YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/894
KARAR NO : 2021/3435
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İstihkak
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili, borçlunun adresinde haciz yapıldığını, muvazaalı olarak ve alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla borçlunun mallarının davalı üçüncü kişiye devredildiğini açıklayarak, üçüncü kişinin istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 18.12.2017 tarihli ve 2015/12893 Esas, 2017/17027 Karar sayılı ilamı ile, temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiş, davalı üçüncü kişi vekili, tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuş olup Dairemizin 24.9.2019 tarihli ve 2018/9179 Esas, 2019/7996 Karar sayılı kararı ile; süresi içerisinde kararın temyiz edildiği anlaşılmakla, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararı kaldırılarak temyiz incelemesine geçilmiştir.
Temyize konu dosyada dava konusu haczin, borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapılmadığı, haciz sırasında borçlu şirket ortağı-yetkilisi hazır olmadığı gibi borçlu şirkete ait herhangi bir belge bulunmadığı, borçlu şirket ile üçüncü kişi şirket arasında organik bağ olmadığı, davalı üçüncü kişi tarafından, haciz yapılan taşınmazın ipotekli olarak ve üzerindeki tesisler ve menkuller ile birlikte satın alındığı iddia edilmiş olup, tapu kaydına göre 02.07.2014 tarihinde taşınmazın üçüncü kişi tarafından satın alındığı, ipotek bedeli olarak 1.210.000 TL.nin davalı üçüncü kişi tarafından ödendiği, yine borçlu şirketin Türkiye Ekonomi Bankasına olan borcu için davalı üçüncü kişi şirket tarafından 709.293 TL borçlu adına havale yapıldığı, üçüncü kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu davacı alacaklı tarafından iddia edilmesine rağmen, muvazaa iddiası ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar vermiş, karara karşı davacı alacaklı vekili ile davalı üçüncü kişi vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Dava, alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebine ilişkindir.
1. Davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı alacaklı vekili tarafından karar temyiz edildikten sonra vekaletnamesinde temyizden feragat yetkisi bulunan davacı alacaklı vekili Daire Başkanlığına sunmuş olduğu 11.02.2021 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirmiş olduğundan davacı alacaklı vekilinin temyiz isteğinin vaki feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Davalı üçüncü kişi vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davanın esasına yönelik karar verildiğine göre, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, takibe konu alacak miktarı, hacizli malların değerinden az olduğundan avukatlık ücretinin takibe konu alacak miktarı üzerinden hesap edilmesi gerekirken davalı taraf yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki belirtilen bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz isteğinin vaki feragat nedeni ile reddine (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle vekalet ücretine ilişkin davalı üçüncü kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 5 numaralı maddesindeki “… 1.130,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin çıkartılarak yerine “…29.425,71 TL nispi vekalet ücretinin” ibaresi yazılmak suretiyle hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, İİK’nin 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.