YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9113
KARAR NO : 2022/9730
KARAR TARİHİ : 05.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılardan …, … ile davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … İdaresi, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi gereği yapılan çalışmalarda …Köyü 124 ada 8 (eski 870) sayılı parselin davalılar adına tesbit edildiğini, ancak taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile ve taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde dava açmıştır.
Kadastro Mahkemesince, davanın mülkiyete ilişkin olduğu, yenileme kadastrosuna itiraz davalarında mülkiyet ihtilaflarının dinlenemeyeceği gerekçesiyle verilen, mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine ilişkin önceki karar, davacı … İdaresinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.12.2013 tarih ve 2013/7402 Esas,11742 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece, davacıya talebi açıklattırılmaksızın ve keşif yapılmaksızın, dosya üzerinden yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuş ve bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin taleplerinin mülkiyet iddiasına dayalı olduğunu beyan etmesi üzerine dava dosyası görevsizlik kararı verilerek Asliye Mahkemesine gönderilmiş ve eldeki esas sırasına kaydedilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, tapuda …, …, … ve … adına kayıtlı olan … ili Bodrum ilçesi …Mahallesi Kızılkürlük Mevkiinde 124 ada 8 parselde kain taşınmazın 24.05.2016 tarihli bilirkişi raporunun ekinde çizilen krokide (A) harfi ile gösterilen 919,562 m2’lik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 742,371 m2’lik kısmı yönünden tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 24.05.2016 tarihli bilirkişi raporunun ve ekinde çizilen krokilerin işbu kararın eki sayılmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar tarihi itibariyle alınması gereken 683,10 TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri, keşif ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.968,60-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davacı taraf kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.980,00-TL ücreti vekaletinin davalı taraftan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan … ve … tarafından yargılama giderine, davacı … İdaresi vekili tarafından davanın reddedilen kısmına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava konusu yerde 1960 yılında tapulama çalışmaları, 1965 yılında 6831 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre yapılarak 1968 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ile 1987 yılında kesinleşen 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
1. Davacı … İdaresinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalılardan … ve …’ın temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava, kesinleşmiş orman tahdidi içerisinde kalan taşınmaz hakkında açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerekirken, bu husus gözden kaçırılarak vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’un 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … ve …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4, 5 ve 7. bentlerinın hükümden çıkartılmasına ve yerine “3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesi uyarınca yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,” ifadesinin yazılmasına ve madde numaralarının buna göre teselsül ettirilmesine, 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nın 304. maddesi (1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası) gereğince hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.