YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7011
KARAR NO : 2022/8243
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Uygulama Kadastrosu
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; Mahkemece “çekişmeli taşınmazın uygulama kadastrosuna ait ölçü krokisi, tesis ve uygulama kadastrosuna ait hesap cetvelleri,ölçü cetvelleri ve ortofoto getirtilmeden ve taşınmazın sınırındaki yolların tesis kadastrosu sırasında zeminde nerede bulunduğunu göstermeyen; tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasını ortofoto üzerinde çakıştırmayan yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine; çekişmeli eski 2381 yeni 140 ada 33 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu komisyon tutanağı gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından esasa; davalı vekili tarafından ise vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Bozma ilamına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur, bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve doğru olarak yerine getirilmesi zorunlu bulunmaktadır. Bozma ilamında fen bilirkişisinden,taşınmazın sınırındaki yolların tesis kadastrosu sırasında zeminde nerede bulunduğunu gösteren rapor düzenlenmesi istendiği ve tesis kadastrosu tarihi 1965 olduğu halde; uyuşmazlığı çözmeye elverişli olmayan 1984 tarihli hava fotoğrafı incelenmiş; ayrıca raporda, taşınmazın sınırındaki yolların 1965 yılında yapılan tesis kadastro sırasında nereden geçtiği tartışılıp değerlendirilmemiş ve korki üzerinde ayrıca ve açıkça gösterilmemiş olduğu gibi taşınmaz başında yapılan keşifte de; zemindeki bu yolların tesis kadastro tespitinde nereden geçtiği, bozma öncesi yapılan keşifte alınan bir kısım beyanlarda belirtildiği gibi, tesis kadastrosu yapıldıktan sonraki dönemde, davaya konu taşınmaz içerisinden yol geçirilip geçirilmediği hususlarında hiç bir bilirkişi ve tanık beyanına başvurulmamış; tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftası arasında krokide görülen şekil ve çizim farklılıklarının hangi nedenden kaynaklandığı açıklanmamıştır. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Hal böyle olunca, öncelikle tesis kadastrosunun yapıldığı 1965 tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarının getirtilerek dosya arasına konulması, daha sonra 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu ve yerel bilirkişiler ile birlikte mahallinde yöntemine uygun bir keşif yapılarak, öncelikle yerel bilirkişi ve tanıklardan, bozma öncesinde yapılan 09.11.2015 tarihli keşifte alınan beyanlarda belirtildiği gibi, tesis kadastrosu yapıldıktan sonraki dönemde, davaya konu taşınmaz içerisinden yol geçirilip geçirilmediği, geçirilmiş ise neresi olduğu sorulmalı uzman bilirkişilerden hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda harita ve rapor düzenlemeleri ve düzenlenecek raporda, tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftası arasında, krokide görülen şekil ve çizim farklılıklarının hangi nedenden kaynaklandığının özellikle tartışılıp değerlendirilmesi ve açıklanması istenmeli; bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 19.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.