YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6849
KARAR NO : 2023/324
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/16 E., 2020/523 K.
KARAR : İstinaf Talebinin Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Zilyetliğin Terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucu, … ili … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 14136 ada 8 parsel sayılı taşınmaz, tapu kaydının beyanlar hanesine, davalı …’ın kullanımında bulunduğu şerhi verilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanında; taşınmazın üzerindeki davalı adına yapılan zilyetlik tescilinin iptali ile zilyetliğin Hazineye iadesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararı ile, davacının dava sonucunda kendi adına herhangi bir talebinin bulunmadığı, zilyetlik kaydının kendi adına tescilini talep etmemekle zilyedliğin Hazineye iaedesini talep ettiği, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararın bulunmadığı, hukuki yararın bir dava şartı olduğu ve davanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi’nin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhtesadın vekil edeni olan davacıya ait olduğunun mahkeme kararıyla sabit olduğunu, taşınmazın davalı ile bir ilgisinin bulunmadığı, kadastro tespit çalışmalarında taşınmazın sehven davalı adına tespit edildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacı yanın dava dilekçesinde, aşamalarda ve istinaf dilekçesinde dahi kendi adına kullanıcı şerhi verilmesi talebinin bulunmadığı, zaten Hazine adına tescilli olan taşınmazın Hazine adına tescilini ve zilyetliğin Hazine’ye iadesini istediği ve 17.09.2019 tarihli celse alınan beyanında da başka bir taleplerinin bulunmadığını bildirdiği, hakimin taleple bağlı olup, tarafların isteklerinden fazlasına hükmedemeyeceği, kendi adına hak talebi bulunmadığını ısrarla bildiren davacı yanın bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, buna göre davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı lehine tesis edilen zilyetlik şerhinin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun Ek 4 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.