve fiili duruma aykırı şekilde ölçümlendiği, bu uyumsuzluğun uygulama kadastrosu ile giderildiği gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; aynı bilirkişilerin birbiriyle çelişkili raporları bulunduğunu, bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda önceki rapordan farklı olarak sadece hava fotoğrafı incelemesi yapıldığını, ancak bu hususun da dosyaya yenilik getirmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.