YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8233
KARAR NO : 2021/11204
KARAR TARİHİ : 15.11.2021
MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında Ankara Batı Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu kez davalı Hazine vekili tarafından bu ek karar temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sonucunda, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 134 parsel sayılı 19.649,67 metrekare yüzölçümündaki taşınmaz, tarla vasfıyla … adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı …, bölgede yapılan orman kadastro çalışmasında taşınmazın orman sınırları içerisine alındığını, ancak taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek orman kadastro işleminin iptali istemiyle dava açmış ve yargılama sırasında vefat etmesi nedeniyle dava mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; verilen kesin süre içerisinde keşif giderinin yatırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından, davanın reddine karar verilmesi yeterli olmayıp tespit gibi tesciline de karar verilmesi gerektiği belirtilerek istinaf edilmekle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 27.02.2018 tarih ve 2018/125 Esas, 2018/119 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının miktar itibariyle kesin nitelikte olduğu belirtilerek istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla temyiz isteminin reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi ile “Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Dava, kadastro mahkemesinde açılan orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 53.maddesi ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 6. maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, Ankara Batı Kadastro Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli kararına karşı istinaf yoluna başvurulabileceği kabul edilmelidir.
SONUÇ: Davalılar vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2018 tarihli ek kararına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan gerekçeyle kabulüyle temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına, davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin 02.04.2018 tarihli kararının esastan istinaf incelemesi yapılmak üzere BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.