YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6775
KARAR NO : 2023/914
KARAR TARİHİ : 22.02.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/12 E., 2019/171 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; temyize konu asıl dosyada davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı asıl dosya davacısı Hazine vekili ile asıl dosya davalısı …. Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl dosya davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; … ili …um ilçesi … Mahallesinde bulunan Hazineye ait eski 586 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 19.700,00 m2 iken, uygulama kadastrosu sırasında 128 ada 8 parsel numarasıyla 19.508,18 m2 olarak ölçüldüğünü, taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen eksilmenin davalılara ait eski 326 (yeni 128 ada 50) parsel, eski 348 (yeni 128 ada 51) parsel, eski 304 (yeni 128 ada 30) parsel, eski 301 (yeni 128 ada 33) parsel ve eski 300 (yeni 128 ada 7) parsel sayılı taşınmazlara dahil edilmesinden kaynaklandığını belirterek, yapılan tespitlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar Ibrahim Ünyay ve … duruşmada alınan beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalı … Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; uygulama çalışmalarından sonra davacı Hazineye ait taşınmazın herhangi bir kısmının müvekkiline ait taşınmaza dahil edilmediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2014 tarih ve 2014/5 Esas, 2014/333 Karar sayılı önceki kararıyla, davanın reddine, çekişmeli 128 ada 33, 47, 48, 50 ve 51 parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanağı tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2014 tarih ve 2014/5 Esas, 2014/333 Karar sayılı önceki kararı, asıl dosya davacısı Hazine vekili ile davalılardan Yapıtur … Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.11.2018 tarih ve 2016/5341 Esas ve 2018/6765 Karar sayılı ilamıyla; “6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297 inci maddesinde mahkeme kararının neleri ihtiva edeceğinin ayrıntılı olarak belirtildiği, belirtilen Kanun hükmüne göre tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin karar başlığında gösterilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda birleşen dosya davacılarından …’in gerekçeli karar başlığında gösterilmediği açıklanarak, yöntemine uygun karar başlığı oluşturulmamasının isabetsizliğine” değinilerek ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, asıl dosyada davanın reddine, çekişmeli 128 ada 33, 47, 48, 50 ve 51 parsel sayılı taşınmazların uygulama tutanağı tespitleri gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, asıl dosya davacısı Hazine vekili ile davalılardan … Ticaret A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dosya davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın sınırında Hazine taşınmazının bulunduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda değerlendirilmediğini, taşınmazın genişletilmeye elverişli, değişebilir sınırlara sahip olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz edilmesine rağmen ek rapor alınmadığını, bilirkişi raporunda değişebilir sınır değerlendirilmesinin neye göre yapıldığının açıklanmadığını, değişebilir sınırın hatalı değerlendirildiğini, yenileme kadastrosu ile mülkiyet değişikliğine sebebiyet verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Asıl dosya davalısı … Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; yenileme çalışmalarında müvekkili olan davacının ve diğer başka parsellerin de mülkiyet durumlarının ve geometrik şekilleri ile zemindeki sınırlarının değiştirilmiş olduğunu, uygulama tutanağındaki bu açık aykırılıklara rağmen İlk Derece Mahkemesince davacının ve diğer parsellerin uygulama tutanağındaki tespit gibi tesciline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının tapuda kayıtlı gayrımenkulünün eski kadastral haritası ile yenileme kadastral haritası arasında fiili farklılıkların oluştuğunu, davacıya ait taşınmazın yola bakan cephesinde 6 m civarında bir daralma ile parselin toplamında da 253 m2 azalma oluştuğunu, dava konusu kadastro yenilemesinde ölçüm hatalarının giderilmesi işleminin yapılmadığını, davacının parselinin zeminindeki sınırlarının farklılaştığını ve eski parseldeki bir kısım yerin davacının parselinin dışında kaldığını gösterir eski ve yeni kadastro haritasının da dosyada bulunduğunu ileri sürerek, hukuka aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu 22/a maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin … Ticaret A.Ş.’den alınmasına
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.