Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9131 E. 2023/1349 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9131
KARAR NO : 2023/1349
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/9 E., 2019/36 K.
KARAR : Ret

Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; hem asıl hem birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl dosya davacısı … ve birleşen dosya davacısı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında Diyarbakır İli, … İlçesi, … Köyü 101 ada 1 parsel sayılı, 838.517,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 4 üncü maddesine göre yapılmış, çekişmeli taşınmazlar orman sınırı içinde bırakılmıştır.

3. Asıl dosya davacıları ve 2011/17 Esas sayılı birleşen dosya davacısı … dava dilekçelerinde; 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ayrı ayrı 70.000 m²’lik yerleri olduğunu, bu kısımlara yönelik zilyetlikle kazanım şartlarının lehlerine gerçekleştiğini belirterek, bahsi geçen kısımların adlarına tescilini istemişlerdir.

4. … ve … asli müdahale dilekçelerinde; dava konusu 101 ada 1 parselin babalarından kaldığını ve davalı …’un adına yazdırdığını, bu yerin dört kardeşe ait olduğunu belirterek, … tarafından açılan davaya müdahalede bulunmuşlardır.

II. CEVAP
Davalılar Orman İdaresi ve Hazine vekilleri ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; her iki davanın da reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 28.11.2014 tarihli ve 2014/27 Esas, 2014/142 Karar sayılı kararı ile asıl davanın reddine birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl dosya davacıları … , …, birleşen dosya davacısı …, davalı … vekili ve davalı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 16.12.2015 tarihli ve 2015/4209 Esas, 2015/12659 Karar sayılı kararıyla davalı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinin hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş; diğer temyiz edenler yönünden ise, usulüne uygun orman araştırması yapılması ve araştırma sonucunda parsellerin orman olmadığı anlaşılırsa usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kadastro tespit tarihi olan 2011 yılından geçmişe dönük kazanımı sağlayacak, aralıksız 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetlik şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle hem asıl hem birleşen 2011/17 esas sayılı davanın reddine, Diyarbakır İli, … İlçesi, … Köyü, … ve … mevkii 101 ada 1 no’lu parselin kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dosya davacısı … ve birleşen dosya davacısı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dosya davacısı … temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece eksik araştırma yapıldığını, 1991-2011 arası hava fotoğraflarına bakılması gerekirken 1984-2002 tarihli hava fotoğraflarına bakıldığını, 2002 sonrası hava fotoğraflarının incelenmediğini, taşınmazın bu süre zarfında aralıksız tarafından kullanıldığını ancak taşınmazı kullanmadığı sürenin 1-2 yıl olduğunu, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla zilyetliğinin ispatlandığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Birleşen dosya davacısı … temyiz dilekçesinde özetle, Mahkemece eksik araştırma yapıldığını, 1991-2011 arası hava fotoğraflarına bakılması gerekirken 1984-2002 tarihli hava fotoğraflarına bakıldığını, 2002 sonrası hava fotoğraflarının incelenmediğini, taşınmazın bu süre zarfında aralıksız tarafından kullanıldığını ancak taşınmazı kullanmadığı sürenin 1-2 yıl olduğunu, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla zilyetliğinin ispatlandığını, dava konusu 101 ada 1 parsel dışındaki parsellere denk gelen kısımlara ilişkin de dava dilekçesi olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve asıl ve birleşen davacılar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1 inci maddesi, 3402 sayılı Kanun’un 14 ve17 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına, davanın 101 ada 1 parsele yönelik bulunmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, asıl dosya davacısı … ve birleşen dosya davacısı …’in temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 135,50 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.