Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7264 E. 2023/6798 K. 26.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7264
KARAR NO : 2023/6798
KARAR TARİHİ : 26.12.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı … vekili ile dahili davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 … Kadastro Kanunu’nun Ek-4 üncü maddesi uyarınca 2018 yılında yapılan kullanım kadastrosu çalışmaları sırasında, … İli, … İlçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 203 ada 7 parsel … 2162,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 … Orman Kanunu’nun (6831 … Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın 1981 yılından beri …’ın kullanımında olduğu ve parsel üzerindeki fındık ağaçlarının …’a ait olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edilmiş, 203 ada 10 parsel … 1.889,52 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine 6831 … Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmazın 1981 yılından beri …’ın kullanımında olduğu ve parsel üzerindeki fındık ağaçlarının …’a ait olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edilmiştir.

2. Davacılar dava dilekçesinde; … ili … ilçesi … Mahallesinde bulunan dava konusu 203 ada 7 ve 10 parsel … taşınmazların öz babaları …’a ait olduğunu ve babalarının vefatından sonra dava konusu taşınmazların mirasçıları olan …, … …, …, … ve …’a kaldığını, ancak 2/b kadastro tespiti sırasında davalı … adına yazıldığını, kendilerinin zilyetliğinde bulunan bu taşınmazların davalı adına yapılan tespitin iptali ile veraset ilamındaki payları oranınca adlarına tespit yapılmasını istemişlerdir.

II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; Davalının … köyünde oturduğunu ancak kendisi adına gönderilen tebligatların muhtara verildiğini, davacıların açmış olduğu … bu davanın yasal süresinde açılmadığı, dava konusu parsellerin zilyetliğinin kadastro çalışması sırasında davalı adına yapıldığını, davacılardan …’ın davalının eşi olduğunu, …’ın davalı ve çocukları ile konuşmadığını, davacı …’ın davalıdan ve çocuklarından mal kaçırmak için tüm mal varlığını da diğer davacılar ve yakınları üzerine yaptığını, … bu davada kötü niyetli ve bu sebepten açıldığını, davacıların babası …’ın 22 yıl önce vefat ettiğini, davalının 44 yıldır bahsi geçen arazinin bulunduğu köyde yaşadığını, dava konusu taşınmazlar bakımsız ve terk edilmiş, çalılık ve dikenlikten oluşan araziler iken davalı tarafından çalılık ve dikenlikten temizlenmek suretiyle üzerine fındık ağaçları dikilerek ihya edildiğini ve arazinin canlandırıldığını, dava konusu yerlerin tamamının davalı tarafından nizasız ve fasılasız olarak fındıklık olarak kullanılmakta olduğunu, zilyetliğinin tamamen davalıya ait olduğunu, tüm köy halkı tarafından da bu durumun bilindiğini, davacıların iddia ettiği gibi babaları …’ın bu yerlerle alakası ya da zilyetliğinin bulunmadığını açıklayarak, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Dahili davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; yasal ve hak düşürücü sürede davanın açılmamış olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davada Hazineye husumet yöneltilemeyeceğini, 26.04.2012 tarih ve 28275 … Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6292 … Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanunun Tanımlar başlıklı 2 nci ve 6 ncı madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere Kanun kapsamında hak sahiplerini belirlenmesi yetki ve görevinin Kadastro Müdürlüklerine ait olduğunu, Milli Emlak Müdürlüğünün görevinin Kadastro Müdürlüklerince söz konusu Kanun’un 2 nci maddesinin (ç) ve (e) bendince hak sahipleri belirlenen taşınmazları başvuruda bulunan hak sahiplerine Kanununda belirlenen usullere uygun olarak satışını gerçekleştirmekten ibaret olduğunu, hak sahipliğinin belirlenmesi konusunda İdarece yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların … döneminde tütün ekilerek kullanıldığı, …’ tan sonra oğlu olan davacı … ve eşi davalı … tarafından kullanılmaya devam edildiği, fındık ocaklarının davalı … ve Mehmet tarafından dikildiği bu hali ile dava konusu her iki taşınmazın …’tan intikal eden taşınmazlar olduğu, her ne kadar davalı tanığı … … tarafından davacı … ile davalı … tarafından diğer hissedarların hisselerinin bedeli ödenmek suretiyle satın alındığı belirtilmiş ise de dinlenen diğer tanıklar, kadastro tutanak tanıkları ve mahalli bilirkişi beyanları ile bu durumun doğrulanamadığı ve bu husustaki davalı tanığı … …’ ın beyanına itibar edilmeyeceği, davalı …’ ın dava konusu taşınmazları eşi olan davacı … ile birlikte kullanımının muris …’a ait olduğu bilinerek tereke adına olduğu, … mirasçıları arasında ölümünden sonra yapılmış usulüne uygun bir taksim olmadığı gibi … tarafından sağlığında yapılan taksim gayesi güden bir bağış yada satış işleminin de bulunmadığı, dava konusu taşınmazlarda mirasçılar arasında kazandırıcı zaman aşımı yolu ile mülkiyet iktisabı koşulları da oluşmayacağından dava konusu taşınmazlarda …’ın tüm mirasçılarının da hak sahibi olduğu gibi taşınmazların son 10-15 yıldır zilyedinin de davalı … olduğu ve yine …’ ın imar ihya içerir fındık bahçesi niteliği ile söz konusu kullanımının … terekesi adına olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve dava konusu … İli, … İlçesi, … Mahallesi, İnişdibi Mevkii 203 ada 10 parsel ile 203 ada 7 parsel … taşınmazların tespit gibi Hazine adına tarla vasfıyla tesciline, 203 ada 10 parsel ile 203 ada 7 parsel … taşınmazların, önceki haliyle malik kayıtları … adına kalmak suretiyle beyanlar hanelerindeki “1981 yılından beri … kızı … kullanımındadır ve parsel üzerindeki fındık ağaçları adı geçene aittir” şeklindeki şerhlerin iptali ile beyanlar hanesine “1981 yılından beri; … T.C kimlik numaralı muris …’ın, 20.03.1997 tarihinde ölümü ile miras meselesi 5 pay olarak kabul edilerek 1 er pay olarak mirasçıları, …, … …, …, …, …’in kullanımındadır, üzerindeki fındık ağaçları adı geçenlere aittir.” şerhlerinin düşülmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili ile dahili davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı davalı … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacı … ile davalı müvekkili …’ın karı koca olduğunu, diğer davacıların da …’ın kardeşi olduğunu, davacı … ve …’ın 20 yıla yakın süredir aynı evin içinde ayrı yaşadığını, bu süreçte davacı …’ın müvekkili aleyhine boşanma davaları açtığını ve davaların reddolduğunu, davacı …’ın kardeşleriyle bir olarak sırf müvekkili …’ı zor durumda bırakmak için bu davayı açtığını, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişiler ve hatta davacının tanıklarının da bu hususu teyit ettiğini, davanın aile mahkemesi görevi alanına ait olduğunu, davacı … ve kardeşlerinin dava konusu yerle hiçbir ilgisi olmadığını, … eşi davalı ile arasında olan husumet nedeniyle tüm malvarlığını kardeşlerinin üzerine geçirdiğini, davacıların babası …’ın 22 yıl önce vefat ettiğini, müvekkilinin ise 44 yıldır bu köyde yaşamakta olduğunu, dava konusu taşınmazların bakımsız ve terk edilmiş çalılık iken davalı tarafından temizlenmek ve fındık ağaçları dikilmek suretiyle ihya edildiğini, dava konusu yerde uzun zamana dayanan emek ve mesaisi olduğunu, yasanın aramış olduğu araziyi ihya etme koşulunu sağlayan ve oradaki çalılıkları kaldırıp fındık ağaçları dikerek araziyi ihya edenin bizzat müvekkili olduğunu, keşif esnasında dinlenen tanıklar ve mahalli bilirkişilerin de bu hususu doğruladığını, müvekkilinin söz konusu araziyi imar ve ihya ettiğini, fındıklık haline getirdiğini, davacıların ise … dışında burayla hiçbir ilgi ve alakasının olmadığını, verilen karar ile müvekkilinin 40 yıllık emek ve mesaisinin gasp edildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

2. Dahili davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemece yetersiz bilirkişi raporu ve eksik inceleme kararı verildiğini, kararın usul ve kanuna uygun olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle; davalı … vekilinin ve dahili davalı … vekilinin istinaf taleplerinin 6100 … HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereği ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 … Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 … Kanun, 6831 … Kanun

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 … Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı … vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 … Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL’nin temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.