Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8304 E. 2021/11443 K. 18.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8304
KARAR NO : 2021/11443
KARAR TARİHİ : 18.11.2021

MAHKEMESİ : … Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında … Anadolu 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Apaydan vekili, müvekkili olan davacının tapuda arsa niteliğiyle Maliye Hazinesi adına kayıtlı bulunan … ili … ilçesi … Mahallesi 257 parsel sayılı 207 m2 yüzölçümündeki taşınmazı 1999 yılında o zamanki tapu maliki … ‘ ndan satın aldığını, satın aldığı tarihte yaptığı incelemede taşınmazın tapu kaydında herhangi bir şerh ve takdiyatın olmadığını tespit ettiğini, davacının taşınmazı satın aldıktan sonra üzerine bina yaptığını ve halen mesken olarak kullandığını, davalı Hazinenin taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığından bahisle adına tescili istemiyle Ümraniye 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/345 Esasında dava açtığını ve dava sonucunda taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini, kararın deracattan geçerek kesinleştiğini, davacının bunun üzerine AİHM’ne başvurduğunu, sonuç olarak 2010 yılında verilen kararla müvekkili olan davacının haklı bulunduğunu ve maddi hasar olarak 2300 Avro, manevi tazminat olarak da 2000 Avro ödenmesine karar verildiğini, daha sonra yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun’un 7/b maddesi uyarınca taşınmazın bedelsiz iadesi için idareye müracaat edildiğini, söz konusu talebin İdarece, AİHM’in kararı doğrultusunda mülkiyet hakkının ihlali gerekçesiyle davacıya tazminat ödendiğinden bahisle reddedildiğini, bu işlemin iptali için İdare Mahkemesinde dava açıldığını ve görevsizlik kararı verildiğini belirterek, … ilçesi … Mahallesi 257 parselin tapu kaydının 6292 sayılı Kanun kapsamında iptal edilerek müvekkili adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ ne dava açıldığı ve bu mahkemenin 19.01.2010 tarihli kararıyla arsa satım bedeli olarak faizi ile birlikte 2.300 Avro, manevi tazminat olarak ise 2.000 Avro ödenmesine hükmedildiği ve anılan miktarların davacı adına tazmin edildiği, bu itibarla davacının AİHM kararıyla taşınmazın satım bedelini aldığı ve 6292 sayılı Kanun’un 7.maddesinden faydalanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf talebinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın 1943 yılında 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman kadastro çalışmalarında orman tahdidi içinde kaldığı, daha sonra 1944 yılında 2510 sayılı İskan Kanunu uyarınca iskan tapusu verilerek davadışı … adına tahsis edildiği, 1961 yılında söz konusu yerin davadışı İsmet Kuşoğlu’na satıldığı, 1971 yılında yapılan tesis kadastrosu ile az evvel anılan tevzii tapusuna dayalı olarak … adına tespit ve tescil edildiği, 1975 yılında yapılan ve ilan edilen aplikasyon ve 6831 sayılı Kanun’un 1744 sayılı Kanunla değişik 2.madde uygulamasıyla da Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 16.06.1995 tarihinde taşınmazın tapu kaydına 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarıldığı şerhinin düşüldüğü, tedavülen tamamı davadışı … adına kayıtlı iken 14.12.1999 tarihinde davacı … tarafından satın alınarak adına tescil edildiği, sonrasında Hazine tarafından davacı … aleyhine, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların yasa gereği Hazine adına tescilinin zorunlu olduğu iddiasıyla, Ümraniye 2.AsIiye Hukuk Mahkemesi’nin 2002/345 Esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptal davası sonucunda tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın … tarafından onanarak kesinleştiği, bunun üzerine davacı tarafından 31.08.2005 tarihinde mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’e başvuru yapıldığı ve 2010 yılında AİHM tarafından; “Maddi zarar ile ilgili olarak Mahkeme, elinde bulundurduğu bilgileri göze alarak, davacıya ilgili tarafından arsanın satın alımını temsil eden 2300 Avroluk meblağın uygun düşen temerrüt faizleri ile birlikte verilmesinin makul olduğunu takdir etmektedir…” şeklinde karar verdiği ve Devletçe davacıya 8.830 TL ödendiği, daha sonra davacı tarafından 21.09.2012 tarihinde idareye müracaat edilerek, yürürlüğe giren 6292 sayılı Kanun’un 7.maddesi uyarınca taşınmazın iadesinin talep edildiği, ancak idarece, AİHM kararı doğrultusunda davacıya tazminat ödendiğinden bahisle, söz konusu taşınmazın iade edilebilecek taşınmazlardan olmadığı gerekçesiyle talebinin reddedildiği, davacının bu işlemin iptali için idare mahkemesinde dava açtığı ve idare mahkemesince, tapu iptal ve tescil istemini içeren davanın adli yargının görev alanına girdiğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 31.40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 27.90 TL’nin temyiz edenden alınmasına, 18.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.