YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6918
KARAR NO : 2022/9917
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro tespitine itiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili ve davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, 25.04.2013 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …., ilçesi …..,köyünde bulunan bir adet taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacılar yararına oluştuğunu iddia ederek Türk Medeni Kanun’un 713. maddesi hükmüne göre davacılar adına tescilini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 22.10.2014 tarihli bilirkişi raporlarına ekli krokide (A) harfi ile gösterilen toplam 29.096,45 m² miktarındaki alanın … ilçesi, …mahallesi, son ada ve parsel numarası ile davacılar adına 1/4 er hisseli olarak tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve … Belediye Başkanlığı vekilleri tarafından temyizi üzerine , Yargıtay( Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 25.09.2018 tarihili, 2016/9573 Esas, 2018/5925 Karar sayılı ilamı ile “5216 sayılı Kanun hükümleri ve 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince, … Belediyesinin sınırları içinde yer aldığı … Büyükşehir Belediye Başkanlığının huzuruyla davanın görülmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, bunun yanı sıra mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, mahkemece öncelikli olarak … Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra imar çalışması yapılmış ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosya içine alınması, yörede 1940 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu. 26.05.1987 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, çekişmeli taşınmaza komşu parsellere ilişkin kadastro tutanak örnekleri ile dayanakları ve tapu kayıtları ile 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılan yenileme kadastrosuna dair paftaların dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, tüm tahdit tutanakları ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, yeniden yapılacak keşif ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespit edilmesi, orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde ise davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılması gereğine” değinilerek bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrasında dava, dava konusu taşınmaz hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, aktarılan dava dosyası ile çekişmeli taşınmaz tutanakları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda; davalı … Belediye Başkanlığına yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Maliye Hazinesine ve Orman İdaresine yöneltilen davanın kısmen kabulüne, … ili … ilçesi …Mahallesinde bulunan 251 ada 35 parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile;
a) 09.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda B harfi ile yeşil renkte gösterilen 780,00 m2 yüzölçümlü alanın 251 ada 35 parsel adı altında Orman vasfı ile Maliye Hazine adına tapuya tespit ve tesciline
b) 09.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda A harfi ile sarı renkte gösterilen 1.882,94 m2 yüzölçümlü alanın aynı adayı takip eden yeni bir parsel numarası altına … mirasçıları adına miras payları oranında,tapuya tespit ve tesciline,
c) 09.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda C harfi ile sarı renkte gösterilen 27.925,70 m2 yüzölçümlü alanın aynı adayı takip eden yeni bir parsel numarası altında … mirasçıları adına miras payları oranında, tapuya tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … Yönetimi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki, bozmaya uyulmakla tarafların leh ve aleyhine usuli kazanılmış hak doğar. Ayrıca, mahkemece bozma kapsamı çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurma yükümlülüğü ortaya çıkar. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Genel mahkemelerde açılan tescil davası devam ederken bölgede kadastro çalışması yapılması neticesinde dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle dava dosyası kadastro mahkemesine devredilmiş olup davada 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi şartları mevcuttur. Mahkemece, 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibi re’sen belirlenecek, davada taraf olmayanlar adına dahi tescile karar verilebilecektir. Dava konusu taşınmazın kadastro tesbit tutanağı 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi uyarınca gerçek hak sahibi belirlenerek doldurulmalıdır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 5., 26., 27. ve 30/2. maddelerinde, kadastro tesbit tarihinden önce dava konusu olan taşınmaz hakkında ne gibi işlem yapılacağı gösterilmiştir. 3402 sayılı Kanun’un 27., 28. ve 29. maddeleri gereğince yargılamaya devamla, tesbit tutanağında yazılı hak sahiplerinin 3402 sayılı Kanun’un 30/2. maddesi gereğince gösterecekleri delillerle mahkemece re’sen lüzum görülen diğer deliller de toplanıp dava konusu taşınmazın gerçek hak sahibi ya da sahipleri adına tesbit ve tapuya tesciline karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davalı taşınmazın bulunduğu … Belediye Başkanlığı, … Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Hazine ve Orman İdaresinin davada taraf olması gerektiğinden Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıkça değinilmesine rağmen … Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi için davacıya süre ve imkan tanınmak suretiyle taraf teşkili sağlanmaması, bunun yanı sıra davada taraf olarak yer alan … Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Diğer yandan Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında; yörede 1940 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu, 26.05.1987 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, çekişmeli taşınmaza komşu parsellere ilişkin kadastro tutanak örnekleri ile dayanakları ve tapu kayıtları ile 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılan yenileme kadastrosuna dair paftaların dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, tüm tahdit tutanakları ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, yeniden yapılacak keşif ile taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespit edilmesinin gerektiği açıklanmasına rağmen mahkemece 1940 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği getirtilmemiş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 1942 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın A ve C harfleri ile gösterilen kısımlarının açık, B harfi ile gösterilen kısmının orman sayılan alanda kaldığı, 1958 tarihli memleket haritasında ise A ve B harfleri ile gösterilen kısımlarının açık, C harfi ile gösterilen kısmının kısmen çalılık, kısmen ağaçlık alanda kaldığı belirtilmiş olmasına rağmen memleket haritaları ile hava fotoğrafları arasındaki çelişkinin sebebi açıklanmamış, 1961, 1969, 1992 ve 2006 yıllarına ilişkin hava fotoğraflarında taşınmaz sadece gösterilmekle yetinilmiş, niteliği hakkında değerlendirme yapılmamıştır. Denetime elverişsiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bunun yanı sıra, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlar hakkında benzer nitelikte açılmış dava olup olmadığı hususunda dosya kapsamında bilgi bulunmadığının parsel sorgu ve UYAP üzerinden yapılan kontrolde, taşınmazın bitişik komşusu olan 251 ada 34, 37 ve 65 parsel sayılı taşınmazların da davalı olduğu tespit edilmiştir.
Eldeki dosya kapsamında mahkemece yapılan keşif ve yargılama esnasında ise bahsi geçen dava dosyaları nazara alınmadığı gibi çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlar hakkında benzer nitelikte açılmış başkaca dava olup olmadığı araştırılarak bunlara ilişkin dava dosyalarının getirtilerek değerlendirilmesi gerekirken mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma da yapılmamıştır. Bu haliyle mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli görülmemiştir.
O halde Mahkemece bozma kararına uyulduğuna göre, bozma ilamında ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere öncelikle, davacıya davasını … Büyükşehir Belediye Başkanlığına yöneltmesi için süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkili sağlandığında delilleri sorulup saptanmalı, bildirildiği taktirde delilleri toplanmalı daha sonra yöreye 1940 yılında 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastros, 26.05.1987 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği, amenajman planı, komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi uyarınca yapıldığı anlaşılan yenileme kadastrosuna dair paftaların dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalıdır.
Daha sonra hava fotoğrafları ve memleket haritaları çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanun’lar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır.
Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraat bilirkişisinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanun’un 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanun’un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, belirtilen hususlar gözardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekili ve davalı … İdaresi vekilinin hükme yönelik temyiz itirazlarının kabulüyle, usul ve Kanuna uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,