Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7823 E. 2021/9605 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7823
KARAR NO : 2021/9605
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu Kayıtlarının Tevhidi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İstanbul Kadastro Mahkemesi’nin 24.10.2019 tarihli ve 2014/74 Esas, 2019/162 Karar sayılı kararıyla mahkemenin görevsizliği sebebi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, 6831 sayılı Kanun’un 52. maddesi gereğince ifraz edilen özel orman niteliğindeki parsellerin tevhidini istemiş olup, Mahkemece çekişmeli parsellerin kadastro tutanaklarının 1953 yılında kesinleştiği ve davaya bakmakla genel mahkemelerin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, görevsizlik kararının davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve bu işbu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/(1)-a.3 bendinde “mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması halinde bölge adliye mahkemesinin, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar vereceği” belirtilmiş, aynı Kanun’un 362/(1)-c bendinde ise; yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek için verilen kararlar ile merci tayinine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir.
Anılan yasa maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, 6100 sayılı HMK’ de bölge adliye mahkemesine, dosyayı asıl yetkili ve görevli mahkemeye gönderebilme yetkisini de taşıyan görev ve yetki ile ilgili kesin karar verme ve görev ve yetki hususunda uyuşmazlık çıkması halinde ise bu uyuşmazlığı kesin olarak çözme yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, kanunda görev ve yetki hususunun en geç bölge adliye mahkemesi kararıyla çözümlenmesi sisteminin benimsendiği açıkça görüldüğünden, görev ve yetki hususunu inceleyen bölge adliye mahkemesi kararına karşı özellikle 362/(1)-c bendi hükmü de gözetildiğinde temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmalıdır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; genel mahkemece verilen görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş ve bölge adliye mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin göreve ilişkin kararını istinaf başvurusu üzerine inceleyen Bölge Adliye Mahkemesi kararı kesin nitelikte olup, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması mümkün olmadığından, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nin 362/(1)-c maddesi gereğince REDDİNE, 28.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.