Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8197 E. 2021/10306 K. 12.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8197
KARAR NO : 2021/10306
KARAR TARİHİ : 12.10.2021

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Mahkemece ek kararla temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R

Kadastro sırasında, İncesu İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 162 ada 119 parsel sayılı taşınmaz mera vasfıyla tespit edilmiştir. Davacı … … intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Mahkemece ek kararla temyiz isteminin süreden reddine karar verilmiş; davacı bu kez ek kararı temyiz etmiştir.
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1) 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21/1. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Madde metni, iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır. Muhatabın, tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak, maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, 2 numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir.
Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1. maddesinde; “Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkartılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclis üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir” hükmü yer almaktadır.
Somut olaya gelince, gerekçeli kararın davacıya 27.01.2016 tarihinde Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edildiği, tebligat mazbatasında muhatabın Kayseri’de olduğunu beyan eden ve durumdan haber verilen komşusunun isminin yer almadığı, bu şekli ile gerekçeli kararın davacıya usulsüz olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda Mahkemece davacının temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemenin 29.03.2016 tarihli ve 2009/275 Esas, 2016/12 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2) Davacının hükmün esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 29,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 30,10 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 12.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.