Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/710 E. 2022/10262 K. 14.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/710
KARAR NO : 2022/10262
KARAR TARİHİ : 14.12.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf Üyeliğinin Ve Prim Miktarının Tespiti İstemli
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında … Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş olup, iş bu kararın Dairemizce bozulması üzerine ise davanın kabulüne karar verilmiş bu kez davalı vekilince tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde; davacı …’ın Türkiye İş Bankası A.Ş.’de güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığı 15.07.1982 ile emekli olduğu 31.08.2002 tarihleri arası davalı Vakfa üyeliğinin ve prim borcunun tespiti istenmiş, İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile davacının 15.07.1982-31.08.2002 tarihleri arasında davalı Vakfın doğal üyesi olduğu ve davalı Vakfa ödemesi gereken prim aslının 1.661,20 TL ve işlemiş faiz tutarının 5.339,01 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın kabulüne dair İlk Derece Mahkemesince verilen karar, davalı Vakıf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının emekli olduğu tarihten itibaren dava açma tarihine kadar zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine ise Dairemizce, somut uyuşmazlıkla zamanaşımı süresinin geçmediği, işin esasının incelenmesi gereğine değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinde bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davanın İlk Derece Mahkemesi hükmünde olduğu şekli ile kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Vakıf vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı Vakıf senedinde 2005 yılında yapılan değişiklik sonucu davacının Vakıf üyesi olduğu ile davalı Vakfa ödemesi gereken prim miktarının tespiti istemine ilişkindir.
Vakıf hukukunda aslolan yürürlükte bulunan vakıf senedi ile buna göre yapılan düzenlemelerin tüm üyelerine doğru ve eşit biçimde uygulanmasıdır. Yürürlükte bulunan, değiştirilmedikçe vakfı ve vakıf üyelerini bağlayan mevcut vakıf senedi ile vakıf senedine istinaden düzenlenen Yönetmelik hükümlerine göre somut uyuşmazlık çözümlenmelidir.
Dava konusu vakfa ait yönetmelikte yapılan değişiklik ile davacı gibi daha önce vakfa üyelik hakkı tanınmayanlara üyelik hakkı tanınmış bunun içinde belirlenen süre içerisinde vakfa yazılı müracaat şartı getirilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu vakfın 30.09.2005 tarihli olağan genel kurulunda kabul edilip 01.10.2005 tarihinde yürürlüğe giren Munzam Sosyal Güvenlik Hakları Yönetmeliğine eklenen geçici 3. madde ile, Türkiye İş Bankası A.Ş.de koruma ve güvenlik görevlisi olarak süreli sözleşmeli çalışmış ve 01.10.2005 tarihinden önce emekli olmak üzere Bankadaki görevinden ayrılmış ve Türkiye İş Bankası A.Ş. Mensupları Emekli Sandığı Vakfından yaşlılık, malullük aylığı veya sürekli işgöremezlik geliri bağlanmış olanlara, 30.12.2005 tarihine kadar yazılı talepte bulunmak ve gereklerini tam olarak yerine getirerek yapacakları borçlanma nedeni ile tespit edilen aidatlarının tamamını 30.12.2005 tarihine kadar ödenmesi halinde vakıftan emeklilik aylığı bağlanabileceği düzenlenmiştir.
Buna göre, davacının 30.12.2005 tarihine kadar vakfa yazılı müracaatı olup olmadığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılamadığından, yönetmelikte yapılan değişiklikten davacının haberdar olup olmadığı ve 30.12.2005 tarihine kadar vakfa yazılı müracaatı olup olmadığı hususları üzerinde durularak eğer davacının Yönetmeliğe eklenen geçici 3. madde ile vakfa üyelik hakkı tanınması ve yazılı müracaat şartından haberdar olduğu ve 30.12.2005 tarihine kadar vakfa yazılı müracaatta bulunduğunun anlaşılması halinde yönetmelikte düzenlenen sürenin hak düşürücü süre olmadığı da dikkate alınarak şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmesi, aksi durumda yani davacının 30.12.2005 tarihinden önce vakfa yazılı olarak müracaat etmediğinin anlaşılması halinde ise, davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Vakıf vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, dosyanın … Bölge Adliye Mahkemesi (4.) Hukuk Dairesine gönderilmesine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 14.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.