Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9062 E. 2022/9134 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9062
KARAR NO : 2022/9134
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi 06.12.2012 tarihli dava dilekçesiyle, …..,İlçesi …..,Köyünde yer alan mezarlık vasfıyla Yaylaalan Köyü Tüzel Kişiliği adına tapuda kayıtlı bulunan 110 ada 1 parsel sayılı 1.668,92 m2 yüz ölçümündeki taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen davanın kısmen kabulüne, ….., Köyü 110 ada 1 nolu parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tesciline, el atmanın önlenmesi talebinin reddine ilişkin ilk hüküm, davalı … vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.10.2014 tarih ve 2014/6178 Esas, 2014/8907 Karar sayılı ilamıyla; “Davalı Köyün 6360 sayılı Kanun’ un yukarıda belirtilen hükümleri gereğince tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle olarak Manavgat İlçesinin Belediyesine katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatı kalmadığı ve katıldığı İlçe Belediyesinin taraf olacağı açıklanarak, 6360 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin 13. fıkrası gereğince işlem yapılması” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmazın 12.08.2014 tarihinde tashihen devir yoluyla … adına tescil edildiği anlaşıldığından, dava anılan Büyükşehir Belediyesine de yöneltilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline, el atmanın önlenmesine karar verilmiş ve bu hüküm, davalı … vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2016/8258 Esas ve 2018/3099 Karar sayılı ilamıyla; “eldeki tapu iptali ve tescil davası tahdite dayalı olarak açıldığından tahdit hattına göre karar verilmesi gerekirken, memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının incelenerek sonucuna göre karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile Yaylaalan Köyü 110 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mezarlık vasfı ile … adına tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla tescili istemine ilişkindir.
Bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşacağından hükmüne uyulan bozma ilamının gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi ve bu doğrultuda karar verilmesi gerekir. Ne var ki Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamı doğrultusunda karar verilmemiştir. Şöyle ki; hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin bozma ilamında, eldeki tapu iptali ve tescil davasının tahdite dayalı olarak açıldığı açıklanarak, tahdit hattına göre karar verilmesi gerekirken memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafları incelenerek sonucuna göre karar verilmesinin isabetsizliğine değinilmiş olup, dosya arasında mevcut orman yüksek mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 14.01.2014 tarihli raporda çekişmeli taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığının belirtilmiş olması karşısında Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bozma ilamına uyulmakla davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak göz ardı edilerek, dava konusu taşınmazın daha öncesinde yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalmakla birlikte MAH (memleket haritası – amenajman haritası – hava fotoğrafı) incelemesine göre oluşturulan orman sınırının orman tarafında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3. Maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
istek halinde peşin harcın temyiz eden davalıya iadesine, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.