Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/7933 E. 2023/2309 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7933
KARAR NO : 2023/2309
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/106 E., 2021/194 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2015/63 E., 2020/13 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Davacılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında; … ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 30, 44, 53, 64 ve 91, 114 ada 10, 40 ve 14, 132 ada 2 ve 4, 115 ada 9, 124 ada 10, 115 ada 19 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğu belirilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespitleri yapılmıştır.

2.Davacılar … ve … vekili Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı el atmanın önlenmesi istemli dava dilekçesinde; sınırlarını belirttikleri 13 parça taşınmazın davalıların murisi …’ün tasarruf ve zilyetliği altında iken ölümüyle kendilerine kaldığını, murisin hayatta iken örf ve adet gereği sözlü anlaşma ile icar karşılığında ekmesi için davalıya verdiğini, bir süre sonra davalının sözleşmeye uymayarak taşınmazları sahiplenmeye başladığını, davacılar tarafından öncesinde Zara Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/115 Esas sayılı dosyasıyla yine aynı nedenlere dayalı olarak açtıkları takip edilmediği için açılmamış sayılmasına karar verilen davada davalı taşınmazları satın aldığını savunarak yazılı satış sözleşmesine dayanmışsa da sunduğu satış senedindeki imzanın murislerine ait olmadığını, imzanın sahte olduğunun imza incelemesi ile ortaya çıkacağını öne sürerek murislerine ait bulunan bu taşınmazlara davalının el atmasının önlenmesini istemiştir.

3.Yargılama sırasında … ve arkadaşları vekili 07.06.2016 tarihli dilekçe ile; dava konusu edilen taşınmazların 20.09.1993 tarihli senet ile murisleri … tarafından satın alındığını, bilahare ölümüyle taşınmazların davalı … ile kendilerine kaldığını öne sürerek taşınmazların payları oranında … mirasçıları adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
1.Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.Davanın açıldığı Zara Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2009 tarihli ve 2007/83 Esas, 2009/80 Karar sayılı ilamıyla mahkemenin görevsizliğine, dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2. Kadastro Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2015/63 Esas, 2020/13 Karar sayılı kararı ile; davaya konu taşınmazların evveliyatının davacıların kök murisi …’e ait olduğu, bu taşınmazları …’ün 1970’li yıllardan itibaren bir süre kendisinin kullandığı, zamanla da icar yoluyla kendi adına başka şahıslara kullandırdığı, arazilerin terk edilmediği, 1993 yılı itibariyle de davaya konu taşınmazlardan 115 ada 19 numaralı taşınmaz hariç diğer taşınmazları sattığı, zilyetliği devir ve teslim ettiği, davacı her ne kadar senetteki imzaya itiraz etmiş ise de taşınmazların öncesinde tapusuz olduğu, tapusuz taşınmazların menkul mal hükmünde olup satışın geçerli olabilmesi için iradelerin birleşmesi ve taşınmazın satın alana geçmesinin gerektiği, dinlenen mahalli bilirkişi, tespit bilirkişi, tanıkların senet içeriğiyle eş nitelikte, somut olarak verdikleri beyanlarla taşınmazın …’e satılıp devredildiğinin anlaşıldığı, 115 ada 19 parsel numaralı taşınmazın kadastro tespitine kadar yaklaşık 45 yıllıdır …’ün ve mirasçılarının eklemeli zilyet oldukları okunan vergi kaydının araziye ait olduğu, … mirasçılarının da davaya konu diğer taşınmazlarda yaklaşık 45 yıllık eklemeli zilyetliklerinin bulunduğu, taşınmazların taksim edilmediği, 115 ada 19 parsel için … mirasçılarının geri kalan taşınmazlar için de … mirasçılarının 3402 sayılı Kadastro Kanunun 14 üncü maddesindeki kazanım şartlarını sağladığı ayrıca; 124 ada 10 parsel numara adı altında tespit gören taşınmaz ise yukarıda açıklanan sebeplerle mülkiyetinin …’e devredildiği, kadastro tespitinden sonra üzerinden Sivas – Divriği yolu geçmesi sebebiyle 124 ada 80, 124 ada 81 ve 124 ada 82 parsel numaraları ile üç parçaya bölündüğü, kural olarak Kadastro Mahkemesinin görevi kadastro tespit tarihi itibariyle sınırlı ise de bunun istisnalarından birinin de 124 ada 10 parselde olduğu gibi tespit tarihinden sonra taşınmazdan kara yolunun geçmesi nedeniyle kamulaştırma yapılması olduğu, 124 ada 10 numaralı parselde ifrazen oluşan üç taşınmazdan 124 ada 81 ve 82 parsel yol olarak kamulaştırılan kısımlar olduğu, 124 ada 80 parsel ise herhangi bir kamulaştırma işlemine tabi tutulmadığı, Kamulaştırılan kısımlar için tescil ilamı kurulmayıp yol olarak tespiti ile 3402 sayılı Kadastro Kanun’un 16 ncı maddesi haritasında gösterilmekle yetinildiği, ölü … mirasçılarının ise kamulaştırılan kısımlarda zilyet oldukları kamulaştırmadan doğan bütün hak ve yetkilerin verasette iştirak oranında … mirasçılarının aidiyeti yoluyla giderileceği, el atmanın önlenmesi talebi yönünden ise 115 ada 19 parsele yönelik davalıların herhangi bir el atmasının olmadığı, diğer taşınmazların ise mülkiyetinin davacının kök murisi tarafından devredildiği gerekçesiyle davacıların davasının kısmen kabulü ile;

a. 115 ada 19 nolu parsel sayılı taşınmazın davacı murisi muris …’ün mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline,

b. 101 ada 30, 44, 53, 64 ve 91, 114 ada 10, 40 ve 14, 132 ada 2 ve 4, 115 ada 9 parsel sayılı taşınmazların davalıların murisi …’in mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline,

c. 124 ada 10 nolu parselin karayolları kamulaştırma işlemi sonucu oluşan ifraz ile kadastroca 124 ada 80 parsel numarası verilen fen bilirkişisinin 20.01.2020 tarihli raporunda 124 ada 10/A ile gösterilen 4049,36 m2 lik kısmının tarla vasfıyla davalıların murisi …’in mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline,

d. 124 ada 10 nolu parselin karayolları kamulaştırma işlemi sonucu ifraz ile oluşan kadastroca 124 ada 81 parsel numarası verilen fen bilirkişisinin 20.01.2020 tarihli raporunda 124 ada 10/B ile gösterilen 549,04 m2 lik kısmının 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 16 ncı maddesi gereğince haritasında yol olarak gösterilmesine, bu taşınmazda davalıların murisi …’in mirasçıları adına payları oranında zilyetliğinin tespitine,

e. 124 ada 10 nolu parselin karayolları kamulaştırma işlemi sonucu ifraz ile oluşan kadastroca 124 ada 82 parsel numarası verilen fen bilirkişisinin 20/01/2020 tarihli raporunda 124 ada 10/C ile gösterilen 1603,99 m2 lik kısmının 3402 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi gereğince haritasında yol olarak gösterilmesine, bu taşınmazda davalıların davalıların murisi …’in mirasçıları adına payları oranında zilyetliğinin tespitine,

Davacının men’i müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşıdavacılar … ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar … ve … vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taşınmazların davacıların murisi …’e ait olduğunu, murisin okuryazar olmayıp parmak izi kullandığını, baştan itibaren sahtelik iddiasında bulunmalarına rağmen imza araştırmasının yapılmadığını, dinlenen kişilerin davalı tarafça satın alındığına dair net bir beyanlarının bulunmadığını, davalı taraftan duyduklarını beyan ettiklerini, bu beyanların kendi içinde de çelişkili olduğunu, yeniden keşif yapılarak bu çelişkilerin giderilmesi gerektiğini açıklayarak, davanın kısmen reddine ilişkin hüküm yönüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve her ne kadar davacılar vekili tarafından satış senedindeki imzanın Mehmet …’ e ait olmadığı iddia edilmiş se de kadastro tespiti öncesinde zilyetliğin her türlü delille ispat edilebilceği, davacının icar verdikleri iddiasını ispatlayamadığı, davalıların ise taşınmazların miras bırakanları tarafından satın alındığı iddiasını ve zilyetliklerini tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla ispat ettikleri gerekçesiyle davacılar … ve … vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar … ve … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetlikle kazanım koşullarının davalı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un14, 17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

179,90 TL onama harcının temyiz eden davacılar … ve …’den alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.