YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8174
KARAR NO : 2023/3707
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … İdaresi vekili ile davacı … tarafından temyiz edilmiş, Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesi, temyiz karar harcını ve temyiz yoluna başvurma harcını yatırmadığı gerekçesi ile 08.03.2019 tarihli ek karar ile ret edilmiş, davalı … İdaresi tarafından 08.03.2019 tarihli ek karar da temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 2007 yılında yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 5304 sayılı Kanun’la değişik 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro sırasında; 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 436.299,65 m2 yüzölçümü ile ve orman vasfıyla Hazine adına adına tespit edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesinde; dava konusu ettikleri, 104 ada 1 parsel sayılı (dava dilekçesinde sehven 101 ada 1 parsel olarak belirtilmiş olup yargılama sırasında 104 ada 1 parsel olarak düzeltilmiştir) taşınmaz sınırları içinde bulunan alanın, dava dilekçesi ekinde sunduğu tapu kaydına istinaden babası …’un zilyetliğinde iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, kadastro çalışmalarında orman olarak tespit edildiğini, orman ile ilgisinin olmadığını açıklayarak, taşınmazın … mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
3. Birleşen davada davacı … dava dilekçesinde özetle; dava konusu ettikleri, 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde bulunan alanın, öncesinde dedeleri … …’e ait iken ölümü ile babası …’e onun ölümü ile de mirasçılarına intikal ettiğini, kadastro çalışmalarında orman olarak tespit edildiğini, taşınmaza ilişkin vergi kaydı bulunduğunu ve orman ile ilgisinin olmadığını açıklayarak, taşınmazın … … mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
4. Birleşen davada davacı … dava dilekçesinde özetle; dava konusu ettikleri, 104 ada 1 parsel ve 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazların sınırları içinde bulunan alanların, 75 seneyi aşkın süredir babaları …’ın zilyet ve tasarrufunda iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, kadastro çalışmalarında orman olarak tespit edildiğini, taşınmazların orman ile ilgisinin olmadığını açıklayarak, … mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiş, 24.01.2008 tarihli duruşmada 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasından vazgeçmiştir.
5. Birleşen davada davacı … dava dilekçesinde özetle; dava konusu ettikleri, 104 ada 1 parsel ve 103 ada 1 parsel sayılı taşınmazların sınırları içinde bulunan alanların, babaları …’nun zilyet ve tasarrufunda iken ölümü ile mirasçılarına intikal ettiğini, ayrıca taşınmazlara ilişkin eski tapu kayıtlarının bulunduğunu kadastro çalışmalarında orman olarak tespit edildiğini, taşınmazların orman ile ilgisinin olmadığını açıklayarak, Halil İsmailoğlu mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiş, 24.01.2008 tarihli duruşmada 103 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasından vazgeçmiştir.
6. Müdahil davacı … müdahale dilekçesinde, dava konusu taşınmazın orman idaresi ile bir ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, davaya müdahale talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalılardan Orman İdaresi vekili cevabında, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan Hazine, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.02.2012 tarihli ve 2007/177 Esas, 2012/5 Karar sayılı kararı ile asli müdahil …’un davasının kabulune, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … İdaresi vekili ile davacılardan …, … ve … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.02.2013 tarihli ve 2012/7326 Esas, 2013/1137 Karar sayılı kararıyla, orman bilirkişi raporlarına hava fotoğraflarının eklenmediği, komşu parsel kayıtlarının getirtilmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı ve davada Hazinenin taraf olarak yer almadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen taşınmazın B, C, D, E ile gösterilen kısımlarının ham toprak vasfında olduğu gerekçesiyle bu kısımların Hazine adına ham toprak vasfıyla tesciline, A ile gösterilen kısma ilişkin olarak ise, bu kısmın davacı … tarafından kullanıldığı, Zühtü tarafından ibraz edilen tapu kaydının da taşınmaza uyduğunun mahalli bilirkişiler tarafından belirlendiği, taşınmazın orman vasfında olmadığı gerekçesiyle; müdahil davacı …’un davasının kabulü ile, fen bilirkişisinin 25.12.2018 havale tarihli krokili raporunda ”A” rumuzu ile göstermiş olduğu 2.271,87 m2 yüzölçümlü yerin 104 ada 1 parselden ifraz edilip aynı adanın son parsel numarasını alarak ”tarla” vasfı ile … adına Tapuya Kayıt ve Tesciline, asıl davacı … ile birleşen davacılar …, … ile …’ün açmış oldukları davanın reddine, fen bilirkişisinin 25.12.2018 havale tarihli krokili raporunda ”B” (11.218,79 m2), ”C” (5.735,00 m2), ”D”(1.687,67 m2) ve ”E” (5.123,98 m2) rumuzları ile göstermiş olduğu dava konusu yerlerin 104 ada 1 parselden ayrı ayrı ifraz edilerek aynı adaya bağlı yeni parsel numaraları ile ”hamtoprak” vasfında Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin 25.12.2018 havale tarihli krokili raporunda ”A”, ”B”, ”C”, ”D” ve ”E” rumuzları ile belirtilen yerler çıktıktan sonra geriye kalan 43603927,69 m2 lik yerin aynı ada aynı parsel (104 ada 1 parsel) numarası ile tespit gibi ”orman” vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … İdaresi vekili ile davacılardan … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesi, temyiz karar harcını ve temyiz yoluna başvurma harcını yatırmadığı gerekçesi ile İlk derece Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.
3. Davalı … İdaresi, 08.03.2019 tarihli ek karara karşı da temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılardan Orman İdaresi vekili asıl ve ek kararlara karşı sunduğu benzer talepleri içeren temyiz dilekçesinde; bozma gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulduğunu, taşınmazın tamamıyla orman vasfında olduğunu açıklayarak, ek kararın kaldırılmasını ve asıl kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davacı … temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın atalarından kaldığını, taşınmaza ilişkin vergi kaydı bulunduğunu, dava konusu taşınmazın komşu taşınmazlarla aynı özellikleri gösterdiğini, taşınmazın sürülerek nadasa bırakıldığını, tarlalar ekilip biçilemese de bakım ve korumasının yapıldığını, zilyetliğin terk edilmediğini, aynı yerde aynı atadan bölünme taşınmazlarla ilgili olarak amca ve hala çocuklarına tapuları verilirken dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı, orman vasfında değil ise davacılar adına tescil koşullarının bulunup bulunmadığı, ek kararın yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun, 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun), 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun)
3. Değerlendirme
1. Davacılardan …’ün temyiz itirazlarının değerlendirilmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı …’ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalılardan Orman İdaresi vekilinin ek karar ile asıl karara yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; 7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesinde, Orman Genel Müdürlüğünün, 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre alınan harçlardan, bu Kanun’da belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden, tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaf olduğu belirtilmiş olup, anılan Kanun hükmü karşısında davalı … İdaresinin temyiz karar harcı ve temyiz yoluna başvurma harcını ödemediği gerekçesi ile temyiz dilekçesinin reddine dair verilen 08.03.2019 tarihli ek karar yerinde görülmediğinden, ek karar kaldırılarak işin esasının incelenmesine karar verilmiştir.
3. Davalılardan Orman İdaresinin taşınmazın A harfi ile gösterilehn kısmına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılardan Orman İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
4. Davalılardan Orman İdaresinin taşınmazın B, C, D ve E harfleri ile gösterilen kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 2007 yılında yörede 3402 sayılı Kanun’un 5304 sayılı Kanunla değişik 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro sırasında, 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 436.299,65 m2 yüzölçümü ile ve orman vasfıyla Hazine adına adına tespit edilmiştir. Sözkonusu tespite karşı davacılar ve müdahil tarafından itiraz edilerek, taşınmazların bazı kısımlarının adlarına tescili talep edildiğine ve Hazinenin tespite karşı açılmış bir davası bulunmadığına göre, müdahil … dışındaki davacıların davaların reddine, 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın A ile gösterilen kısım dışında kalan kısmının tespit gibi orman vasfı ile tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın B, C, D ve E bölümlerinin vasfının değiştirilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesi ve 104 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü 436.299,65 m2 olmasına rağmen bu miktarın hüküm kısmında yanlış değerlendirilerek taşınmazın A, B, C, D, E kısımları çıktıktan sonra kalan miktarının 43603927,69 m2 olarak yazılması doğru görülmemişse de bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılamasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
1. Davacı …’ün temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
2. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2019 tarihli ek kararının (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle KALDIRILMASINA,
3. Orman İdaresinin, taşınmazın A kısmına yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
4. Davalı … İdaresinin, taşınmazın B, C, D ve E kısmına yönelik temyiz itirazlarının (V.C.3.4) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün 2 inci fıkrasındaki, “…. Fen bilirkişisinin 25.12.2018 havale tarihli krokili raporunda ”B” (11218,79 m2), ”C” (5735,00 m2), ”D”(1687,67 m2) ve ”E” (5123,98 m2) rumuzları ile göstermiş olduğu dava konusu yerlerin 104 ada 1 parselden ayrı ayrı ifraz edilerek aynı adaya bağlı yeni parsel numaraları ile ”hamtoprak” vasfında Hazine adına Tapuya Kayıt ve Tesciline,” ibarelerinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yine hükmün 3 üncü fıkrasının hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “Fen bilirkişisinin 25.12.2018 havale tarihli krokili raporunda “A” rumuzu ile belirtilen yer çıktıktan sonra geriye kalan 434.027,78 m2 yerin aynı ada aynı parsel (104 ada 1 parsel) numarası ile tespit gibi orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” ibarelerinin yazılmasına hükmün, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 438/7 nci fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
14.6.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.