YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8790
KARAR NO : 2023/1192
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Dava konusu 779 ada 780 parsel sayılı taşınmazlar, yörede 1968 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında senetsizden … adına tespit edilmiş, Orman İdaresinin itirazı üzerine komisyonca yapılan incelemede orman vasfında olduğu gerekçesi ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiş, davacı … tarafından komisyon kararının iptali ile taşınmazların adına tescili istemiyle eldeki dava açılmış, dava konusu parsellerin … Köyü idari sınırları içine alınması nedeniyle 513 ve 514 parsel numaralarını alırken, yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda da sırasıyla 104 ada 134 ve 104 ada 135 parsel numaralarını almıştır.
2. Davacı … dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 1864 yılında Kafkasya’dan göçen göçmenlere devlet tarafından ekim sahası olarak verildiğini, kendisinin de bu taşınmazı göçmenlerin mirasçılarından satın alarak 106 senedir nizasız fasılasız kullandığını, 1968 yılında yapılan tapulama çalışmalarında taşınmazın adına tespit edildiğini ancak Orman İdaresinin itirazı üzerine, tapulama komisyonunca taşınmazın orman vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakılmasına karar verildiğini, taşınmazların orman ile ilgisinin bulunmadığını açıklayarak, komisyon kararının iptali ile taşınmazların adına tescilini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü nedeniyle mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan Orman İdaresi vekili cevap dilekçesinde, taşınmazların orman vasfında olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılardan Hazine vekili cevap dilekçesinde, taşınmazların orman vasfında olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2003 tarihli ve 1984/260 Esas, 2003/3 Karar sayılı kararı ile taşınmazların orman vasfında olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.09.2007 tarihli ve 2007/7989 Esas, 2007/10570 Karar sayılı kararıyla; davada Orman İdaresi ile birlikte Hazinenin de yasal hasım olmasının gerektiği, ayrıca yörede 1987 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) göre orman tahdidi ve 2/B madde uygulaması çalışmaları yapılmış olduğundan belgelerin getirtilerek uygulanması gerektiği gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar orman bilirkişi heyetinin raporunda dava konusu taşınmazların eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasında orman sayılan alanlarda kaldığı yönünde görüş bildirilmişse de, rapora ekli 1956 tarihli hava fotoğrafı görüntüsünde taşınmazların tamamen açık renkli alanlar içinde kaldığının, 1957 yılı memleket haritasında taşınmazların tamamının sarı renkli orman sayılmayan alanlar içinde kaldığının açıkça görüldüğü, 1972 tarihli hava fotoğrafı üzerinde 134-A ve 135-A ve 135-B ile gösterilen kısımların çizgi halinde bir koyuluk arzettiği, bunun da yüksek ihtimalle, yörede adet olduğu üzere taşınmazlar arasındaki sınırları tespit etmek üzere kavak, söğüt vb. ağaçlar dikilmesinden kaynaklandığı, mahkeme gözleminde dava konusu taşınmazların deniz seviyesine çok yakın geniş bir ova içerisinde yer aldığı, bilirkişi raporlarına göre taşınmazlardaki eğimin %1 düzeyinde olduğu, halihazırda tüm yönleriyle kültür arazileri ile çevrili olup her ne kadar orman bilirkişi raporunda 135 parsel sayılı taşınmazın kuzeybatı yönünde ormana komşu olduğu belirtilmişse de rapora ekli krokide orman olarak gösterilen taşınmazın halihazırda 104 ada 126 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmaz olduğu, nitekim, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, 1987 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde bırakılan dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca sonradan orman sınırları dışına çıkarıldığı, davacılar ve murisleri adına daha önce belgesizden tescil edilmiş taşınmazların dava konusu taşınmazlarla birlikte yüzölçümlerinin 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesinde belirtilen sınırları aşmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve taşınmazların davacı … mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılardan Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılardan Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan bilirkişi raporuna göre taşınmazların orman vasfında olduğunu bu nedenle davanın reddi ile taşınmazların orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıkları, varılacak sonuca göre davacı … mirasçıları lehine zilyetlikle kazanma süresi ve koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi
3. Değerlendirme
1. Her ne kadar İlk Derece Mahkemece az yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne ve taşınmazların davacı Sahih Cüheroğlu mirasçıları adına tesciline karar verilmiş ise de verilen hüküm dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır.
2. Şöyle ki; dava konusu alanda 1987 yılında yapılan ve eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmakta olup, dava konusu taşınmazların bulunduğu alan Hazine adına orman dışına çıkarılmıştır.
3. Dosya arasında bulunan bilirkişi raporlarının incelenmesinden taşınmazların 1956 tarihili hava fotoğraflarında ağaç dokusu taşıyan orman alanı, 1957 tarihli memleket haritasında ise dağınık halde orman ağacı rumuzu taşıdığı, toprak kesitinde orman ağacı gövde ve kök atıkları ve orman humusunun bulunduğu, dolayısıyla taşınmazların evveliyatı orman vasfında olup zilyetlikle kazanılmaya elverişli olmadığı, ancak yörede yapılan 2/B çalışmalarından önce orman vasfını yitirmiş olduğu bu durumda taşınmazların tarla vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı ve yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulü ile davacı … mirasçıları adına tesciline karar verilmesi doğru olmadığından davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.