Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9124 E. 2023/963 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9124
KARAR NO : 2023/963
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/513 E., 2019/83 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar, çekişmeli taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu ve davacı lehine iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2014 tarihli ve 2012/117 Esas, 2014/391 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulü ile fen bilirkisinin 28.01.2013 tarihli raporunda (C) harfiyle gösterilen 4.459,39 metrekare olan yerin tapulama harici bırakılan yerden ifrazı ile yeni bir parsel numarası verilerek davacı … oğlu … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılardan Orman İdaresi ve Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.03.2015 tarihli ve 2014/8956 Esas, 2015/1490 Karar sayılı kararı ile, “çekişmeli taşınmazın imar durumunun belirlenmesi ve yeniden keşfe çıkılarak taşınmazın yörede yapılan orman çalışmaları ve ilgili kanunlar karşısındaki durumunun değerlendirilerek taşınmazın zirai yönden kullanım durumunun netleştirilmesi ve oluşacak sonucu göre karar verilmesi” gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemecesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescil talep edilen arazide davacının eklemeli zilyetliğinin bulunduğu ve zilyetlikten tescil koşulları bulunan bu yerlerin orman sayılmayan tescil harici yerlerden olduğu, arazinin yararı kamuya ait sular ile kayalar, tepeler, dağlar, buzullar gibi tarıma elverişli olmayan yerler ve bunlardan çıkan kaynaklardan olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan sahipsiz yerlerden olup, imar ve ihyanın gerçekleştiği, il, ilçe ve kasabaların imar sahaları kapsamında kalmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 18.10.2018 tarihli teknik krokide (A) harfi ile gösterilen 4.757,93 metrekare olan taşınmazın davacı … adına tam hisse şeklinde tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde, çekişmeli taşınmaz bölümünün çevresinin orman vasfında olduğu ve taşınmazın orman bitki örtüsü ile kaplı olduğunu, öte yandan davacının taşınmaz bölümü üzerinde kullanımının bulunmadığını ve böylece iktisap koşullarının davacı lehine oluşmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkin koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Kanun’un 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 ve 17 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafta yazılı husus dışında temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

2. İlk Derece Mahkemesince Yargıtay bozma kararına uyulduğu halde, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla, taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.

İlk Derece Mahkemesinin bozmadan önceki kararında, 28.02.2013 tarihli raporda (C) harfi ile gösterilen 4.459,39 metrekarelik taşınmaz bölümü hakkında verilen kabul kararı davacı tarafından temyize getirilmediği için davalı Hazine lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde bu kez hükme esas alınan 18.10.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen daha fazla miktardaki 4.757,93 metrekarelik aynı bölümün davacı adına tesciline karar verilmesi doğru olmamıştır.

Hal böyle olunca; fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 28.02.2013 havale tarihli rapor ekinde yer alan krokide (C) ile gösterilen 4.459,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümüne yönelik açılan davanın kabulü ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, davalı taraf yararına doğan usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldıracak şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğundan davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.

V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte yazılı nedenlerle reddine,

2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları (V.C.3.2) nolu bentte yazılı nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.