Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9078 E. 2023/2584 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9078
KARAR NO : 2023/2584
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/475 E., 2018/95 K.
KARAR : Davanın Reddi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/66 Esas sayılı dosyasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında dosya İzmir Kadastro Mahkemesi’nin 2016/97 Esas numarası alarak yukarıda mahkemesi ve esas numarası yazılı asıl dava ile birleştirilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davaların reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı-birleşen dava davalısı davacı … vekili ve davalı-birleşen dava davacısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davanın konusu; İzmir ili … ilçesi … köyü doğusu fundalık çalılık, batısı patika yol, ötesinde 1269 parsel, kuzeyi davacıya ait 1264 ve 1265 parseller, güneyi 1607, 1608,1262 ve 1270 parsellerle çevrili alana ilişkin olup, daha sonra bu yerde yapılan kadastro çalışmaları ile dava konusu; 1172 ada 52 parsel 1.516, 93 m2 tarla vasfıyla ada parsel numarası almışsa da eldeki dava nedeniyle malik hanesi boş bırakılmış ve kesinleşmemiştir.

2. Asıl dava; İzmir Kadastro Müdürlüğü … Kadastro Birimi’nin 29.05.2013 tarihli yazısı ile, İzmir ili … ilçesi … mahallesi … mevkiinde bulunan 1172 ada 52 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun geçici 8 inci maddesi uygulamasından önce birleşen dava olan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/66 Esasında davalı olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 5, 25 ve 30 uncu maddeleri gereğince kadastro tutanak aslının … (kapatılan) Kadastro Mahkemesi’ne gönderilmesi üzerine mahkemenin 2013/296 Esasına kaydedilmişse de bu mahkemenin kapatılması üzerine İzmir Kadastro Mahkemesinde şimdiki esas olan 2013/475 Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.

3. Birleşen 2016/97 Esas sayılı dosyada davacı … vekili 01.02.2007 tarihli dava dilekçesinde; hudutlarını belirttiği, öncesi çalılık ve fundalık iken eşi tarafından temizlenerek tarım arazisi haline getirilen, imar ihya edilen taşınmazın zilyetliğinin eşinin ölümünden sonra da davacının sürdüğünü, eklemeli olarak 35-40 yıldır kullanıldığını, üzerinde 80-85 yaşlarında zeytin, 30-35 yaşlarında çeşitli meyve ağaçları bulunduğunu ancak kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığını açıklayarak, bu yerin davacı adına tescilini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmişse de Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından kararın davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş, davacı … vekili tarafından kararın düzeltilmesinin talep edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi tarafından bu defa bozma kararının kaldırılarak mahkemece kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmaz parsel numarası aldığından kadastro mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bozma Kararı üzerine dosya … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde 2015/366 Esas numarasını almış olup mahkemece görevsizlik kararı verilerek 20.05.2016 tarihinde karar kesinleştirilmiştir. Bunun üzerine dosya İzmir Kadastro Mahkemesinde 2016/97 Esas numarasını alarak asıl dava olan İzmir Kadastro Mahkemesi’nin 2013/475 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.

4. Birleşen 2013/773 Esas sayılı dosyada davacı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesi kapsamında kadastro çalışmaları yapıldığını, taşınmazın Hazine adına tespit edildiğini ancak kullanıcısı olmadığı halde buna ilişkin yapılan itirazın reddedildiğini, bu nedenle taşınmazın tespit gibi davacı Hazine adına tespiti ile tutanakta geçen kullanıcı ve muhdesat şerhinin terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın imar planı içerisinde kaldığını, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin kazanılamayacağını, taşınmazın tescili için gerekli süre ve şartların oluşmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … vekili; davanın öncelikle husumetten olmadığı takdirde esastan reddini savunmuştur.

3. Davalı Hazine vekili; …’ın davasının reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın önceden tespit harici çalılık, fundalık arazi niteliğinde olduğu, 50-60 yıl önce davacı ve eşi … tarafından zemin temizliği yapılarak, üzerindeki deliceler aşılanarak kullanılmaya başlandığı, …’ın ölümünden sonra davacının dava konusu taşınmazı kullanmaya devam ettiği, üzerindeki meyve ağaçlarının davacı tarafından dikilerek yetiştirildiği, tespit tarihine kadar taşınmazın davacı ve ailesi tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı ancak taşınmazın zemininde bulunan taş ve kayaların yeterince toplanmadığı, taşınmazın verimli bir tarım arazisi haline getirilmediği, taşınmazın ortalama %30 eğime sahip olup erozyona karşı yeterli önlem alınmadığı ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, imar- ihya işlemlerinin tamamlanmadığından davacı … tarafından açılan tescil davasının, yine davalı taşınmazın üzerinde bulunan zeytin ağaçları ile muhtelif meyve ağaçları davacıya ait olduğundan davacı Hazine tarafından açılan şerhin iptali davasının reddi gerektiği, tespit tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2007/66 Esasında davalı olan dava konusu taşınmaz hakkında malik hanesi boş olarak kadastro tutanağı düzenlenmiş olmakla taşınmazın Hazine adına tespit ve tescili, üzerinde bulunan muhdesatın …’a ait olduğuna dair beyanlar hanesine şerh verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı … ve davalı-birleşen dava davacısı Hazine tarafından açılan davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit tarihinde davalı olması nedeniyle malik hanesi boş bırakılarak düzenlenen kadastro tutanak aslı Mahkememize gönderilmekle 3402 Sayılı Kanun’un 30/2 nci maddesi gereğince re’sen tescili gerektiğinden; dava konusu İzmir ili … ilçesi … mevki 1172 ada 52 parsel sayılı taşınmazın 1.516,93 m2 yüzölçümü ve tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline, tapu kaydının beyanlar hanesine “Taşınmaz üzerinde bulunan ve 07.12.2017 tarihli bilirkişi raporunda yaşları, cinsleri ve sayıları belirtilen 38 adet meyve ve zeytin ağacı …’a aittir.” şerhinin yazılmasına, karar kesinleştiğinde dava dosyasının ve tutanak asıllarının tapu müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı-birleşen dava davalısı … vekili ve davalı-birleşen dava davacısı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı-birleşen dava davalısı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 2007/66 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda imar ihyanın 23 yıl önce tamamlandığının ve taşınmazın eğiminin %12-14 olduğunun tespit edildiğini, bu rapora ilişkin kısmın ise bozmaya konu yapılmadığını dolayısıyla davacı için usuli müktesep hak oluşturduğunu, imar ihya olgusunun yeniden değerlendirilmesinin doğru olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan rapor ile Kadastro Mahkemesinde alınan raporlar arasında eğim, imar ihya hususlarında çelişki bulunduğunu çıklayarak, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı-birleşen dava davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma inceleme ile karar verildiğini, kanunun aradığı şekilde imar ihya yapılmadığını, imar planı hususnda taşınmazın durumunun araştırılmadığını ve bilirkişi raporunun da bu hususu karşılamadığını açıklayarak, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl ve … tarafından açılarak birleşen dava yönünden 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 nci maddelerine dayalı olarak açılmış tescil davası olup kadastro çalışmaları yapılması üzerine kadastro tespitine itiraz istemine, Hazine tarafından açılarak birleşen dava yönünden ise şerhlerin terkinine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesi, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 nci maddeleri ile geçici 8 inci maddesi

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dava davalısı-birleşen dava davalısı … vekilinin ve asıl dava davalısı- birleşen dava davacısı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle ;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz eden …’tan alınmasına,

1086 Sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde taraflarca karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.