Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8154 E. 2021/11686 K. 25.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8154
KARAR NO : 2021/11686
KARAR TARİHİ : 25.11.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucu, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 92 ve 105 parsel sayılı taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalılar adına tespit edilmişlerdir.
Davacı … İdaresi vekili asıl davada, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 107 ada 92 parsel sayılı taşınmaz hakkında; birleşen davada ise 107 ada 105 parsel sayılı taşınmaz hakkında, kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların tespitlerinin davalılar adına yapıldığını, 1958 basımı gizli memleket haritalarında orman sınırları içerisinde bulunan taşınmazların arazideki durumuna göre inceleme sonucu taşınmazların orman sınırları içinde olduğunun tespit edildiğini ve taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne, … İlçesi … Köyü 107 ada 92 ve 105 parsellerle ilgili yapılan kadastro tespitlerinin iptal ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kadastro tespitine itiraz ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, 27.09.2003 tarihinde bir orman, bir ziraat ve bir fen bilirkişisi ile keşfe gidilmiş olup alınan ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu 107 ada 92 parselin %1-10 arası eğimi olduğu, keşif günü itibariyle böğürtlen cinsi dikensi bitkiler, yabani yonca ve çayır otlarının bulunduğu, bitki örtüsü ve toprak yapısının homojen olup, çok uzun yıllardan beri (70-80 yıl) tarımsal yönden kullanıldığı, taşınmazın 3-4 seneden beri boş bırakıldığı, taşınmazın kültürel nitelik kazandığı, üzerinde ormanla ilintili ağaç, ağaçcık ve sürgün bulunmadığı, orman bilirkişi raporunda ise taşınmazın eğiminin %10 olup, bitişik ve civar arazilerin orman ve tarım alanı olduğu, taşınmazın ormana bitişik olup, orman bütünlüğünü bozar nitelikte bulunduğu, 1958 tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda, hava fotoğrafında koyu renkli alanda, amenajman haritasında ise 55 nolu bölme dahilinde Z rumuzlu tarım alanında görüldüğü, taşınmazın bulunduğu yerde orman sınırlandırması yapılmış olup orman sınır noktalarını birleştiren hattın solunda orman dışında bulunduğu, 3116 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 1937 yılından önce üzerinde herhangi bir çeşit orman hasılatı veren ağaç ve ağaçcıklarla örtülü yerlerden, 4785 sayılı Kanuna göre devletleştirilen ve 5658 sayılı Kanuna göre iadeye tabi olmayan yerlerden olduğu, taşınmaz üzerinde müş’ir bitkileri, orman refakat florası, humus gibi ormanla ilişkiyi belirleyen bulgu olmadığı ancak evveliyatı itibariyle orman vasfında olup ormandan açma yapmak suretiyle kazanılan yerlerden olduğu, fen bilirkişi raporunda ise 1958 tarihli gizli memleket haritasına göre taşınmazın ormanlık alanda kaldığı gerekçesiyle yazıyı şekilde karar verilmiş ise de, orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma ve askı ilan tutanakları getirtilerek orman kadastrosunun 6831 sayılı Kanuna göre mi, yoksa 3402 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre mi yapıldığı açıklığa kavuşturulmamış ve bu suretle taşınmazın hukuki durumu ve orman sayılan yerlerden olup olmadığı duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmemiştir. Bu haliyle yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli olduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, öncelikle temyize konu çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun uyarınca orman tahdidi yapılmış ise orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve bir fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, temyize konu taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parsel yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; yine getirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı hususlarının açıklandığı, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; yapılacak araştırma ve inceleme sonucu, yöredeki orman kadastrosunun 6831 sayılı Kanun’a göre yapılıp ilan edilerek kesinleştiğinin anlaşılması halinde, taşınmazın hukuki durumu kesinleşen orman kadastrosuna göre tayin ve takdir edilmeli; orman kadastrosunun 3402 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre bu Kanuna göre yapılacak çalışmalara esas olacak şekilde yapıldığının anlaşılması halinde ise taşınmazın hukuki durumu eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre tayin ve takdir edilerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı …’nın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.