YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9063
KARAR NO : 2022/9770
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapusuz Taşınmazın Tescili
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ile davalı Hazine vekili ve davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 28.08.1992 tarihinde ilânı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu çalışması 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği… ili… ilçesi… …köyü sınırları içerisinde bulunan yaklaşık 15 dönüm büyüklüğündeki tapusuz taşınmaz üzerinde kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği yoluyla lehine kazanım koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece verilen, davanın kısmen kabulü ile… ili… ilçesi… …Köyü Köy İçi… Deresi Üstü Mevkiinde bulunan doğusu; Kayalar Deresi ve 655 nolu kadastro parseli, kuzeyi; Adnan Derinbay ve Sadettin Yılmaz varisleri fındıklığı, batısı ve güneyi; Hurmalık Devlet Ormanı ile çevrili olan 17.05.2012 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 11.247,91 m² miktarlı yerin bahçe ve kısmen fındıklık niteliği ile davacı … adına TMK’nın 713/1. maddesi gereği tesciline, aynı krokide davacı tarafından talep edilen kesik çizgiler ile belirtilen kısmın…Devlet Ormanı sahası içinde kaldığından bu kısma ilişkin davacının ve davalı Hazinenin tescil talebinin reddine ilişkin ilk hüküm, davalı Hazine vekili tarafından (A) bölümüne yönelik olarak temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2013/8292 Esas, 9849 Karar sayılı ilamıyla; “mahallinde ziraat mühendisi bilirkişisi, mahalllî bilirkişi ve tanıkların katılımlarıyla yeniden keşif yapılarak, taşınmazın davacı tarafından ne şekilde kullanıldığının araştırılması, mahallî bilirkişi ve tanıklara zilyetlik durumunun ayrıntılı olarak açıklattırılması, davacının ekip – biçmek gibi bir zilyetliğinin olup olmadığı ve kaç yıldır kullanılmadığı ve zilyetliği iradî terk durumunun söz konusu olup olmadığı hususlarının araştırılması, ziraatçı bilirkişiden taşınmazın toprak yapısı, eğimi, kaç yıl önce imar ve ihya edildiği ve ne zamandır tarımda kullanıldığı, kaç yıldır kullanılmadığı hususlarında ayrıntılı rapor alınması ve ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması,” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde verilen, davanın kısmen kabulüne, Sakarya ili… ilçesi… …Köyü Köy İçi… Deresi Üstü Mevkiinde bulunan, doğusu: Kayalar Deresi, kuzeyi: Adnan Derinbay ve Sadettin Yılmaz varisleri fındıklığı, batısı ve güneyi: Hurmalık Devlet Ormanı ile çevrili 22.09.2014 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 10.433,58 m2 miktarlı yerin bahçe ve kısmen fındıklık niteliği ile davacı … adına tesciline, aynı krokide davacı tarafından talep edilen kesik çizgiler ile belirtilen kısmın…Devlet Ormanı sahası içinde kaldığından bu kısma ilişkin davacının ve davalı Hazinenin tescil talebinin reddine ilişkin ikinci hüküm, davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.05.2017 tarih ve 2017/6416 – 3956 Esas, Karar sayılı ilamıyla; ” hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulü ile Sakarya ili… ilçesi… …Köyü Köy İçi… Deresi Üstü Mevkii 02.11.2018 tarihli krokide A harfi ile gösterilen 2.640,20 m2 miktarlı yerin bahçe ve kısmen fındıklık niteliği ile davacı … adına tesciline, aynı krokide davacı tarafından talep edilen B harfi ile gösterilen 8.607,71 m2 miktarlı yerin davacının tescil talebinin reddine, dava konusu… İli… İlçesi… …Köyü, Köy İçi… Deresi Üstü Mevkii, 02.11.2018 tarihli krokide B harfi ile gösterilen 8.607,71 m2 miktarlı yerin orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı Hazine vekili ve davalı … Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nin 713. maddesi hükümlerine göre açılmış tescil isteğine ilişkindir.
1. Davacı …’ in, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçelere ve harita mühendisi ile orman mühendisleri tarafından düzenlenen 02.11.2018 tarihli rapor içeriğinde, (B) harfi ile gösterilen 8.607,71 m2′ lik taşınmaz bölümünün devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun belirlenmiş olmasına göre, davacı …’ in bu bölüm hakkındaki hükme yönelen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
2. Davalı Hazine vekili ve davalı … Belediye Başkanlığı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harf ile gösterilen taşınmaz bölümüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, Sakarya ili… ilçesi… …Köyü Köy İçi… Deresi Üstü Mevkiinde bulunan 02.11.2018 tarihli krokide (A) harfi ile gösterilen 2.640,20 m2 miktarlı yer yönünden davacı lehine 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki kazanma koşullarının oluştuğu, dosyada mübrez ziraat mühendisi ve orman mühendisi bilirkişisi raporlarına göre bu yerine hukuksal ve eylemli olarak orman niteliğine sahip olmadığı gerekçesiyle, bahçe ve kısmen fındıklık niteliği ile davacı … adına tesciline karar verilmiş ise de, verilen karar usûl ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; mahallinde 12.07.2018 tarihinde yapılan keşifte dinlenen gerek mahalli bilirkişiler ve gerekse davacı tanıkları beyanlarında, davacının taşınmazı son 20 – 25 yıldır hayvan otlatmak amacıyla kullandığını ifade etmiş olup, bu haliyle taşınmaz üzerinde imar ve ihya işlemlerinin tamamlandığından söz edilemeyeceği gibi, bu şekilde tezahür eden bir zilyetliğin, ekonomik amaca uygun, iktisap sağlayıcı nitelikte bir zilyetlik olduğu da kabul edilemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen temyize konu taşınmaz bölümü üzerinde imar – ihyanın tamamlanmadığı ve bu bölümde davacının ekonomik amaca uygun, iktisap sağlamaya elverişli zilyetliğinin mevcut olmadığı, buna bağlı olarak davacı yararına 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17. maddelerinde belirtilen zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gözetilerek, hükme esas alınan krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle kabul karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentde açıklanan nedenlerle, davacının hükme esas alınan krokide (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik yerinde görülmeyen temyiz temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) numaralı bentde açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekili ile davalı … Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükme esas alınan krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı … Belediye Başkanlığı’ na iadesine, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.