YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7650
KARAR NO : 2023/1857
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1262 E., 2020/1593 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucu, Sinop ili Merkez ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 9 parsel sayılı 29.272,35 metrekare yüz ölçümlü olarak, dava dışı kişiler ve davacılar adına 3/45 ve 2/45 hisselerle tespit ve tescil edildikten sonra, 15.01.2016 tarihinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi ile yüzölçümünün 27.985,99 metrekare olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.
2. Davacılar … ve … vekili dava dilekçesiyle; Sinop ili Merkez ilçesi … Köyü 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 15.01.2016 tarihli düzeltme kararı sonrasında oluşan ve ilk tesis kadastrosundan fazla olan kısmının tespiti ile tespit edilen bu kısmın ifraz edilerek köy tüzel kişiliği yada Hazine adına tapuda tesciline karar verilmesi istemiyle Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmıştır.
3. Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, 17.01.2018 tarih ve 2016/490 Esas, 2018/26 Karar sayılı kararla, dava konusu Sinop ili Merkez ilçe … Köyü 101 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak 3402 sayılı Kanun’un 1. maddesi uyarınca yapılan 15.01.2016 tarihli düzeltme işlemine yönelik karara ilişkin bilgi ve belgelerin davacı …’e 29.03.2016, diğer davacı …’e 04.04.2016 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise, yasada öngörülen 30 günlük süre geçtikten sonra olmak üzere 16.05.2016 tarihinde açıldığı, bu nedenle davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden reddi ile mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve bu karar uyarınca dava dosyası Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece (Sinop 1. Asliye Hukuk) Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 03.02.2020 tarihli ve 2018/349 Esas 2020/49 Karar sayılı kararı ile, kadastro tespitine itiraz davalarında husumetin, davacıya ait taşınmazın aleyhine bir değişiklik ve tespite neden olan komşu parsel maliklerine yöneltilmesi gerektiği, davacının ise aleyhine değil lehine bir değişiklik nedeniyle dava açtığı, davacının köy tüzel kişiliği ya da Hazine adına dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; vekil edenleri olan davacıların hissedar oldukları 101 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 25.350,00 m2 olan tapu kaydındaki miktarının düzeltme kadastrosu neticesinde 3922 m2 artarak 29.272,00 m2’ye çıktığını, vekil edenlerinin normal olması mümkün olmayan bu artışın, hissedarları oldukları taşınmaza eklenmemesi, köy tüzel kişiliği ya da hazine adına tapuda kaydedilmesi gerektiğinden bahisle davacı olduklarını, davacıların hissedarı oldukları taşınmazı yaklaşık 40 yıldır fiilen ve diğer hissedarlarında muvafakati ile etrafını duvarla çevirmek suretiyle hisselerine düşen 2.815,00 m2’lik kısmını otel ve restoran şeklinde kullandıklarını, taşınmaz üzerinde resmi olmasa da fiili ve rızai bir taksimat söz konusu olduğunu, tüm kayıt maliklerinin davada yer alması gerekmesi halinin ise usul ekonomisi bakımından da uygun olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, davacıların tapuda lehlerine yapıldığını iddia ettikleri bir hata nedeniyle, köy tüzel kişiliği veya hazinenin talep edebileceği bir hususta dava açmalarına, davacıların köy tüzel kişiliği veya hazine adına tapu iptal ve tescil davası açma yetkisinin bulunmamasına göre davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazdaki yüzölçümü artışının vekil edenleri olan davacıların hissedar oldukları taşınmaza değil, kamuya kazandırılması gerektiğini, davacıların hissedarı oldukları taşınmazı yaklaşık 40 yıldır fiilen ve diğer hissedarlarında muvafakati ile etrafını duvarla çevirmek suretiyle hisselerine düşen 2.815,00 m2lik kısmını otel ve restoran şeklinde kullandıklarını, dava konusu taşınmazın hissedarının uygulama sırasında bilirkişi olarak tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken usulden reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu belirterek, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un
41 inci maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.03.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.