YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8754
KARAR NO : 2021/12445
KARAR TARİHİ : 14.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacılar vekili tarafından, duruşmasız olarak davalı Hazine vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.12.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü temyiz eden davalı Hazine vekili Av. … geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle “Dosya kapsamında yapılan tahdit uygulamasının usulüne uygun olmadığına, yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun 4785 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılıp kesinleştiğine göre orman sınırı dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözümlenemeyeceğine, dosya kapsamında yapılan zilyetlik araştırmasının da yetersiz olduğuna, bu nedenle usulüne uygun tahdit uygulaması yapılarak taşınmazın tahditteki konumunun belirlenmesi ve eski tarihli hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planlarından yararlanmak suretiyle usulünce yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının usulünce araştırılması” gereğine değinilmiştir
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile … İli … İlçesi … Köyü’nde bulunan bilirkişiler … ve … tarafından 1997 tarihli memleket haritasına göre düzenlenen krokiler B1 harfi ile gösterilen 5250,260 m2, B2 harfi ile gösterilen 21346,699 m2 ve B harfi ile gösterilen 7303,231 m2 büyüklüğündeki taşınmazların davacılar … ve … adlarına 1/2’şer hisse itibariyle köyün devam eden en son parsel numarasından sonra gelen parsel numarası ile tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereklerine uygun araştırma yapılmadığı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında orman tahdidi çakıştırmasının denetime elverişli olmadığı, en eski tarihli hava fotoğraflarının incelenmediği, kullanım süresi ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafı incelemesi olduğu halde incelenen hava fotoğraflarının bu bakımdan değerlendirilmediği, davacıların ve aynı çalışma alanı içinde zilyetlikle edindikleri taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları istenilmişse de tutanakları dosya arasına alınmadığından senetsizden edinilip edilmediğinin anlaşılamadığı, sulu- kuru değerlendirilmesi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Diğer yandan davanın, açıldığı tarih itibari ile TMK’nin 713/3. maddesi gereğince yasal hasım olarak Hazine ve … Köyü Tüzel Kişiliği’ne yöneltilerek açılmış ise de, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun’un 1. maddesi gereğince; bu kanunda belirtilen il belediyeleri büyükşehir belediyesine dönüştürülmüş, bu ile bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köylerin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmış, aynı Kanun’un geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası uyarınca da tüzel kişiliği kaldırılan köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesinin taraf olacağı hükmü getirilmiş ve yürürlük tarihi olarak 36. maddesi uyarınca ilk mahalli idareler genel seçiminin yapıldığı 30.03.2014 tarihi belirtilmiş olduğuna göre yasal hasım haline gelen … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile … Belediye Başkanlığı’na da davasını yönelterek taraf teşkilini sağlaması gerekir.
1. Mahkemece öncelikle davacıya … Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile … Belediye Başkanlığı’nı davaya dahil etmesi konusunda süre ve imkân tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalılardan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalıdır.
2. Mahkemece bozmaya uyulmasına karşın bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bu durumda Mahkemece yöreye ait en eski tarihli ile orman tahdidine esas memleket haritası ve hava fotoğrafları ve dava tarihi-taşınmaz imar planı kapsamındaysa ilk kez alındığı tarihten hangisi daha önce ise 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ve varsa amenajman ile taşınmazın bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği ve dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde imar planı yapılıp yapılmadığı, imar planı yapılmış olması halinde kesinleşip kesinleşmediği ve onay tarihi, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planında ne şekilde tespit gördüğü araştırılarak, alınacak cevabi yazılar ile araştırılan hususlara ait belge ve tutanaklar ile haritalar ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden inceleme ve keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle temyize konu taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak, dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği dehava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın önceki ve halen niteliğinin ne olduğu, kullanım durumu ile tasarruf sınırlarının belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli; üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı ve temyize konu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığı açıklattırılmalı; klizimetre (eğim ölçer) cihazı ile taşınmazın bölümlerinin gerçek eğiminin (en düşük, en yüksek ve ortama eğiminin) memleket haritasındaki münhanilerden de yararlanılarak belirlenmeli; taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyor ise ne şekilde işlem gördüğü keşfen de tespit edilmeli; ayrıca orman sınır noktaları, tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli, tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli; çelişki bulunmakta ise çekişmeli taşınmaz yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki, tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişiden taşınmazın toprak yapısını, önceki ve halen mevcut niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, 3402 sayılı Kanun’un 17. maddesi göz önüne alınarak taşınmazlar imar planı kapsamında ise imar planı onay tarihinden önce imar planı kapsamı dışındaysa dava tarihine kadar 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacılar yararına gerçekleşmiş olup olmadığı, zilyedlik iddiasında bulunan davacılar ve murisleri adına daha önceden belgesizden taşınmaz tescil edilip edilmediği ile ilgili 3402 sayılı Kanun’un 14/1. maddesinde yazılı 40/100 dönüm sınırlama araştırması da yapılarak değerlendirildikten sonra, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 14.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.