YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6756
KARAR NO : 2022/5062
KARAR TARİHİ : 30.05.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı belirtilerek, taşınmaz başında yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın tespit günü itibariyle fiilen kim veya kimler tarafından, ne zamandan beri, ne şekilde kullanıldığı konusunda maddi olaylara dayalı bilgi alınması, beyanlar arasında aykırılık bulunması halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılarak çelişkinin giderilmeye çalışılması, fen bilirkişisine keşfi izlemeye elverişli harita düzenlettirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın kabulüne, çekişmeli 118 ada 14 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında beyanlar hanesinde bulunan kullanıcı şerhinin iptaline, taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine, taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 12.02.2019 tarihli ek rapor ve krokide (A) harfi ile işaretlenen 303,69 metrekarelik kısmının 08.03.1994 tarihinden beri dahili davalı …’ın fiili kullanımında olduğunun, aynı taşınmazın aynı rapor ve krokide B harfi ile işaretlenen 192,29 metrekarelik kısmının birleşen dosya davacısı …’in fiili kullanımında olduğunun şerh edilmesine, çekişmeli 118 ada 15 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlarhanesinde bulunan kullanıcı şerhinin iptaline, taşınmazın tapu kaydının beyanlarhanesine, taşınmazın aynı tarihli bilirkişi raporunda E harfi ile işaretlenen 215,63 metrekarelik kısmı ile bu kısım üzerinde bulunan 3 katlı evin ve bahçenin 1990 tarihinden beri dahili davalı …’in fiili kullanımında olduğunun şerh edilmesine, çekişmeli 118 ada 16 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlarhanesinde bulunan kullanıcı şerhinin iptaline, taşınmazın tapu kaydının beyanlarhanesine taşınmazın aynı tarihli bilirkişi raporunda G harfi ile işaretlenen 352,77 metrekarelik kısmı ile bu kısım üzerinde bulunan 3 katlı evin ve H harfi ile işaretlenen 80,34 metrekarelik kısmın 1990 tarihinden beri davalı …’in fiili kullanımında olduğunun şerh edilmesine, çekişmeli 118 ada 17 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlarhanesinde bulunan kullanıcı şerhinin iptaline, taşınmazın tapu kaydının beyanlarhanesine, taşınmazın aynı tarihli bilirkişi raporunda J harfi ile işaretlenen 271,60 metrekarelik kısmının 10/06/1990 tarihinden beri dahili davalı …’in fiili kullanımında olduğunun, aynı taşınmazın L harfi ile işaretlenen 3,75 metrekarelik kısmının 1990 tarihinden beri davacı … … fiili kullanımında olduğunun şerh edilmesine, çekişmeli 118 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlarhanesinde bulunan kullanıcı şerhinin iptaline, taşınmazın tapu kaydının beyanlarhanesine, taşınmazın aynı tarihli bilirkişi raporunda M harfi ile işaretlenen 111,90 metrekarelik kısmı ile, kısmen bu kısım üzerinde bulunan 2 katlı evin 12/09/1990 tarihinden beri dahili davalı … …’un fiili kullanımında olduğunun, aynı taşınmazın N harfi ile işaretlenen 123,15 metrekarelik kısmının 1990 tarihinden beri davacı …’in fiili kullanımında olduğunun şerh edilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre davalı Hazine vekilinin dava konusu 118 ada 14,15,16,17,19 parsellerin tamamı ile davacı …’in aşağıdaki bentte belirtilen parsel sayılı taşınmazlar dışındaki 118 ada 15 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davacı …’in dava konusu 118 ada 14, 16 ve 17 parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece bozma ilamı öncesinde verilen ve anılan parseller yönünden temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümle, 07.10.2015 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide; 118 ada 14 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile işaretlenen 57.95 metrekarelik kısmı, 118 ada 16 parsel sayılı taşınmazın (H) harfi ile işaretlenen 138.69 metrekarelik kısmının ve 118 ada 17 parsel sayılı taşınmazın (L) harfi ile işaretlenen 54.14 metrekarelik kısmı üzerinde davacı …’in fiili kullanımında olduğunun şerh edilmesine karar verilmesine rağmen anılan parsellere yönelik hükümlere karşı davalılar tarafından temyize gelinmediğinden hükmün yukarıda belirtilen yönden kesinleştiği halde, bozma ilamı sonrası yapılan yargılama neticesinde anılan taşınmaz bölümleri hakkında usuli müktesep hak gözönüne alınmaksızın yeniden hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin dava konusu parsellerin tamamına yönelik tüm, davacı …’in ise aşağıdaki bent dışındaki parseller haricindeki 118 ada 15 ve 19 parsel sayılı taşınmazlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı …’in 118 ada 14, 16 ve 17 parsel syaılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde davacı …’e iadesine 30.05.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.