Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9190 E. 2023/3371 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9190
KARAR NO : 2023/3371
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2014/41 E., 2017/33 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında görülen aplikasyon çalışmalarına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesinde (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı … İdaresi vekili dava dilekçesinde; dava konusu alanda 10 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 1982 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı Kanun’un 1744 sayılı 6831 Sayılı Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanunla (1744 sayılı Kanun) değişik 2 nci madde uygulaması yapıldığını, daha sonra 2010 yılında 42 nolu orman kadastro komisyonu tarafından eski tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik yapılmasına Dair Kanun’la değişik 2/B maddesi uygulaması yapıldığını, 2010 yılında yapılan işlemle 1982 yılında tespit edilen orman sınırlarının daraltıldığını açıklayarak 42 nolu orman kadastro komisyonu tarafından yapılan işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalılardan Çevre ve Orman Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde; davada kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini ayrıca davasının süresinde açılmadığı gibi yetkili ve görevli mahkemede de açılmadığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.

2. Davalılardan … cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

3. Davalılardan …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …, … duruşmadaki beyanlarında, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2012 tarihli ve 2011/3 Esas, 2012/89 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … İdaresi vekili ile davalı … ve Orman Bakanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.01.2014 tarihli ve 2013/840 Esas, 2014/253 Karar sayılı kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin kısmen kabul ve kısmen ret kararıyla, iptaline karar verilen noktaların sınırında bulunan kişi parsellerinin yüzölçümünde değişikliğe neden olunduğundan bu kişilerin davaya dahil edilmeleri gerektiği ayrıca orman sınır noktalarının tespiti konusundaki araştırmanın da yeterli olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1744 sayılı Kanun zamanında yapılan sınırlamada kurulan 31, 32 ve 33 nolu OS noktaları ve bu hattı birleştiren sınırın 25.09.2017 tarihli teknik bilirkişi raporunda 55 parselde B, 56 parselde C, 64 parselde D ve 189 parselde E harfi ile belirtilen alanları orman sınırı içine alacak şekilde geçtiği, 1744 sayılı Kanun zamanında 1981 yılında ilan edilen ve o zamanın teknik imkanları ile oluşturulan orman sınırlandırmasının ezbere ve katı şekilde doğru kabul edilmesinin adil ve hakkaniyete uygun olmayacağı, bu nedenle 1744 sayılı Kanun zamanında 1981 yılında ilan edilerek kesinleştirilen sınırların doğru temele dayanıp dayanmadığının anlaşılabilmesi için 1976 yılında yapıllan çalışmalara yakın tarihli hava fotoğrafları ve bunlardan üretilen memleket haritalarında çekişmeli alanların orman sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması gerektiği, bu anlamda B, C, D harfi ile belirtilen alanların 1974 yılı hava fotoğrafı ile 1977 yılı memleket haritasında açık alanda kaldığı, E harfi ile belirtilen alanda hava fotoğrafında koyuluk oluşturan bitki örtüsü gözüktüğü, bu alanın çevre parsellerle birlikte memleket haritasında da yeşile boyandığı; ancak komşu 159 ve 68 parsellerde ve E harfi ile belirtilen alanda noktasal gözüken düzgün ve sıralı dikimin 25.09.2017 tarihli teknik raporda fındık ağacı olduğunun belirtildiği, hava fotoğrafı incelendiğinde 159 ve 68 parsellerdeki dikimin E harfi ile gösterilen alanda da gözüktüğü, bu nedenle B, C, D ve E harfi ile belirtilen alanların orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1744 sayılı Kanun zamanında yapılan sınırlamada kurulan 24, 25 nolu OS noktaları ve bu hattı birleştiren sınırın 25.09.2017 tarihli teknik bilirkişi raporunda 270 parselde F, 265 parselde G harfi ile belirtilen alanları orman sınırı içine alacak şekilde geçtiği, ancak yukarıda belirtilen gerekçelerle bu alanların 1977 memleket haritasında yeşil alanda kalsa da hava fotoğrafında etrafındaki ormanlık alana göre açık alanda kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … İdaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; 42 no.lu orman kadastro komisyonunca yapılan işlemin hatalı olduğunun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, dava konusu alanın Hamamdağı Devlet Ormanında kaldığını, kesinleşmiş orman sınırlarının aplikasyon işlemi ile değiştirilemeyeceğini açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 42 no.lu orman kadastro komisyonunca yapılan aplikasyon işleminin doğru olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 sayılı Kanun

3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.