YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8390
KARAR NO : 2021/12697
KARAR TARİHİ : 21.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesi … Köyü çalışma alanında 1982 yılında yapılan kadastro sonucunda, 1129 parsel (yenileme ile 184 ada 2 parsel, 14.013,50 metrekare) sayılı 10.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğinde davalı … adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı … İdaresi, taşınmazın kısmen kesinleşen orman sınırı içinde kaldığını bildirerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline ve elatmanın önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen, “davanın kabulüne, taşınmazın (B) (492,87 m2) ve (C) (132,51 m2) bölümünün tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, kalan kısmın davalı Hazine üzerinde bırakılmasına, … hakkında karar verilmesine yer olmadığına, elatmanın önlenmesine” ilişkin hüküm, davacı … İdaresi ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.12.2017 tarih ve 2016/12285 Esas, 2017/10102 Karar sayılı ilamı ile, “çekişmeli taşınmazın … adına tapuda tescil edilmiş olduğu bu nedenle pasif husumet ehliyetinin …’e ait olduğu ve onun hakkında davanın esası ile ilgili karar verilmesi gerektiği açıklanarak, Mahkemece, Hazinenin davaya dahil edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı … hakkında açılan davanın kabulü ile çekişmeli 184 ada 2 parsel (eski 1129 parsel) sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli Ek 9 nolu krokide B harfi ile gösterilen 492,87 metrekarelik bölüm ile C harfi ile gösterilen 132,51 metrekarelik bölümün davalı … adına olan tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, kalanın davalı … üzerinde bırakılmasına, davacının müdahalenin meni talebinin reddine, davalı Hazine aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre, davacı … İdaresi vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Mahkemece, yargılama harçlarının davacı … İdaresinden alınmasına karar verilmiş ise de, karar tarihinden sonra, 28.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile, …, 02.07.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’na göre alınan harçlardan, bu Kanunda belirtilen görevleri kapsamında düzenlenen kâğıtlar sebebiyle damga vergisinden ve tapu ve kadastro işlemlerinden kaynaklanan döner sermaye hizmet bedellerinden muaf tutulduğundan, davacı … İdaresi aleyhine harçlara hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış ve hükmün aşağıda belirtilen kısmının HMK 370. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün (5-4-.) rakamları ile gösterilen bendinin son cümlesi olan ”6100 Sayılı HMK’nin 323/1.a maddesi uyarınca karar ve ilam harçları yargılama gideri kabul edildiğinden peşin harcın mahsubu ile bakiye 383,67 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına” ifadesinin çıkarılarak yerine ”Davacı … İdaresi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına peşin harcın iadesine ” ifadesinin eklenmesine HMK’nin 370. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.