YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9066
KARAR NO : 2022/9903
KARAR TARİHİ : 07.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Orman İdaresi vekili, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereği yapılan çalışmada dava konusu 102 ada 46 parselin (eski 688 parsel) davalılar adına tespit edildiğini ancak taşınmazın tamamının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını açıklayarak, dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tescilini talep etmiştir.
Kadastro Mahkemesinin verdiği karar Yargıtay tarafından davacı vekiline taleplerinin açıklattırılması ve sonucuna göre işlem yapılması gereğine değinilerek bozulmuştur. Davacı vekilinin taleplerinin mülkiyete ilişkin olduğunu belirtmesi üzerine Kadastro Mahkemesince görevsizlik kararı verilmiş ve dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile … İli Bodrum İlçesi ….., Mahallesi ….., Mevkii 102 ada 46 parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile, orman niteliği ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki; tapu iptali ve tescil davalarında tapusunun iptali istenen taşınmazdaki tüm maliklerin davada yer alması zorunludur.
Somut olayda davacı Orman İdaresi tarafından 102 ada 46 parselin tapusunun iptalinin istendiği ancak dava konusu taşınmazın tüm malikleri davada taraf olarak yer almadan yani taraf teşkili sağlanmadan davanın esasına ilişkin hüküm kurulduğu sabittir. Mahkemece davacı vekiline, dava konusu taşınmazın tapu kaydında malik olarak görünen ve davada davalı olarak yer almayan maliklerin davaya dahil edilmesi için süre ve imkan tanınarak, usulüne uygun taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında davanın esasına ilişkin inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılarak hüküm kurulması gerekirken, eksik taraf teşkili ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.