Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7686 E. 2022/9116 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7686
KARAR NO : 2022/9116
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Geçici 8. Madde Kapsamında Yapılan Kadastro Tespitine İtiraz
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında … Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro sırasında, … ili …., ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 1027 parsel sayılı 503,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın imar – ihya edilmediği gibi davalı taraf yararına iktisap koşullarının da gerçekleşmediğini ileri sürerek dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hükmün davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, bu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu ve davalının zilyetliğinde olduğu bu gerekçe ile davalı lehine zilyetlikle kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusu da benzer gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş ise de, verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmemektedir.
Belirtmek gerekir ki, bir taşınmazın zilyetlik yoluyla kazanılabilmesi için, öncelikle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olması, bundan sonra da 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddeleri uyarınca, emek ve para harcanmak suretiyle imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunludur. Somut olayda çekişmeli taşınmazın taşlık olarak tescil harici bırakıldığı ve bu haliyle imar ihya gerektiren yerlerden olduğu sabittir. Dosya kapsamında ziraatçı bilirkişi tarafından hazırlanan raporda taşınmazın taşlı ve kayalık yapıda olduğu belirtilmiş, bu durum jeodezi bilirkişi raporu ve ekli fotoğraflar ile de tevsik edilmiştir. Şu halde taşınmaz üzerinde herhangi bir tarımsal faaliyette bulunulmadığı ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşılmakta olup, bu durum karşısında, dava konusu taşınmaz üzerinde, davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerinde, davalı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı dikkate alınarak, davanın kabulü ile taşınmaz üzerindeki evin davalıya ait olduğunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile ret kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacı Hazine vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 07.12.2020 tarih ve 2019/2409 Esas, 2020/1137 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.