YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6793
KARAR NO : 2023/4848
KARAR TARİHİ : 02.10.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/12 E., 2020/8 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen orman kadastrosuna itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 … Orman Kanunu (3116 … Kanun) hükümlerine göre yapılıp 1949 yılında keşinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 … Kanuna göre makiye ayırma işlemi, 01.02.2013 tarihinde 30 gün süre ile ilan edilip eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen, evvelce sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve sınırlaması yapılmış ormanlarda aplikasyon ve 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 3302 … 31.8.1956 Tarihli ve 6831 … Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 … Kanun) ile değişik 2/B madde uygulaması, 1983 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
2.Davacı … İdaresi vekili, 01.03.2013 havale tarihli dava dilekçesi ile; davalı gerçek kişiler miras bırakanı adına kayıtlı olan … ili … ilçesi … köyü 475 ve 501 parsel … taşınmazların 3116 … Kanun’a göre yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde olduğu halde, 2013 yılında 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman kadastro çalışması sonucunda orman sınırı dışında bırakıldığını ancak, eylemli orman niteliğinde olduğunu belirterek, taşınmazların orman sınırı içine alınmasına, tapu kaydının iptaline ve el atmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, tapu iptali tescil davasının tefrikine, orman kadastrosuna itiraz davasının kabulüne, 56 numaralı komisyonun orman sınırı dışına çıkarma işleminin iptaline, taşınmazın orman sınırı içine alınmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2018/5976 E., 2018/5112 K. … bozma ilamı ile; ‘’hükme esas alınan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazların ilk orman tahdit haritasındaki konumu gösterilirken taşınmazların orman tahdidi dışında gösterilmiş ancak rapor içeriğinde taşınmazların bu çalışmada orman sınırları içinde kaldığı belirtilmiştir. Bu çelişki nedeni ile dairenin geri çevirme kararı üzerine hazırlanan ek rapor içeriğinde; çekişmeli taşınmazın her bir orman kadastro çalışmasındaki konumu ile ilgili hiç bir açıklamanın yapılmadığı, her bir çalışmaya ait orman sınır noktalarının yazılı olmadığı, ilk orman tahdit haritasında numaralandırılmış küçük yuvarlak boşlukların ne anlama geldiğinin açıklanmadığı, bu nedenle raporun denetlenemediği anlaşılmadığı, geri çevirme kararı üzerine dosyaya getirtilen belgelerden; çekişmeli taşınmazın bulunduğu … köyünde, çekişmeli taşınmazların da içinde bulunduğu bir kısım taşınmazların “Dedekoru Devlet Ormanı-1” sınırları içindeyken, 2013 yılında 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca düzenlenen 6 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile önce orman sınırı dışına çıkarıldığı; daha sonra 8 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile “Denizgören Özel Ormanı” olarak sınırlandırıldığı; daha sonra 02/01/2013 gün ve 15 numaralı sınır düzeltme tutanağı ile önceki tutanaklar iptal edilerek bu kez ekli listede yazılı- dava konusu taşınmazların da içinde bulunduğu- taşınmazların makiye ayrılmış ve iskanen tevzi edilmiş yerlerden olması sebebiyle orman sınırı dışında bırakılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Ancak sınır düzeltme tutanağı ekinde bu çalışmaya ilişkin bir harita bulunmadığı gibi; uzman bilirkişiler tarafından da gerek asıl; gerekse geri çevirme kararı sonrasında düzenlenen ek raporda çekişmeli taşınmazların, bu çalışmaların her birine ait birbiri üzerine çakıştırılmış haritalardaki konumunun ayrı ayrı gösterilmediği..’’ gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 341 ada 170(eski 475)nolu ve 341 ada 187 (eski 501) nolu parsellerin kültür arazisi haline getirilmemiş maki alanı olduğu 1948 yılından beri kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan orman sayılan yer olduğu dava konusu 475 ve 501 nolu parseller olan taşınmazların, 6831,3302 … yasalara göre orman sayılan yer olduğunu, memleket haritaları ve hava fotoğrafları üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre 1943 yılından 1997 yılına kadar çalılık olan maki sahası olduğu, 1997 yılından sonra orman ağaçları ile kaplı alan haline geldiğini ve halen de eylemli orman olduğu, Hukuk Genel Kurulu’nun 27.02.2002 tarih, 2002/1-19/97 … kararına göre orman sayılan yer olarak tespitinin uygun olduğunu, 341 ada 170 (eski 475) nolu parselin15524,55 m2 yüzölçümündeki alanının tamamının ve 341 ada 187 (eski 501) nolu parselin 8792,80 m2 yüzölçümündeki alanının tamamının öncesi maki alanı olan, maki alanı olarak dağıtılan ve kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde ve orman sayılan alanda kalan, orman sayılan yer olduğu, orman içi açıklığı, yaylak ya da kışlak olmadığı gerekçesiyle;
1-Davacı …’nün açtığı orman kadastrosu tespitine itiraz davasının kabulüne,
2-Dava konusu … ili … ilçesi … Köyü, Kestanepınarı Mevkii, 475 parsel … taşınmazın ve Sivritepe Mevkii 501 parsel … taşınmazın 56 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca taşınmazların tamamının orman dışına çıkartılmasına ilişkin orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının iptali ile dava konusu … ili … ilçesi … köyü, Kestanepınarı mevkii, 475 parsel … taşınmazın ve Sivritepe mevkii 501 parsel … taşınmazın tamamının Devlet ormanı sınırları içine alınmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı gerçek kişiler vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, vekil edenlerinin murisi tarafından satın alınmak sureti ile ile yıllardır kullanılan taşınmazların orman olmadığını, 501 … parsel ile ilgili daha önce davacı idare tarafından tapu iptal ve tescil davası açıldığını, açılan davanın reddine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, vekil edenlerinin murisi tarafından satın alınan taşınmazlar üzerinde orman olduğuna dair şerh veya bilgi bulunmadığını, taşınmazların bulunduğu bölgeden Gebze-… Otoyolu geçtiğini, kısmen kamulaştırma işlemi yapıldığını, orman vasfında korunmaya değer ağacın taşınmaz üzerinde kalmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, orman kadastrosu tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 … Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 … Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 … Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 … Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı gerçek kişiler vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL’nin hükmü temyiz eden davalılardan alınmasına,
1086 … Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.