Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9140 E. 2022/9727 K. 05.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9140
KARAR NO : 2022/9727
KARAR TARİHİ : 05.12.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekilleri ve davacılar vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R
Davacılar … sınırlarını keşifte bildireceği yaklaşık 30 dönüm, davacı … sınırlarını keşifte bildireceği yaklaşık 15 dönüm tarlanın kendilerinin zilyetliğinde olmasına rağmen orman olarak tespit edildiğini ileri sürerek tespitin iptali ile belirtilen taşınmazların adlarına tescilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar taraf temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.01.2009 tarihli ve 2008/14558, 2009/626 sayılı ilamı ile tespit maliki Hazinenin davaya dahil edilmesi ve nizalı alanın niteliğinin net olarak belirlenmesi gereğiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, …., İlçesi …., Mahallesi ….., Mevkii 239 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin kısmen iptali ile fen bilirkişisi harita mühendisi ….., tarafından tanzim olunan 22.03.2018 tarihli ek bilirkişi raporu ekindeki haritada; (B) rumuzuyla gösterilen 11.340,813 m2’lik kısmı hakkında açılan davanın vaki feragat nedeniyle reddine ve tespit gibi orman niteliğiyle maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline; (A1) rumuzuyla gösterilen 7.136,490 m2’lik kısmı hakkında açılan davanın sübuta ermemesi sebebiyle reddine ve tespit gibi orman niteliğiyle maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, (A2) rumuzuyla gösterilen 5.947,481 m2’lik kısmı hakkında açılan davanın sübuta ermesi sebebiyle kabulüne ve bu kısmın 239 ada 1 parselden ifrazıyla aynı adanın en son parsel numarası verilmek suretiyle davacı … ve … oğlu 24.01.1961 doğumlu … adına tarla niteliğiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine ve Orman Yönetimi vekilleri ile davacı vekili tarafından katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
1. Davacılardan …’in temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve ilâmda belirlenip dayanılan gerektirici sebeplere göre yerinde görülmediğinden, davanın reddine dair verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2. Davacılardan …’ın dava konusu 239 ada 1 parsel sayılı taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A1) olarak gösterilen kısma, davalılar Hazine ve Orman Yönetimi’nin aynı raporda (A2) olarak gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinden;
Yargıtayın bozma kararlarına karşı direnme hakkı mahkemeye verilmiş olup, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra gereklerinin yerine getirilmesi ve bozma ilamında yazılı hususları karşılayacak raporlar düzenlemesi zorunlu olduğundan; hakim uyduğu bozma ilamının gereklerinin yerine getirilip getirilmediğini denetlemek ve kendisinin bu hususlara aykırı değerlendirme yapılması halinde bilirkişiden bozma esaslarına uygun rapor düzenlemelerini istemekle görevlidir.
Somut olayda, Mahkemece önceki tarihli bozma ilamına uyulduğu halde gerekleri yerine getirilmediği gibi, eksik araştırma ve inceleme ile işin esası hakkında karar verilmiştir. Şöyle ki; Mahkemece uyulan bozma ilamında taşınmazın en eski hava fotoğraflarının getirtilerek yöntemince incelenmesi, yine taşınmazın eski ve yeni niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınması, taşınmazın orman olmadığının belirlenmesi halinde ise zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti için tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları üzerinden yapılacak inceleme sonucu düzenlenen rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiğine değinilmiş, ancak bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Buna göre, Mahkemece, uyulan ilk bozma ilamında değinilen hususlar dikkate alınarak işlem yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de, dava konusu 239 ada 1 parsel sayılı, 935 hektar 6.892.47 m2 alanlı, orman vasıflı taşınmaz, 25.4.2016 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, askı ilan süresi içinde açılan eldeki dava nedeniyle tespit kesinleşmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda, Mahkemece 239 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacıların mülkiyet iddiasında bulundukları kısımları yönünden hüküm kurulmuş ise de eldeki dava sebebiyle taşınmazın tamamının tespiti kesinleşmediğinden, dava konusu edilmeyen kısımlar yönünden de hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı …’in temyiz itirazlarının REDDİNE, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … ile davalılar Hazine ve Orman Yönetimi’nin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK’un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 36,30 TL’nin temyiz eden …’den alınmasına, peşin harcın istek halinde temyiz eden …’a iadesine 05.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.