Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7788 E. 2022/8703 K. 01.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7788
KARAR NO : 2022/8703
KARAR TARİHİ : 01.11.2022

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Tokat Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan kabulüne, yeniden hüküm tesisi ile taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş olup, bu kez davalı … vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ….,İli Pazar İlçesi…..,Köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 1 parsel sayılı 2.414,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak tarla vasfıyla davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine vekili, bölgede 766 sayılı Kanun’a göre yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın orman olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığını, 6831 sayılı Kanun’a göre yapılan orman tahdidinde her ne kadar orman sınırları dışında bırakılmışsa da, bu tarihten önceki zilyetliğe değer verilemeyeceğini belirterek; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle taşınmazın Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hükme karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu kez davalı … vekili tarafından Samsun Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; taşınmazın üç tarafını çevreleyen orman parselinden net bir biçimde ayrıldığı, güney doğusundaki taşınmazların da tarım arazilerinden oluştuğu, bu taşınmazlar ile sınırının bulunduğu bu söz konusu komşu tarım arazilerini kapsayan ve bir parçası olarak belirtilen ada içinde yer aldığı son 4-5 yıldır kullanılmamasının iradi terk sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı Hazine vekilinin hükmü istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; taşınmazın 4 yönden 101 ada 1 nolu orman parseli ile çevrili olduğu, komşu 123 ada 2 parsele komşu olan küçük bir kısmının hava fotoğrafları ve memleket haritasına göre orman ağaçlarıyla kaplı olduğu, bu haliyle orman içi açıklık sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ve bu keşif üzerine jeodezi ve fotoğrametri yüksek mühendisi ile orman yüksek mühendisi tarafından müşterek olarak verilen harita ve raporda; taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafı da dahil olmak üzere tüm hava fotoğraflarında açık alanda kaldığı, orman ve orman sayılan yerlerden olmadığı, orman içi açıklık ya da boşluk olmadığı, ormanın devamı niteliğinde olmadığı, orman bütünlüğünün bozmadığı, eğiminin %5-8 olup eğim topoğrafik yapı, bitki örtüsü açısından ormandan net bir şekilde ayrıldığının bildirildiği; rapor ekinde en eski 1961 tarihli hava fotoğrafı ile 1972 ve 2007 tarihli hava fotoğrafları ve bu hava fotoğraflarına dayalı olarak düzenlenen 1965, 1978, 2009 tarihli memleket haritaları üzerinde ölçekleri eşitlenerek kadastro paftasının çakıştırılmak suretiyle düzenlenen haritalar üzerinde çıplak gözle dahi dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ve geniş bir şekilde çevresinin açık alanda kaldığı, komşu 123 ada ve 122 adada ki diğer taşınmazlarla bütünlük oluşturduğunun görüldüğü; 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesine dayalı olarak yapılan kadastro çalışmasında da komşu 123 ada 2 parselle ve devamında diğer 123 ve 122 adadaki diğer parsellerle bağı kesilmeyecek şekilde tespitinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Diğer yandan dava konusu taşınmaza komşu 122 ada 2, 4, 6, 7 ve 123 ada 2, 3, 5, parsel sayılı kişiler adına tespit gören taşınmazlar hakkında Hazine tarafından aynı iddia ve sebeplerle dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair verilen kararlara karşı Hazine tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedildiği görülmüş; Hazinenin temyizi üzerine Dairemizce aynı gün yapılan temyiz incelemesi sonucunda da hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; dava konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın evveliyatından beri orman olmadığı, yapılan keşif ve alınan raporlara göre de orman içi açıklık ya da boşluk olarak değerlendirilemeyeceği, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddeleri uyarınca davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/1202 Esas, 2020/1304 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, istek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 01.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.