YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8223
KARAR NO : 2021/11203
KARAR TARİHİ : 15.11.2021
MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Mersin Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, bu kez davacılar vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ve arkadaşları vekili, bölgede 3402 sayılı Kanun’un Ek-4 maddesine göre kullanım kadastrosu çalışmasının yapıldığını, müvekkilleri olan davacıların kullanımında olan bir miktar arazinin 2/B vasfında olmasına rağmen 2/B çalışmasına konu edilmediğini ileri sürerek, söz konusu taşınmaz bölümünün orman sınırları dışına çıkarılması ve davacıların zilyetliklerinde olduğunun tespiti istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmekle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 20.02.2018 tarihli ve 2018/166-2018/170 Esas-Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kesin olarak reddine karar verilmiş, bu kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince kararın kesin olduğu gerekçesiyle ek kararla temyiz talebinin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli kararına karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir. Bu sebeple davacılar vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçeyle kabulüyle temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya incelendi.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 35.90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 23.40 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 15.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.