Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/6784 E. 2022/10522 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6784
KARAR NO : 2022/10522
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Mahkemenin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “ tesis kadastrosu sırasında dava konusu taşınmazlar üzerinde halen bulunan yapıların mevcut olup olmadığı açıklanmadan ve yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan, yalnızca dinlenen mahalli bilirkişi beyanı doğrultusunda hazırlanan denetime elverişsiz teknik bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verildiği açıklanarak, Mahkemec öncelikle denetime veri teşkil edecek bilgi ve belgelerin getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi, bundan sonra mahallinde yeniden keşif yapılarak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan tesis kadastrosu sırasında yapılan tersimat hatasının nedenlerinin ve nasıl giderildiğinin ayrı ayrı açıklandığı, denetime elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın reddi ile çekişmeli 130 ada 8, 9, 85 ve 91 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmesi halinde, bozma ilamı lehine olan taraf yararına bir usuli hak doğmaktadır. Bu nedenle mahkemenin, bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermesi gerekir. Diğer bir ifadeyle, Yargıtay’ın bozma kararına uymuş olan mahkeme, bu uyma kararı ile bağlı olup, bozma gereklerine uygun işlem yapmak durumundadır.
Eldeki davada; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirildiğinden bahsedilemez. Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında işaret edilmesine rağmen, hükme esas alınan 06.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda, ilk tesis kadastro paftası ile yenileme kadastro paftasının çakıştırılmadığı ve hava fotoğraflarının denetime elverişli şekilde rapora eklenmediği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında belirtilen hususlara ilişkin olarak, ilk tesis kadastro paftası ile yenileme kadastro paftasının çakıştırıldığı ve hava fotoğraflarının eklendiği, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bozma ilamının gereklerine aykırı şekilde, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 21.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.